İhlas Haber Ajansı (İHA) Kahramanmaraş muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, çocuklarda uzun süre devam eden burun tıkanıklığı çene yapısında bozulmalara ve ilerleyen dönemlerde farklı sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kahramanmaraş Sular Akademi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Operatör Doktor Faruk Atlı, burun ve boğazın vücudun mikroplarla karşılaştığı temel bölgeler arasında yer aldığını belirterek, özellikle 3 yaşından sonra burun tıkanıklığı devam eden çocuklarda geniz etinin kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı.

Çocuklarda burun tıkanıklığının kemik eğriliği, alerji veya geniz eti büyümesi gibi nedenlerle ortaya çıkabildiğini anlatan Atlı, geniz etinin bebeklik döneminde doğal olarak bulunduğunu belirtti. Geniz etinin zamanla küçülebildiğini ancak büyüklüğünün ve neden olduğu şikayetlerin değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Doktor Atlı, mikropların gireceği yerlerin burun ve boğaz olduğunu, burun tıkandığı zaman insan nefesinin ağızdan alındığını ifade etti. Özellikle çocuklarda ağızdan nefes almanın çene yapısının bozulmasına sebep olduğunu kaydetti.

Solunum Kalitesi Ve Oksijen Alımı

Burundan nefes almanın solunum açısından önemli işlevleri bulunduğunu belirten Atlı, burun yoluyla alınan havanın ısıtıldığını, nemlendirildiğini ve temizlendiğini ifade etti. Atlı, akciğerde gaz alışverişinin yapıldığı bölgede genişlemeyi sağlayan nazalöral refleksin bu süreçte etkili olduğunu ve buradan geçen havanın genişleyerek çok daha fazla oksijen geçişi sağladığını dile getirdi.

Burun tıkanıklığının orta kulakta sıvı birikimine ve bazı durumlarda işitme sorunlarına zemin hazırlayabileceğini belirten Atlı, 3 yaşını geçtikten sonra bile burun tıkanıklığı olan çocukların etrafındakiler tarafından takip edilmesi ve geniz etinin mutlaka kontrol ettirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Kulak burun boğaz hastalıkları alanında çocukluk çağındaki geniz eti problemleri ve üst solunum yolu tıkanıklıkları, büyüme çağındaki bireylerin hem yüz iskelet gelişimini hem de uyku kalitesini doğrudan etkileyen klinik durumlar arasında yer almaktadır. Uzman hekimler, erken teşhisin ileride oluşabilecek ortodontik ve işitme tabanlı kalıcı rahatsızlıkların önüne geçilmesinde kritik rol oynadığını belirtmektedir.