İhlas Haber Ajansı (İHA) Denizli muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, Denizli'de meme kanserinin erken evrede tespit edilmesine yönelik tarama faaliyetleri aralıksız sürdürülüyor. 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında değerlendirmelerde bulunan Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, meme kanserinin dünyada ve Türkiye'de kadınlar arasında en yaygın görülen kanser türü olduğunu belirterek erken teşhisin hayat kurtarıcı rolüne dikkat çekti.

Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

Hastalığın genetik, hormonal ve çevresel faktörlere bağlı olarak gelişebildiğini ifade eden Uz. Dr. Berna Öztürk, erken evrelerde herhangi bir belirti vermeyen bu rahatsızlığa karşı düzenli taramaların en önemli araç olduğunu kaydetti. Öztürk, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin riskleri azaltabileceğini, 2025 yılında ise il genelinde 56 bin 438 kadına mamografi çekilerek 140 meme kanseri vakasının belirlendiğini aktardı.

Mobil Kanser Tarama Tırı Hizmet Veriyor

2026 yılının ilk 9 aylık döneminde 38 bin 581 kişiye tarama yapılarak 82 kadında kanserin erken dönemde saptandığını açıklayan Öztürk, hayırsever desteğiyle kazandırılan Mobil Kanser Tarama Tırı'nın ilçelerdeki çalışmalarına değindi. Tır aracılığıyla 2026'nın ilk 9 ayında 6 bin 973 kadına mamografi çekildiğini ve 15 vaka tespit edildiğini belirten Öztürk, il genelindeki taramaların yüzde 18'inin bu araçla gerçekleştirildiğini bildirdi.

Taramalar Ücretsiz Olarak Yapılıyor

Meme kanseri taramalarının KETEM, Sağlıklı Hayat Merkezleri, Toplum Sağlığı Merkezleri, Aile Sağlığı Merkezleri ve Mobil Kanser Tarama Tırı vasıtasıyla tamamen ücretsiz sunulduğunu dile getiren Uz. Dr. Berna Öztürk, Denizli merkezde ve ilçelerde toplam 5 KETEM bulunduğunu kaydetti. Kadınların 20 yaşından itibaren kendi kendine meme muayenesi yapması, 40-69 yaş aralığında ise düzenli mamografi çektirmesi gerektiğini hatırlatan Öztürk, tüm kadınları sağlıklarını ertelememeye çağırdı.

Uzman Görüşü / Editör Yorumu

Meme kanseri taramaları, dünya genelinde halk sağlığı politikalarının en kritik unsurları arasında yer almaktadır. Sağlık Bakanlığı standartları doğrultusunda yürütülen erken tanı programları, tedavi maliyetlerini düşürürken hastaların yaşam kalitesini ve hayatta kalma oranlarını önemli ölçüde artırmaktadır.