İhlas Haber Ajansı (İHA) tarafından geçilen habere göre, Hitit Üniversitesinde 4’üncüsü gerçekleştirilen Din ve Coğrafya Sempozyumu başladı. İki gün sürecek "Coğrafya ve İslam Bilimleri" konulu etkinlik kapsamında, 13 farklı oturumda toplam 60 bildiri katılımcılarla buluşacak. Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Hitit Üniversitesi İslami İlimler Uygulama ve Araştırma Merkezi işbirliğiyle düzenlenen organizasyonun açılış töreni, İlahiyat Fakültesi Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdullah Çolak, yaptığı açılış konuşmasında coğrafyanın insanların düşünce dünyasını, yaşam biçimini ve toplumsal ilişkilerini şekillendiren kritik bir etken olduğunu vurguladı. İslam düşünce ve ilim tarihine bakıldığında fıkıh, hadis, tefsir, kelam, dil ve tasavvuf gibi disiplinlerin farklı coğrafi şartlar içerisinde geliştiğini belirten Çolak, mekanın insan düşüncesi üzerindeki etkisini anlamaya çalıştıklarını ifade etti. Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Bulut ise dinin farklı coğrafyalardaki toplumların hafızalarında nasıl yer edindiğini disiplinler arası bir bakış açısıyla ele aldıklarını dile getirdi. Bulut, fakültenin uluslararası standartlardaki eğitim altyapısına ve akademik çalışmalarına da değindi.

Bilim İnsanları Bir Araya Geldi

Açılış konuşmalarının ardından Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hacı Yunus Apaydın, "Dinin Ufku, Şeriatın Amacı, Fıkhın İşlevi ve İslam’ın Renkleri" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. İki gün boyunca devam edecek olan sempozyumda sunulacak 60 bildirinin İslam bilimleri alanına önemli katkılar sağlaması bekleniyor.

Uzman Görüşü / Editör Yorumu

Din ve coğrafya arasındaki ilişki, İslam ilim tarihinin gelişim süreçlerini anlamak açısından akademik dünyada önemli bir alt disiplin oluşturmaktadır. Mekan unsurunun ilmi ekoller üzerindeki dönüştürücü gücü, üniversitelerde düzenlenen bu tür kapsamlı bilimsel etkinliklerle detaylı bir şekilde incelenmektedir.