İhlas Haber Ajansı (İHA) Kütahya muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, Kütahya’da yaşayan sanatçı Hakime Gülsoy, doğadan topladığı renkli taşları kullanarak boya kullanmadan resimler yapıyor. Doğal taşları havanda ezerek toz haline getiren Gülsoy, ceviz, kavak ve çam ağaçlarının gövdelerinden oluşturduğu panolara, taşların kendi renkleriyle oluşturduğu eserlerini, 10 yılı aşkın süredir Kütahya Kent Konseyi Sanat Merkezi’ndeki atölyesinde sürdürüyor.

Geleneksel resim tekniklerinden farklı olarak doğanın sunduğu renkleri sanatla buluşturan Gülsoy, havanda ezdiği taş tozlarını hiçbir kimyasal veya boya katkısı olmadan kullanıyor. Emek ve sabır gerektiren bu özel çalışma, sanatçının eserlerine ayrı bir özgünlük katıyor. Yağlı boya resimler de yapan Gülsoy, bu farklı tekniği merhum emekli öğretmen Bünyamin Cumurcu’dan öğrendiğini belirtti.

Taşların Doğal Tonlarını Uyumla Buluşturuyor

Doğal taş çalışmalarında renkleri karıştırma imkanının bulunmadığını, bu nedenle mevcut tonlar arasında uyum yakalamaya çalıştığını anlatan Gülsoy, yeşil ve pembenin farklı tonlarını bir araya getirdiğini ifade etti. Taş tozlarını sabitlemek için şeffaf yapıştırıcı kullanan sanatçı, bu sayede eserlerin uzun yıllar boyunca duvarları süsleyen kalıcı çalışmalara dönüştüğünü kaydetti.

Kütahya’da bu tekniği uygulayan tek sanatçı olduğunu belirten Gülsoy, Türkiye genelinde de bu alanda sınırlı sayıda insan bulunduğunu ifade etti. Sürecin zahmetli olması nedeniyle kurs almak isteyen bazı kişilerin vazgeçtiğini söyleyen sanatçı, bu uğraşın kendisine terapi gibi geldiğini ve çalışmaktan büyük keyif aldığını dile getirdi.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Geleneksel Türk el sanatları ve yöresel materyal kullanımı, yerel kültürün yaşatılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Doğal taşların öğütülerek pigment olarak değerlendirilmesi, tarihi kökleri olan ve sabır gerektiren köklü bir zanaat geleneğini temsil eder.