YATIRIM İLE BAĞIMLILIK ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ

Borsada yatırım yapmak ile sürekli kazanç peşinde koşarak kontrolü kaybetmek arasındaki sınır, kişinin yatırım aracıyla kurduğu ilişkiye göre değişebiliyor. Sürekli ekran kontrolü, hızlı kazanç beklentisi ve kayıpları telafi etmek için daha fazla risk alma davranışı bağımlılık açısından uyarıcı olabiliyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman, yatırım ile bağımlılık arasındaki farkın bu davranışlarda ortaya çıktığına dikkat çekti.

Borsa; bilgi ve analize dayalı olarak uzun vadeli bir yatırım amacıyla kullanılabileceği gibi, kişinin bu araçla kurduğu ilişkiye bağlı olarak davranışsal bağımlılık riskini de beraberinde getirebiliyor. Doç. Dr. Taha Can Tuman, yatırımın daha çok sabır ve bilgi gerektiren bir süreç olduğunu belirterek, borsaya yatırım yapan herkesin bağımlı olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.

HIZLI KAZANÇ BEKLENTİSİ RİSKİ ARTIRIYOR

Yatırımın bağımlılığa dönüşmesinde kontrol kaybının önemli bir gösterge olduğunu belirten Doç. Dr. Tuman, anlık kontrol ihtiyacı ve kısa vadede yüksek ödül beklentisi gibi durumların, sürecin bir bağımlılığa dönüştüğünün işaretçisi olduğunu ifade etti. Telefonlar üzerinden yatırım araçlarına günün her saati ulaşılabilmesinin de bu riski artırdığı belirtildi.

Kayıpların ardından kişinin daha fazla risk almasının bağımlılık döngüsünü güçlendirebileceğini aktaran uzmanlar, bu durumun daha büyük finansal kayıplara ve bilişsel çarpıtmalara yol açabileceği konusunda uyarıyor.

AİLE VE İŞ HAYATI OLUMSUZ ETKİLENEBİLİYOR

Kontrol kaybıyla birlikte devam eden finansal kayıpların kişinin yaşamının farklı alanlarını da etkilediğini belirten Doç. Dr. Tuman, bu sürecin aile ilişkilerinde bozulmaya, iş veya akademik hayatta performansta düşmeye ve depresyon belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabileceğini kaydetti.