İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında İstanbul'un Beykoz ilçesindeki çiftliğinde ölü bulunmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Otopsi işlemine ait video kaydı bulunmasına rağmen Cumhuriyet Başsavcılığına gerçeğe aykırı şekilde "video kaydı bulunmadığı" yanıtını verdikleri öne sürülen 3 Adli Tıp Kurumu (ATK) görevlisi hakkında iddianame hazırlandı.
Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine Gönderilen İddianamenin Detayları
Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine sunulan iddianamede; Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkan Vekili İsmail Çoban, zabıt katibi Çağdaş Köse ve kayıtların muhafaza edildiği fotoğrafhane görevlisi Samet Çalışkan hakkında "Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği" suçundan kamu davası açılması talep edildi.
Soruşturma sürecinde, Denizolgun’un otopsi görüntülerinin araştırılması amacıyla 24 Şubat 2026 tarihinde İstanbul Adli Tıp Kurumuna müzekkere yazıldığı aktarıldı. Kurumun 12 Mart 2026 tarihli cevabında sadece fotoğrafların bulunduğunun belirtildiği kaydedildi. Başsavcılığın 1 Haziran 2026'daki yeni talebi üzerine gönderilen 5 Haziran 2026 tarihli cevapta ise fotoğrafların CD içerisinde iletildiği ifade edildi.
Video Kayıtlarının Varlığı Sonradan Ortaya Çıktı
İddianamede, 14 Temmuz 2026 tarihinde yazılan müzekkereyle gönderilen CD'de 145 fotoğrafın tespit edildiği ve ayrıca video kaydının sorulduğu belirtildi. ATK Morg İhtisas Dairesinin 16 Temmuz 2026 tarihli cevabında video kaydının bulunmadığı öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında 18 Ağustos 2026 tarihinde fethi kabir kararı alındığı ve 19 Ağustos'ta bu işlemin gerçekleştirildiği hatırlatıldı. Adli Tıp Kurumunun 18 Ağustos 2026 tarihli yazısında ise otopsiye ait video kayıtlarının bulunduğunun bildirilerek flash bellek ve CD ile Başsavcılığa gönderildiği aktarıldı.
Şüphelilerin İfadeleri ve İdari Soruşturma
İddianamede şüpheli sıfatıyla ifadeleri yer alan İsmail Çoban, Çağdaş Köse ve Samet Çalışkan hakkında ATK tarafından 16 Eylül 2026 tarihinde idari soruşturma yürütüldüğü ve kınama cezası verildiği dosyaya eklendi. Samet Çalışkan 145 fotoğrafı teslim ettiğini söylerken, Çağdaş Köse video kaydı olmadığını belirttiğini, İsmail Çoban ise video kaydı bulunmadığı yönündeki yazıyı onayladığını beyan etti.
Savcılık değerlendirmesinde, şüphelilerin Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca kamu görevlisi sayıldığı, kurum yazışmaları ve şüpheli beyanları doğrultusunda video kaydı var iken gerçeğe aykırı cevap verdikleri vurgulandı. Eylemlerin TCK'nın 204/2. maddesinde yer alan "Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği" suçunu oluşturduğu belirtilerek üç sanık hakkında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Uzman Görüşü / Editör Yorumu
Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesi, kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenlemesi, gerçeğe aykırı olarak belge düzenlemesi veya gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmesi durumunda ağır hapis cezaları öngörmektedir. Adli tıp süreçleri, adli soruşturmaların sağlıklı yürütülebilmesi adına kritik delil niteliği taşımaktadır.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.
Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz kaydedilmektedir.