İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, Limak Holding, 50’nci kuruluş yıl dönümünü 20 Ekim’de İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen özel bir etkinlikle kutladı. İnşaattan enerjiye, turizmden çimento ve teknolojiye kadar pek çok farklı sektörde faaliyet gösteren şirketin ev sahipliğindeki geceye iş, bürokrasi, sanat ve medya dünyasından çok sayıda davetli katıldı.

Gecenin açılış bölümünde çağdaş sanatçı Melis Binay’ın şirketin yarım asırlık geçmişine özel hazırladığı ‘Geleceğe Açılan Kapılar’ sergisi katılımcılarla buluştu. Ardından 1976 yılından bugüne uzanan süreci anlatan 50’şinci yıl belgeselinin gösterimi yapıldı. Program, Jülide Ateş’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşiyle devam etti.

Kurucular ve İkinci Kuşak Aynı Sahnede

Belgesel gösteriminin ardından düzenlenen söyleşide şirketin kurucu başkanları ile ikinci kuşak yönetim bir araya geldi. 1976 yılında iki mühendis arkadaşın girişimiyle temelleri atılan Limak’ın Türkiye’den uluslararası pazarlara uzanan büyüme hikâyesi ele alındı. Kurucu Başkan Nihat Özdemir yarım asırlık yolculuğun dönüm noktalarını paylaşırken, Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir ise şirketin geleceğe yönelik vizyonunu ve sürdürülebilirlik odaklı hedeflerini aktardı.

Zamansız Eserlerle Müzik Ziyafeti

Kutlama programının finalinde Şef Hasan Niyazi Tura yönetimindeki Limak Filarmoni Orkestrası ve dünyaca ünlü tenor Murat Karahan sahne aldı. Türk sanat müziğinin unutulmaz eserlerinin seslendirildiği konserde, müzik ve teknoloji unsurları bir arada sunuldu. Konser sırasında sahneye yansıtılan dijital sanat eserleri ve yapay zekâ destekli uygulamalar geceye renk kattı.

İstanbul’daki programın ardından Limak’ın 50’nci yıl kutlamaları 22 Ekim’de Ankara Congresium’da gerçekleştirilecek etkinliklerle devam edecek.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Yarım asırlık geçmişe sahip büyük ölçekli holdinglerin kurumsal yıl dönümleri, yalnızca şirket içi bir kutlama olmayıp aynı zamanda kurum kültürünün gelecek nesillere aktarılması ve paydaşlarla bağların güçlendirilmesi açısından stratejik birer kilometre taşı niteliği taşır. Küresel pazarlarda faaliyet gösteren yapıların geçmişteki büyüme dinamiklerini sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm vizyonuyla harmanlaması, kurumsal devamlılık teorilerinde temel bir gereklilik olarak kabul edilmektedir.