================================================
2) EDANUR'U ÖLDÜREN ESKİ SEVGİLİSİ İÇİN SAVCI İLK DURUŞMADA, AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEDİ
KAYSERİ'de eski sevgilisi Edanur Çoban'ı (18) pompalı tüfekle öldüren Gökhan Çatbaş'ın (21) yargılandığı davanın ilk duruşmasında; savcı mütalaasını vererek, sanığın 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsini istedi.
Olay, 13 Eylül'de saat 22.30 sıralarında Melikgazi ilçesi Anbar Mahallesi'nde meydana geldi. Restoranda garson olarak çalışan Edanur Çoban, iş çıkışı evine gittiği sırada arkasından gelen eski sevgilisi Gökhan Çatbaş'ın silahlı saldırısına uğradı. Çoban, pompalı tüfekle açılan ateşle yere yığılırken, Çatbaş kaçtı. Çoban hayatını kaybetti, kaçan şüpheli Nevşehir'in Avanos ilçesi girişinde yakalayıp, tutuklandı. Ceza İnfaz ve Güvenlik Hizmetleri Bölümü'nü kazanan, üniversite eğitimi için restoranda garsonluk yapıp, harçlık biriktirdiği belirtilen Çoban, memleketi Nevşehir'in Kozaklı ilçesinde toprağa verildi. Gökhan Çatbaş hakkında 'kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemi ile dava açıldı.
İLK KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI
Kayseri 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına, sanık Çatbaş, SEGBİS aracılığı ile katıldı. Edanur'un annesi Tuğba, babası Akın Çoban ile avukatları ise salonda hazır bulundu. Davaya, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları da müdahil oldu. Davayı Kayseri Baro Başkanı Ali Köse ve bazı kadın derneklerinin avukatları da takip etti. Edanur ile geçen yıl haziran ayında tanıştıklarını söyleyen sanık Çatbaş, "1,5 sevgili kaldık sonra ayrılmıştık. 2023 Temmuz'da da yüzük takmıştık. Aldatma gibi olayları oldu. İntihar etmek için tüfek almıştım. O gün gördüm, yanına gittim, 1-2 dakika kadar konuştuk. Öncesinde bira içmiştim, alkollüydüm. Tartışmaya başladık. Tüfeğin olduğu çantayı birkaç metre geride bırakmıştım. Tartışma olunca önce havaya doğru ateş ettim" dedi. 'TÜFEĞİ 2 GÜN ÖNCE TEMİN ETTİM'
Nereye ateş ettiğini hatırlamadığını da öne süren Çatbaş, "Biri bağırınca arabaya bindim. Ankara tabelasını gördüm oraya sürdüm, oradan da Nevşehir tarafına döndüm. Avanos'a girdim bir caminin önünde durup abdest alıp, namaz kıldım. Çıktığımda aracın yanında polis vardı, teslim oldum. Suçlamayı kabul etmiyorum. Tahliyemi talep ediyorum. Olay günü, 'Senden adam olmaz, aç it' dedi. Tüfeği olaydan 2 gün önce temin etmiştim. Ateş ederken 'öl lan' demedim" diye konuştu.
Pişman olduğunu söyleyen Çatbaş, "Annem, 'Kilo verdin, sigaraya geri başladın, psikiyatriye git' dedi. Halamlar da aynısını dedi. Polislik sınavına girecektim o nedenle psikiyatriye gitmedim. Psikolojik ya da nörolojik olarak tedavi görmedim. Planlama yok. Olayı planlasaydım, arama geçmişini silerdim. Kuzenime 'Ölürsem formam ile gömün' dedim. Şiddet yanlısı değilim, tahliyemi istiyorum" dedi. 'KRAVAT TAKIP, HUZURUNUZA GELMİŞ'
Baba Akın Çoban ise "Kızım, Tokat Ceza İnfaz ve Güvenlik Hizmetleri Bölümü'nü kazanmıştı. Olay olmasaydı, pazartesi günü oraya gidecektik. Şikayetçiyim. Kadınla konuşmaya giden pompalı ile değil, çiçekle gider. Katil bilerek av tüfeği almış. 'Kendimi öldürmek istedim. Kafam üstünde değil' diyor ama araba ile Avanos'a kadar gidiyor. Bana olaydan aylar önce mesaj attı. İnsan, kız babasına o mesajları nasıl atar? Şimdi de kravat takıp, huzurunuza gelmiş. Ben de kravat taktım. Kesin sonuç almak için pompalı almış. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu. 'O ELLER İLE NASIL YEMEK YİYORSUN'
Anne Tuğba Çoban da "Kızım çok onurlu ve gururlu kızdı. Kızım okusun diye bulaşıkçılık yaptım. İlk kez çalışmaya başlamıştı. 'Okulun yükünü sadece babama yükleyemem' dedi. Yakın diye o restoranda işe başlamıştı. Sen katilsin, o eller ile nasıl yemek yiyorsun? 7 kere, 8 kere, 10 kere müebbet hapis cezası almasını istiyorum. Çıkınca bir Eda'nın daha ölmesini istemiyorum. Kızıma sütüm helal olsun. 81 milyon beni teselli etmedi" dedi.
Duruşma savcısı mütalaasının hazır olduğunu söyleyerek, sanık Çatbaş'ın, 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsini istedi. Mahkeme heyeti, Çatbaş'ın tutukluluk halinin devamına karar verip, sanık avukatının esasa ilişkin savunması için de duruşmayı erteledi. Öte yandan dün güvenlik gerekçesiyle 2 kişinin duruşma öncesi mahkeme heyeti tarafından 'tanık' sıfatı ile dinlendiği öğrenildi. AİLESİ: İNDİRİM YAPILMASIN
Kayseri'de eski sevgilisi Edanur Çoban'ı (18) pompalı tüfekle öldüren Gökhan Çatbaş'ın (21) yargılandığı davanın ilk duruşması sonrası anne Tuğba, baba Akın ve babaanne Ayşe Fatma Çoban ile Kayseri Barosu Başkanı Ali Köse ve ailenin avukatı Betül Özbek açıklama yaptı. Avukat Betül Özbek, "Dosyada herhangi bir indirim yapılması halinde kadın cinayetlerinin önü açılacaktır. Bu dosyada kesinlikle o veya bu sebeple indirim yapılmamasını talep ediyoruz. Yargı mensuplarının da ellerini taşın altına koyarak ağırlaştırılmış müebbet hükümlerinin detaylıca incelenmesini istiyoruz. Yapılacak bir indirim, binlerce Eda Nur'un daha bu olayı yaşamasına sebep olacaktır" dedi.
Kayseri Barosu Başkanı Ali Köse ise, "Cezasızlık dediğimiz olgu ile bu tür olayın önünü açmamak için yargının bu olayla ilgili gereken cezayı vermesini talep ediyoruz. Kravat taktı ya da düzgün konuştu, diye bir indirim yapılmasını istemiyoruz. Çok sayıda fişek ve merminin kafasından çıkmış genç bir kızımızın acısını yaşıyoruz" diye konuştu.
Edanur'un babası Akın Çoban ise, "Ağırlaştırılmış müebbet almasını istiyoruz. Diğer anne ve babaların canı yanmasın. 99 gündür bugünü bekliyorum. O içerde yatıyor. Günyüzü görmesin. Dışarıyı görmesini, istemiyorum. İnşallah hak ettiği cezayı alacak" dedi. 'ORADA ÇÜRÜMESİNİ İSTİYORUM'
Anne Tuğba Çoban ise, "İstediği kız benim diyen, altında arabası olan birisi. Benim çocuğuma rahmet yağarken, ona lanet yağıyor. İyi ki bir katil anne ve babası değilim. Kızımın geleceği gitti. Onun da geleceği gitsin. Benim yavrum orada çürüyor, o da hapiste çürüsün. Onun oradan çıkıp günyüzü görmesini istemiyorum. Başka Eda'ların da bu şekilde ölmesini istemiyorum. Ağırlaştırılmış müebbet istiyorum" ifadelerini kullandı. Duruşmayı takip etmek için tekerlekli sandalye ile adliyeye gelen ve gözyaşlarına hakim olamayan babaanne Ayşe Fatma Çoban ise, "Eda'm gelmedi. O da orada günyüzü görmesin" diye konuştu. Görüntü Dökümü:
----------------------
-Avukat Betül Özbek'in açıklaması
-Kayseri Barosu Başkanı Ali Köse'nin açıklamaları
-Baba Akın Çoban'ın açıklaması
-Anne Tuğba Çoban'ın konuşması
-Babaanne Ayşe Fatma Çoban'ın konuşması
-Diğer detaylar Haber-Kamera: Samed Aydın SUN-KAYSERİ-DHA ================================================ 3) ISPARTA'DAKİ MUHTAR CİNAYETİNDE AYNI AİLEDEN 4 KİŞİYE MÜEBBET
ISPARTA'da 1 yıl önce muhtar Yüksel Ülperen'in (44) öldürülmesiyle ilgili yargılanan Bayram Özgen (51), çocukları Tevfik (31), Hüseyin (22) ile eşi Emine Özgen (41) ömür boyu, olay tarihinde 18 yaşından küçük olan diğer çocukları Bekir Özgen (18) ise 15 yıl hapse mahkum edildi. Duruşma sonrası, birbirine saldırmaya kalkışan tarafların yakınlarını polis, engelledi. Senirkent ilçesi Büyük Kabaca beldesi Karşı Mahalle Muhtarı Yüksel Ülperen, geçen yıl 11 Aralık'ta uğradığı silahlı saldırıda öldü. Soruşturmada şüpheliler Bayram ve Emine Özgen çifti, çocukları Hüseyin ve olay tarihinde 17 yaşında olan Bekir Özgen ile Bayram Özgen'in ilk eşinden olan oğlu Tevfik Özgen gözaltına alındı. Bekir Özgen, cinayeti kendisinin işlediğini belirtirken, otopside Ülperen'in birden fazla ateşli silahla vurulduğu tespit edildi. Savcılık, olay yerindeki tüm aile bireylerini tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk etti. Mahkeme, azmettirici olduğu ileri sürülen Emine Özgen'in adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, diğerlerinin tutuklanmasına karar verdi. Bayram Özgen, oğulları Tevfik, Hüseyin ve Bekir Özgen hakkında 'Kasten öldürme' ve 'Ateşli silah satın alma, bulundurma' suçlarından ömür boyu hapis, Emine Özgen hakkında ise 'Azmettirme' suçundan 30 yıl hapis istemiyle dava açıldı. KARAR DURUŞMASI
Isparta 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasında, tutuksuz Emine Özgen dışındaki tüm sanıklar salonda hazır bulundu. Öldürülen Yüksel Ülperen'in eşi Ümmü, kızı Gülşen ve başka suçtan dolayı tutuklu oğlu Mehmet Ülperen de müşteki sıfatıyla duruşmaya katıldı. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı duruşma salonunda, sanıklardan Tevfik Özgen'in eşi ile Yüksel Ülperen'in kız kardeşi birbirine sözlü olarak sataşınca mahkeme başkanı ikisini de dışarı çıkardı.
MÜTALAAYA KARŞI SAVUNMALARI İSTENDİ
Savcının mütalaasında sanıkların 'Fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak halinde cinayet işleme' suçunu işledikleri gerekçesiyle ayrı ayrı ömür boyu hapis cezası istediğini belirten mahkeme başkanı, şikayetçi ve sanıklardan mütalaaya karşı savunmalarını istedi. Şikayetçi avukatı Mehmet Ali Ertuğrul, mütalaaya aynen katıldıklarını ve sanıkların cezalandırılmalarını, tutuksuz yargılanan Emine Özgen'in de tutuklanmasını talep etti. Ümmü, Gülşen ve Mehmet Ülperen de sanıklardan şikayetçi olduklarını ve cezalandırılmalarını istedi. 'ÇOK PİŞMANIM, ÖZÜR DİLİYORUM'
Sanık Bekir Özgen, 2 sayfadan oluşan yazılı savunmasında olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, "Yüksel amca silahını çekmese ateş etmeyecektim. Olaydan dolayı çok üzgünüm, pişmanım, ailesinden özür diliyorum ve affetmelerini istiyorum" sözlerine yer verdi.Sanık Hüseyin Özgen, Yüksel Ülperen'e tabancayla kendisinin ateş ettiğini ve pişman olduğunu söyledi. Bayram Özgen, olayla ilgisi olmadığını belirterek beraatını talep ederken, Tevfik Özgen de cinayetle ilgisi olmadığını söyleyip tahliyesini talep etti. TÜM AİLEYE CEZA
Mahkeme heyeti, sanıklara son sözlerini sordu. Hüseyin ve Bekir Özgen, "Pişmanım" demekle yetinirken, Bayram Özgen ve Tevfik Özgen ise "Suçlamaları kabul etmiyoruz" dedi. Karar için duruşmaya 20 dakikalık ara verildi. Aranın ardından duruşma salonuna dönen mahkeme heyeti, sanıkların cezalarını açıkladı. Bayram, Emine, Tevfik, Hüseyin ve Bekir Özgen hakkında mahkeme heyeti, 'Fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak halinde kasten öldürme' suçunu işledikleri gerekçesiyle ömür boyu hapis cezası verdi. Bekir Özgen'in olay tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle cezası 15 yıla indirilirken, sanıklara iyi hal indirimi uygulanmadı. Ayrıca sanıklardan 4'üne 'Ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçundan da 2'şer yıl, Bekir Özgen'e ise aynı suçtan 1 yıl 2 ay hapis cezası verilmesi kararlaştırıldı. POLİSE TOKAT
Duruşmadan sonra adliye bahçesinde sanıkların yakınları ile şikayetçiler birbirlerine saldırmaya kalkıştı. Çok sayıda polis, tarafları ayırırken zor anlar yaşadı. Şikayetçilerden Gülşen Ülperen bir polis memuruna arbedede tokat attığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Olay güçlükle yatıştırıldı.
DHA
Kayseri 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına, sanık Çatbaş, SEGBİS aracılığı ile katıldı. Edanur'un annesi Tuğba, babası Akın Çoban ile avukatları ise salonda hazır bulundu. Davaya, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları da müdahil oldu. Davayı Kayseri Baro Başkanı Ali Köse ve bazı kadın derneklerinin avukatları da takip etti. Edanur ile geçen yıl haziran ayında tanıştıklarını söyleyen sanık Çatbaş, "1,5 sevgili kaldık sonra ayrılmıştık. 2023 Temmuz'da da yüzük takmıştık. Aldatma gibi olayları oldu. İntihar etmek için tüfek almıştım. O gün gördüm, yanına gittim, 1-2 dakika kadar konuştuk. Öncesinde bira içmiştim, alkollüydüm. Tartışmaya başladık. Tüfeğin olduğu çantayı birkaç metre geride bırakmıştım. Tartışma olunca önce havaya doğru ateş ettim" dedi. 'TÜFEĞİ 2 GÜN ÖNCE TEMİN ETTİM'
Nereye ateş ettiğini hatırlamadığını da öne süren Çatbaş, "Biri bağırınca arabaya bindim. Ankara tabelasını gördüm oraya sürdüm, oradan da Nevşehir tarafına döndüm. Avanos'a girdim bir caminin önünde durup abdest alıp, namaz kıldım. Çıktığımda aracın yanında polis vardı, teslim oldum. Suçlamayı kabul etmiyorum. Tahliyemi talep ediyorum. Olay günü, 'Senden adam olmaz, aç it' dedi. Tüfeği olaydan 2 gün önce temin etmiştim. Ateş ederken 'öl lan' demedim" diye konuştu.
Pişman olduğunu söyleyen Çatbaş, "Annem, 'Kilo verdin, sigaraya geri başladın, psikiyatriye git' dedi. Halamlar da aynısını dedi. Polislik sınavına girecektim o nedenle psikiyatriye gitmedim. Psikolojik ya da nörolojik olarak tedavi görmedim. Planlama yok. Olayı planlasaydım, arama geçmişini silerdim. Kuzenime 'Ölürsem formam ile gömün' dedim. Şiddet yanlısı değilim, tahliyemi istiyorum" dedi. 'KRAVAT TAKIP, HUZURUNUZA GELMİŞ'
Baba Akın Çoban ise "Kızım, Tokat Ceza İnfaz ve Güvenlik Hizmetleri Bölümü'nü kazanmıştı. Olay olmasaydı, pazartesi günü oraya gidecektik. Şikayetçiyim. Kadınla konuşmaya giden pompalı ile değil, çiçekle gider. Katil bilerek av tüfeği almış. 'Kendimi öldürmek istedim. Kafam üstünde değil' diyor ama araba ile Avanos'a kadar gidiyor. Bana olaydan aylar önce mesaj attı. İnsan, kız babasına o mesajları nasıl atar? Şimdi de kravat takıp, huzurunuza gelmiş. Ben de kravat taktım. Kesin sonuç almak için pompalı almış. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu. 'O ELLER İLE NASIL YEMEK YİYORSUN'
Anne Tuğba Çoban da "Kızım çok onurlu ve gururlu kızdı. Kızım okusun diye bulaşıkçılık yaptım. İlk kez çalışmaya başlamıştı. 'Okulun yükünü sadece babama yükleyemem' dedi. Yakın diye o restoranda işe başlamıştı. Sen katilsin, o eller ile nasıl yemek yiyorsun? 7 kere, 8 kere, 10 kere müebbet hapis cezası almasını istiyorum. Çıkınca bir Eda'nın daha ölmesini istemiyorum. Kızıma sütüm helal olsun. 81 milyon beni teselli etmedi" dedi.
Duruşma savcısı mütalaasının hazır olduğunu söyleyerek, sanık Çatbaş'ın, 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsini istedi. Mahkeme heyeti, Çatbaş'ın tutukluluk halinin devamına karar verip, sanık avukatının esasa ilişkin savunması için de duruşmayı erteledi. Öte yandan dün güvenlik gerekçesiyle 2 kişinin duruşma öncesi mahkeme heyeti tarafından 'tanık' sıfatı ile dinlendiği öğrenildi. AİLESİ: İNDİRİM YAPILMASIN
Kayseri'de eski sevgilisi Edanur Çoban'ı (18) pompalı tüfekle öldüren Gökhan Çatbaş'ın (21) yargılandığı davanın ilk duruşması sonrası anne Tuğba, baba Akın ve babaanne Ayşe Fatma Çoban ile Kayseri Barosu Başkanı Ali Köse ve ailenin avukatı Betül Özbek açıklama yaptı. Avukat Betül Özbek, "Dosyada herhangi bir indirim yapılması halinde kadın cinayetlerinin önü açılacaktır. Bu dosyada kesinlikle o veya bu sebeple indirim yapılmamasını talep ediyoruz. Yargı mensuplarının da ellerini taşın altına koyarak ağırlaştırılmış müebbet hükümlerinin detaylıca incelenmesini istiyoruz. Yapılacak bir indirim, binlerce Eda Nur'un daha bu olayı yaşamasına sebep olacaktır" dedi.
Edanur'un babası Akın Çoban ise, "Ağırlaştırılmış müebbet almasını istiyoruz. Diğer anne ve babaların canı yanmasın. 99 gündür bugünü bekliyorum. O içerde yatıyor. Günyüzü görmesin. Dışarıyı görmesini, istemiyorum. İnşallah hak ettiği cezayı alacak" dedi. 'ORADA ÇÜRÜMESİNİ İSTİYORUM'
Anne Tuğba Çoban ise, "İstediği kız benim diyen, altında arabası olan birisi. Benim çocuğuma rahmet yağarken, ona lanet yağıyor. İyi ki bir katil anne ve babası değilim. Kızımın geleceği gitti. Onun da geleceği gitsin. Benim yavrum orada çürüyor, o da hapiste çürüsün. Onun oradan çıkıp günyüzü görmesini istemiyorum. Başka Eda'ların da bu şekilde ölmesini istemiyorum. Ağırlaştırılmış müebbet istiyorum" ifadelerini kullandı. Duruşmayı takip etmek için tekerlekli sandalye ile adliyeye gelen ve gözyaşlarına hakim olamayan babaanne Ayşe Fatma Çoban ise, "Eda'm gelmedi. O da orada günyüzü görmesin" diye konuştu. Görüntü Dökümü:
----------------------
-Avukat Betül Özbek'in açıklaması
-Kayseri Barosu Başkanı Ali Köse'nin açıklamaları
-Baba Akın Çoban'ın açıklaması
-Anne Tuğba Çoban'ın konuşması
-Babaanne Ayşe Fatma Çoban'ın konuşması
-Diğer detaylar Haber-Kamera: Samed Aydın SUN-KAYSERİ-DHA ================================================ 3) ISPARTA'DAKİ MUHTAR CİNAYETİNDE AYNI AİLEDEN 4 KİŞİYE MÜEBBET
ISPARTA'da 1 yıl önce muhtar Yüksel Ülperen'in (44) öldürülmesiyle ilgili yargılanan Bayram Özgen (51), çocukları Tevfik (31), Hüseyin (22) ile eşi Emine Özgen (41) ömür boyu, olay tarihinde 18 yaşından küçük olan diğer çocukları Bekir Özgen (18) ise 15 yıl hapse mahkum edildi. Duruşma sonrası, birbirine saldırmaya kalkışan tarafların yakınlarını polis, engelledi. Senirkent ilçesi Büyük Kabaca beldesi Karşı Mahalle Muhtarı Yüksel Ülperen, geçen yıl 11 Aralık'ta uğradığı silahlı saldırıda öldü. Soruşturmada şüpheliler Bayram ve Emine Özgen çifti, çocukları Hüseyin ve olay tarihinde 17 yaşında olan Bekir Özgen ile Bayram Özgen'in ilk eşinden olan oğlu Tevfik Özgen gözaltına alındı. Bekir Özgen, cinayeti kendisinin işlediğini belirtirken, otopside Ülperen'in birden fazla ateşli silahla vurulduğu tespit edildi. Savcılık, olay yerindeki tüm aile bireylerini tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk etti. Mahkeme, azmettirici olduğu ileri sürülen Emine Özgen'in adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, diğerlerinin tutuklanmasına karar verdi. Bayram Özgen, oğulları Tevfik, Hüseyin ve Bekir Özgen hakkında 'Kasten öldürme' ve 'Ateşli silah satın alma, bulundurma' suçlarından ömür boyu hapis, Emine Özgen hakkında ise 'Azmettirme' suçundan 30 yıl hapis istemiyle dava açıldı. KARAR DURUŞMASI
Isparta 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasında, tutuksuz Emine Özgen dışındaki tüm sanıklar salonda hazır bulundu. Öldürülen Yüksel Ülperen'in eşi Ümmü, kızı Gülşen ve başka suçtan dolayı tutuklu oğlu Mehmet Ülperen de müşteki sıfatıyla duruşmaya katıldı. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı duruşma salonunda, sanıklardan Tevfik Özgen'in eşi ile Yüksel Ülperen'in kız kardeşi birbirine sözlü olarak sataşınca mahkeme başkanı ikisini de dışarı çıkardı.
Savcının mütalaasında sanıkların 'Fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak halinde cinayet işleme' suçunu işledikleri gerekçesiyle ayrı ayrı ömür boyu hapis cezası istediğini belirten mahkeme başkanı, şikayetçi ve sanıklardan mütalaaya karşı savunmalarını istedi. Şikayetçi avukatı Mehmet Ali Ertuğrul, mütalaaya aynen katıldıklarını ve sanıkların cezalandırılmalarını, tutuksuz yargılanan Emine Özgen'in de tutuklanmasını talep etti. Ümmü, Gülşen ve Mehmet Ülperen de sanıklardan şikayetçi olduklarını ve cezalandırılmalarını istedi. 'ÇOK PİŞMANIM, ÖZÜR DİLİYORUM'
Sanık Bekir Özgen, 2 sayfadan oluşan yazılı savunmasında olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, "Yüksel amca silahını çekmese ateş etmeyecektim. Olaydan dolayı çok üzgünüm, pişmanım, ailesinden özür diliyorum ve affetmelerini istiyorum" sözlerine yer verdi.Sanık Hüseyin Özgen, Yüksel Ülperen'e tabancayla kendisinin ateş ettiğini ve pişman olduğunu söyledi. Bayram Özgen, olayla ilgisi olmadığını belirterek beraatını talep ederken, Tevfik Özgen de cinayetle ilgisi olmadığını söyleyip tahliyesini talep etti. TÜM AİLEYE CEZA
Mahkeme heyeti, sanıklara son sözlerini sordu. Hüseyin ve Bekir Özgen, "Pişmanım" demekle yetinirken, Bayram Özgen ve Tevfik Özgen ise "Suçlamaları kabul etmiyoruz" dedi. Karar için duruşmaya 20 dakikalık ara verildi. Aranın ardından duruşma salonuna dönen mahkeme heyeti, sanıkların cezalarını açıkladı. Bayram, Emine, Tevfik, Hüseyin ve Bekir Özgen hakkında mahkeme heyeti, 'Fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak halinde kasten öldürme' suçunu işledikleri gerekçesiyle ömür boyu hapis cezası verdi. Bekir Özgen'in olay tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle cezası 15 yıla indirilirken, sanıklara iyi hal indirimi uygulanmadı. Ayrıca sanıklardan 4'üne 'Ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçundan da 2'şer yıl, Bekir Özgen'e ise aynı suçtan 1 yıl 2 ay hapis cezası verilmesi kararlaştırıldı. POLİSE TOKAT
Duruşmadan sonra adliye bahçesinde sanıkların yakınları ile şikayetçiler birbirlerine saldırmaya kalkıştı. Çok sayıda polis, tarafları ayırırken zor anlar yaşadı. Şikayetçilerden Gülşen Ülperen bir polis memuruna arbedede tokat attığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Olay güçlükle yatıştırıldı.
DHA