İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, ABD’de Başkan Donald Trump’ın görev süresinin ikinci yarısında Temsilciler Meclisi ve Senato’dan oluşan Kongre’nin kontrolünü belirlemek üzere düzenlenen ara seçimlerde ilk sonuçlar netleşti. Demokrat Parti, Cumhuriyetçilerin kaleleri olarak bilinen eyaletlerde tarihi zaferler elde ederek Kongre'nin her iki kanadında da üstünlüğü sağladı. Seçmenler, Donald Trump’ın politikalarına karşı çıkarak Demokrat adaylara yöneldi ve Michigan, Texas, Iowa, Kansas, North Carolina, South Carolina ile Ohio gibi kritik bölgelerde seçimi kazandı.

Senato ve Temsilciler Meclisi'nde Demokrat Üstünlüğü

Toplam 100 sandalyeden oluşan ABD Senatosu’nda çoğunluğu yakalamak için gereken 51 sayısını aşan Demokratlar, şu ana kadar 54 sandalye elde etti. Alaska gibi bazı bölgelerde sonuçlar henüz kesinleşmese de 435 üyeli Temsilciler Meclisi’nde de gerekli 218 barajını aşarak 228 sandalyeye ulaştılar. Kansas'ta 1932 yılından bu yana ilk kez bir Demokrat senatör seçilirken, Texas'ta da 38 yıl aradan sonra benzer bir başarı yakalandı. Ayrıca valilik yarışlarında da 20 yıl sonra ilk kez çoğunluğu elde eden Demokratlar, en az 27 eyalette yönetimi kazandı.

Tarihi İlklere Sahne Olan Seçim Sonuçları

Michigan eyaletindeki Senato yarışını kazanan 42 yaşındaki Mısır kökenli hekim Abdul El-Sayed, ABD Senatosu’na giren ilk Müslüman siyasetçi olarak tarihe geçti. Seçim kampanyası boyunca tartışmaların odağında yer alan El-Sayed, yüzde 52 oranında oy alarak rakibini geride bıraktı. Öte yandan New Mexico'da Deb Haaland eyaletin ilk Amerikan yerlisi kadın valisi olurken, Georgia'da zafer kazanan Keisha Lance Bottoms ise ABD'nin 250 yıllık tarihinde vali seçilen ilk siyahi kadın unvanını aldı.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

ABD'deki ara seçimler, geleneksel olarak başkanın görevdeki ilk döneminin ortasında kongre dengelerini belirleyen ve federal yasama sürecini doğrudan etkileyen kritik bir siyasi dönemeçtir. Kongre'nin her iki kanadındaki kontrolün değişmesi, başkanın iç ve dış politika gündemindeki yasa tasarısı geçirme kapasitesini ve atama yetkilerini doğrudan sınırlandırabilir veya genişletebilir.