İhlas Haber Ajansı (İHA) İstanbul muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sel felaketinden etkilenen Sarıyer Ayazağa'da incelemelerde bulundu. Afetin ardından bölgede yürütülen çalışmalara ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Kurum, devletin tüm imkanlarıyla vatandaşın yardımına koştuklarını belirtti.

Ayazağa'da birçok binanın alt katını su bastığını ve kapalı dere kesitleri ile yetersiz altyapının bu soruna yol açtığını belirten Bakan Kurum, önceliğin afetin izlerini silmek ve kalıcı çözümler üretmek olduğunu ifade etti. Bakan Kurum, valilik koordinasyonunda barınma ve gıda ihtiyaçlarının karşılandığını, kayıp vatandaşları arama çalışmalarının ise aralıksız sürdürüldüğünü kaydetti.

Dere Islahı ve Kentsel Dönüşüm Vurgusu

Yarım kalan dere ıslahının tamamlanmasının hayati önem taşıdığını belirten Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Sarıyer Belediyesi ile koordinasyon içinde çalışarak benzer afetlerin tekrar yaşanmaması için gereken kararları aldıklarını söyledi. Devletin tüm birimlerinin 7 gün 24 saat esasına göre çalıştığını vurgulayan Kurum, kriz merkezlerinin süreci anbean takip ettiğini dile getirdi.

Siyaset Tartışmalarına Sert Tepki

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Bakan Kurum, yaşanan sel felaketinin siyasi malzeme yapılmasına tepki gösterdi. Kayıp vatandaşlar aranırken bu durum üzerinden siyaset yapmanın acizlik olduğunu belirten Kurum, planlı kentleşme ve kentsel dönüşüm projelerinin önemine dikkat çekti.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise 1942 yılından bu yana yaşanan en büyük sel afetinin takip edildiğini belirtti. Bakan Çiftçi, Türkiye genelinde 60 bine yakın personelin sahada görev yaptığını, İstanbul'da ise 112 Acil Çağrı Merkezine ulaşan binlerce ihbara ekiplerin müdahale ettiğini aktardı.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

İklim değişikliğinin etkilerini artırdığı günümüzde, özellikle büyükşehirlerdeki altyapı kapasitesinin güçlendirilmesi ve dere yataklarının imara açılmaması kritik bir önem taşımaktadır. Afet yönetiminde merkezi idare ile yerel yönetimlerin eş güdüm içinde çalışması, olası can ve mal kayıplarının önlenmesinde temel unsurlar arasında yer almaktadır.