İhlas Haber Ajansı (İHA) kaynaklarından alınan bilgilere göre, sivrisinek ısırmasıyla insanlara bulaşan ve Avrupa ülkelerinde yeniden artış gösteren Batı Nil virüsü, Türkiye için de risk oluşturmaya devam ediyor. Özellikle İtalya ve Yunanistan sınırlarında görülen yoğun vakalar ve ölümler endişe yaratırken, uzmanlar sivrisineklerle mücadelenin önemine vurgu yapıyor.

Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Türkiye’de 2024 yılında bir salgının yaşandığını hatırlatarak, virüsün ülkede yeniden görülme ihtimalinin bulunduğunu belirtti. Yunanistan'da yaklaşık 450-500 doğrulanmış vakanın ve 50 civarında ölümün bildirildiğini aktaran Özlü, bu vakaların önemli bir kısmının ağır nörolojik tablolarla ilerlediğine dikkat çekti.

Virüsün Bulaşma Yolları Ve Korunma Yöntemleri

Batı Nil virüsünün temel taşıyıcısının sivrisinekler olduğunu belirten Prof. Dr. Özlü, özellikle sulak alanlarda ve birikmiş suların olduğu bölgelerde sineklerin hızla çoğaldığına işaret etti. Evlerin balkonlarında veya saksı altlarında biriken küçük su birikintilerinin bile risk oluşturabileceğini ifade eden uzmanlar, bu tür durgun sulardan uzak durulması gerektiğini belirtiyor.

Hastalığa karşı henüz spesifik bir ilaç veya aşının bulunmadığını vurgulayan Özlü, en etkili yöntemin bireysel korunma tedbirleri olduğunu ifade etti. Sineklerin bulunduğu ortamlarda uzun kollu kıyafetler giyilmesi ve sineksavar ürünlerin kullanılması öneriliyor.

Belirtileri Ve Tedavi Süreci

Enfekte bireylerin çoğunun hastalığı belirti göstermeden atlattığı bilinirken, vakaların yaklaşık yüzde 20'sinde ateş, kas ağrısı, halsizlik, bulantı ve baş ağrısı gibi semptomlar ortaya çıkabiliyor. Ağır vakalarda ise nörolojik tablonun gelişebildiği ve ölümcül sonuçlar doğurabildiği ifade ediliyor.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Batı Nil virüsü, Flaviviridae ailesinden zarflı bir RNA virüsü olup, ana vektörünü Culex türü sivrisinekler oluşturur. Doğal döngüsü genellikle kuşlar ve sivrisinekler arasında gerçekleşen hastalık, enfekte sivrisineklerin sokmasıyla insanlara ve diğer memelilere bulaşır. Kuluçka süresi genellikle 2 ila 14 gün arasında değişen bu enfeksiyonda, erken teşhis ve vektör kontrolü halk sağlığı açısından hayati önem taşır.