İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Mevsimlik Tarım İşçiliği İzleme ve Değerlendirme Kurulu Toplantısı'na katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Mevsimlik tarım işçilerinin tarımsal üretimin sürdürülebilirliğindeki rolüne dikkat çeken Bakan Işıkhan, işçilerin ve ailelerinin barınma, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlere erişimlerinin öncelikli olduğunu vurguladı.

Toplantıda projenin geçmişine ve güncel durumuna değinen Işıkhan, 2010 yılında başlayan çalışmaların 2017'deki genelge ve 2024/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yeni bir çerçeve kazandığını hatırlattı. Gelinen noktada tecrübenin bir sonraki aşamaya taşınması gerektiğini belirten Işıkhan, 2010-2013 döneminde 65 projeye yaklaşık 96 milyon lira, 2017-2026 döneminde ise 23 ile yaklaşık 180 milyon lira ödenek tahsis edildiğini, 2026 yılı itibarıyla 21 ilde 37 aktif METİP alanı bulunduğunu kaydetti.

Yeni Dönem Hedefleri ve Bütüncül Model

Gelecek dönemdeki temel yaklaşım hakkında bilgi veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, valiliklerin koordinasyonunda yerel yönetimlerin, üretici örgütlerinin, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarının artırılacağını ifade etti. Asıl hedeflerinin mevsimlik tarım işçilerinin çalışma ve yaşam şartlarını bütüncül biçimde iyileştiren, çocukların eğitimden kopmasını önleyen kalıcı bir model oluşturmak olduğunu belirtti.

Bakan Işıkhan ayrıca İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile yürütülen veri temelli iş birliği çalışmaları sayesinde verilerin daha sağlıklı takip edildiğini ve Sosyal Destek Merkezleri aracılığıyla çocukların eğitim süreçlerinin desteklendiğini sözlerine ekledi. Toplantı, bakanın açılış konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.

Uzman Görüşü / Editör Yorumu

Mevsimlik tarım işçiliği, Türkiye'de tarımsal üretim döngüsünün en kritik insan kaynağı unsurlarından birini oluşturmaktadır. Geçmiş yıllardan bu yana barınma, eğitim ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi amacıyla yürütülen projeler, merkezi ve yerel yönetimlerin ortak koordinasyonunu zorunlu kılmaktadır.