İhlas Haber Ajansı (İHA) Bingöl muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, Bingöl Üniversitesi Coğrafya Bölümü Başkanı Doç. Dr. Fatma Esen, Solhan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda gerçekleştirilen "İklimin Fren Pedalı" konferansında küresel ısınmayla mücadele yöntemlerini anlattı. Konferansta, yaklaşan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31), sıfır atık uygulamaları ve metan gazının iklim üzerindeki etkileri ele alındı.

Antalya Zirvesinde Sıfır Atık Gündemi

Antalya’da 9-20 Kasım tarihleri arasında yapılacak COP31 zirvesinde sıfır atık konusunun ilk kez dünya gündeminin merkezine oturacağını belirten Esen, metan gazının azaltılmasının önemine dikkat çekti. Küresel ısınmayla mücadelede hızlı sonuç almanın yolunun metan gazından geçtiğini vurgulayan Esen, "Karbondioksit yüzlerce yıl atmosferde kalarak temizlenmesi oldukça güçken biz metan gazını kestiğimiz anda hızlı bir şekilde sonuç alıp dünyanın ısınmasını yavaşlatabiliriz" dedi.

Evsel Atıkların Doğru Ayrıştırılması

İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan metan gazı salımının önemli bir bölümünün atık depolama alanlarında oluştuğunu ifade eden Esen, bu salımın yüzde 20’sinin şehirlerde meydana geldiğini kaydetti. Mutfakta çöpe atılan bir elma kabuğunun diğer atıklarla oksijensiz ortamda kalmasının metan gazı salımına neden olabileceğini belirten Esen, metan gazının karbondioksitten 80 kat daha fazla ısıtıcı etkiye sahip olduğunu vurguladı.

Gençler İçin Yeni Kariyer Alanları

Türkiye’nin 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşma hedefi doğrultusunda gençlerin önemli bir rol üstleneceğini belirten Esen, gençlerin kariyer takvimlerinin iklim takvimiyle örtüştüğünü söyledi. Yeni hedefler ve yasalarla birlikte metan denetçisi, karbon muhasebecisi ve atık veri analisti gibi yeni meslek gruplarının ortaya çıkacağını ifade etti.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Küresel iklim değişikliği ile mücadelede evsel atıkların kaynağında ayrıştırılması ve metan gazı emisyonlarının kontrol altına alınması uluslararası çevre politikalarının temel unsurları arasında yer almaktadır. Uzmanlar, yerel düzeyde atık yönetimi bilincinin artırılmasının hem karbon ayak izinin azaltılmasında hem de sürdürülebilir çevre hedeflerine ulaşılmasında kritik bir rol oynadığını belirtmektedir.