İhlas Haber Ajansı (İHA) kaynaklarından alınan bilgilere göre, Litvanya Parlamentosu, anayasanın ülke topraklarında nükleer silah bulundurulmasını ve yabancı askeri üs kurulmasını yasaklayan 137. maddesinin değiştirilmesine yönelik kritik bir oylama gerçekleştirdi. Anayasa değişikliği için zorunlu olan iki aşamalı sürecin ilkinde teklif, 106 parlamenterin "evet", 18'inin "hayır" ve 6'sının çekimser oyuyla kabul edildi. Düzenlemenin yasalaşması için Seimas'ın 141 üyesinden en az 94'ünün desteğiyle yapılacak ikinci ve nihai oylamanın en az üç ay sonra yapılması gerekiyor.

Caydırıcılık ve Stratejik Güvenlik Vurgusu

Parlamento Başkanı Juozas Olekas, oylama öncesinde yaptığı açıklamada, yasağın kaldırılmasının Baltık ülkesinin dayanıklılığını ve caydırıcılık kapasitesini artıracağını belirtti. Olekas, bu hamlenin Litvanya ile diğer AB ve NATO ülkeleri arasındaki hukuki farklılıkları da gidereceğini ifade etti. Muhalefetteki Anavatan Birliği-Litvanyalı Hristiyan Demokratlar Partisi lideri Laurynas Kasciunas ise mevcut kısıtlamalar yüzünden NATO'nun nükleer caydırıcılık planlarına tam anlamıyla dahil olamadıklarını vurgulayarak kararın stratejik önemine dikkat çekti.

Rusya'nın Eylemlerine Karşı Yanıt

Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ülkenin güvenliğini garanti altına alacak tüm enstrümanlara ihtiyaç duyduklarını belirterek, teklifin Rusya'nın politikalarına bir yanıt niteliği taşıdığını dile getirdi. Öte yandan değişiklik kararına en sert tepki Nemunas Şafağı Partisi'nden gelirken, parti üyeleri konunun referanduma götürülmesi çağrısında bulundu. Başbakan Mindaugas Sinkevicius, ABD'nin ülkede kalıcı askeri üs kurması durumunda masrafları karşılamaya hazır olduklarını bildirirken, Kremlin Sarayı ise eylül ayında yaptığı açıklamada bu durumun Litvanya'yı Rusya için hedef haline getirebileceği uyarısında bulunmuştu.

Uzman Görüşü / Editör Yorumu

Litvanya'nın nükleer silah bulundurma yasağını kaldırmaya yönelik anayasal süreci, Baltık bölgesindeki güvenlik mimarisinin ve NATO'nun caydırıcılık stratejilerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleşmektedir. Ülkenin uluslararası müttefikleriyle savunma entegrasyonunu artırma hedefi, bölgesel güvenlik dinamiklerini doğrudan etkileyen kritik bir eşik olarak değerlendirilmektedir.