İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, Konya Selçuk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 6. Uluslararası Aşı Bilimi Kongresinde aşı geliştirme, yerli aşı üretimi, pandemi deneyimi ve Tek Sağlık yaklaşımının önemi ele alındı. Sultan Alparslan Kültür Merkezi Malazgirt Salonunda düzenlenen etkinliğe üniversite rektörleri, enstitü başkanları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Yerli Aşı ve Pandemi Deneyimi

Kongrenin açılış konuşmasını yapan Selçuk Üniversitesi Aşı Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Osman Erganiş, aşılamanın salgın hastalıklarla mücadeledeki en pratik yöntem olduğunu belirtti. COVID-19 pandemisinde yaşanan tedarik aksaklıklarının yerli üretimin önemini gösterdiğini vurgulayan Erganiş, TURKOVAC çalışmasının ve veteriner aşı altyapısının önemine dikkat çekti.

Aşıların Hayat Kurtarıcı Rolü

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, aşılar sayesinde tahminen 70 milyon insanın hayatının kurtarıldığını ifade etti. Dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini belirten Hacımüftüoğlu, mRNA ve yapay zekâ destekli antijen tasarımlarının yeni araştırma alanları oluşturduğunu kaydetti.

Aşı Karşıtlığı ve Bilim Bilinci

Aşı Bilimi Derneği Başkanı Prof. Dr. Adnan Yüksel Gürüz, aşı karşıtlığının toplum sağlığını tehdit ettiğini hatırlatarak pandemi döneminde milyonlarca insanın yaşamını yitirdiğini söyledi. Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ateş Kara ise pandemi sürecinde bilim karşıtlığının arttığını ifade ederek, geçmişteki bilimsel birikimin korunması gerektiğini vurguladı.

Selçuk Üniversitesinde Devam Eden Araştırmalar

Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, üniversitede yürütülen COVID-19 aşı projelerinin Dünya Sağlık Örgütünün izleme listesinde bulunduğunu açıkladı. TÜBİTAK destekli çalışmalarla farklı hastalıklara yönelik yeni aşıların geliştirilmesinin hedeflendiği bildirildi.

Uzman Görüşü / Editör Yorumu

Aşı geliştirme süreçleri ve yerli üretim altyapıları, ülkelerin sağlık güvenliği açısından stratejik bir öneme sahiptir. Uzmanlar, küresel sağlık krizlerine karşı ulusal üretim kapasitesinin artırılması ve bilimsel araştırmalara kesintisiz destek sağlanmasının hayati olduğunu belirtmektedir.