İhlas Haber Ajansı (İHA) spor servisinin bildirdiği gelişmeye göre 8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada lösemi hastalığı, belirtileri, tanı ve tedavi süreçleri hakkında önemli bilgiler paylaşıldı.

Erken Tanı ve Tedavinin Önemi

Çocukluk çağında en sık görülen kanser türü olan lösemide erken tanı ve tedavinin eksiksiz sürdürülmesinin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, günümüzde çocukluk çağı akut lenfoblastik lösemisinde (ALL) beş yıllık yaşam oranının yaklaşık yüzde 90’a ulaştığını belirtti. Löseminin, kemik iliğinde kan hücrelerinin üretiminden sorumlu hücrelerin anormal şekilde çoğalmasıyla ortaya çıktığını ifade eden uzman isim, bu durumun zamanla sağlıklı kan hücrelerinin yerini alarak vücudun oksijen taşıma, enfeksiyonlarla mücadele etme ve kanamayı durdurma işlevlerini olumsuz etkilediğini söyledi.

Geçmeyen Halsizlik ve Ateşe Dikkat

Lösemi açısından dikkat edilmesi gereken belirtilere değinen Çakmak; geçmeyen halsizlik, solukluk, nefes darlığı, tekrarlayan ateş ve enfeksiyonlar, nedensiz morluklar, ciltte küçük kırmızı noktalar, burun ve diş eti kanamaları ile kemik ve eklem ağrılarının önemli bulgular arasında yer aldığını söyledi. Özellikle çocuklarda topallama veya yürümek istememe gibi belirtilerin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Tanı ve Tedavi Süreci Hastaya Göre Planlanıyor

Lösemi tanısında öncelikle kan sayımı yapıldığını, şüpheli bulguların varlığında kemik iliğinden örnek alınarak özel incelemeler ve genetik testler gerçekleştirildiğini aktaran Doç. Dr. Çakmak, bu incelemeler sonucunda hastalığın türünün belirlendiğini ve tedavi planının oluşturulduğunu ifade etti. Tedavi süresinin kız çocuklarında yaklaşık 2,5 yıl, erkek çocuklarında ise yaklaşık 3,5 yıl olduğunu belirten uzman, löseminin türüne ve hastanın durumuna göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini kaydetti.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Lösemi, kan ve kemik iliği dokularını etkileyen kötü huylu bir hastalık grubunu oluşturur. Tıp alanındaki gelişmeler sayesinde çocukluk çağı vakalarında erken teşhis ve modern tedavi protokolleri ile başarı şansı her geçen yıl artış göstermektedir.