İhlas Haber Ajansı (İHA) Malatya muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, Akçadağ ilçesinde 5 Eylül 2025 tarihinde evinde bıçaklanarak hayatını kaybeden Emine Kolay'ın davasının ikinci duruşması Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşma sonunda mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 29 Aralık 2026 tarihine ertelerken, adliye bahçesinde toplanan öfkeli kalabalık ile jandarma arasında kısa süreli arbede yaşandı.

Olay, 5 Eylül 2025 tarihinde Akçadağ ilçesine bağlı Bahri Mahallesi'nde meydana gelmişti. İddiaya göre Emine Kolay evinin mutfağında bıçakla ağır yaralanmış, kaldırıldığı Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaşamını yitirmişti. Cinayetin ardından eşi Yusuf Kolay tutuklanırken, sanık hakkında 'nitelikli kasten öldürme' suçundan dava açıldı. Diğer sanıklar Münire Kolay 'suçluyu kayırma' ve 'nitelikli kasten öldürmeye azmettirme', Yusuf Kolay ise 'suçluyu kayırma' ve 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlamalarıyla hakim karşısına çıkıyor. Davanın ikinci duruşmasında taraf avukatları ve mağdur aile hazır bulundu.

Duruşmada Önemli Talepler ve Red Kararı

Dosyaya giren Adli Tıp Kurumu raporunda Emine Kolay'ın tek bıçak darbesiyle hayatını kaybettiği ifade edildi. Mağdur ailenin avukatı Mehmet Sevindik, olay yerinde ve araçta kan izine rastlanmadığını belirterek bu durumun tıbben araştırılmasını istedi. Sağlık personeli ve doktorların tanık olarak dinlenmesini talep eden avukatın istekleri mahkeme heyeti tarafından reddedildi. Sanık avukatı Şahin Çağlar ise müvekkilinin tahliyesini talep etti. Mahkeme, İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek ses analiz raporunun beklenmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti.

Adliye Önünde Kısa Süreli Arbede

Duruşmanın ertelenmesinin ardından Adıyaman'ın Sincik ilçesinden ve Malatya'dan gelen Emine Kolay'ın yakınları adliye bahçesinde toplandı. Salondaki kararı yanlış anlayarak toplu halde içeri girmek isteyen grubu jandarma ekipleri engelledi. Yaşanan kısa süreli arbede, avukat Mahmut Sevindik'in kalabalığı sakinleştirmesiyle son buldu.

Uzman Görüşü / Editör Yorumu

Türk Ceza Kanunu'na göre kasten öldürme suçları ağır hapis cezalarını öngörmekte olup, yargılama süreçleri maddi gerçeğin açığa çıkarılması amacıyla tanık ifadeleri ve adli tıp raporları doğrultusunda titizlikle yürütülmektedir. Bu tür davalarda mahkeme süreçlerinin uzaması ve adliye önlerinde yaşanan toplumsal gerginlikler adli güvenliğin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.