İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Dünya Petrol Kongresi Bakanlar Açılış Toplantısı’na katıldı. Burada yaptığı konuşmada, enerji güvenliğinin bir numaralı öncelik haline geleceğini belirterek geniş kapsamlı iş birliğinin önemine işaret etti.

Bakan Bayraktar, Riyad ziyaretinin temel nedenlerinden birinin de ülkede yaşanan terör saldırıları dolayısıyla Suudi Arabistan’a dayanışma göstermek olduğunu ifade etti. Pandemi, Rusya-Ukrayna süreci ve Körfez ile İran’daki gelişmelerin enerji piyasalarını zorladığını dile getiren Bayraktar, uluslar, ülkeler ve şirketler arasındaki iş birliği sayesinde piyasaların dayanıklılığının gösterilebileceğini kaydetti.

Yatırımlar ve Karşılıklı Bağlantı Projeleri

Petrol ve doğal gaz alanında yoğun yatırımlar yaptıklarını söyleyen Bakan Bayraktar, Türkiye içindeki ve dışındaki açık deniz operasyonlarına kaynak ayırmaya devam ettiklerini belirtti. Irak ve Suriye gibi komşu ülkelerle pek çok proje sunduklarını aktaran Bayraktar, elektrik, petrol ve doğal gaz alanlarında karşılıklı bağlantı kapasitelerinin artırıldığını dile getirdi.

COP31 ve Karbon Nötr Hedefi

Enerji güvenliğinin çalkantılı dönemlerde doğru ele alınması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, iklim değişikliğiyle mücadele için tutarlı politikalar gerektiğini kaydetti. Türkiye’nin 2053 karbon sıfır hedefini hatırlatan Bakan, ülkenin 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacağını anımsatarak harekete geçme zamanı geldiğini vurguladı.

Toplantı sonrasında Bakan Bayraktar; Özbekistan Enerji Bakanı Sherzod Khodjaev, Libya Petrol ve Gaz Bakanı Khalifa Rajab Abdulsadek, Suudi Arabistan Enerji ve Sanayi ve Mineral Kaynaklar Bakanı Abdulaziz bin salman AlSaud ve Baker Hughes CEO’su Lorenzo Simonelli ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi.

Uzman Görüşü / Editör Yorumu

Uluslararası enerji kongreleri, ülkelerin arz güvenliği stratejilerini paylaştığı ve ikili iş birliği anlaşmalarının zeminini oluşturduğu kritik platformlar olarak biliniyor. Özellikle bölgesel krizlerin tedarik zincirlerinde yarattığı aksaklıklar, enerji diplomasisini ve çeşitlendirme projelerini küresel ölçekte öncelikli gündem maddesi haline getiriyor.