İhlas Haber Ajansı (İHA) finans servisinin derlediği verilere göre, Şok Marketler 2026 yılı ilk dokuz aylık finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) paylaştı. Şirket, yılın ilk 9 ayında satışlarını geçen yılın aynı dönemine kıyasla reel olarak yüzde 4,9 oranında artırarak 270,1 milyar TL tutarında satış gerçekleştirdi.

Türkiye genelindeki yaygın mağaza ağı ve operasyonel gücüyle büyümesini sürdüren şirketin toplam mağaza sayısı 11 bin 199’a yükseldi. Şok Marketler, 52 bini aşkın çalışanıyla istihdama katkı sunmaya devam ederken, yeni mağaza konseptini de yaygınlaştırmayı sürdürüyor. Genişletilmiş satış alanları ve ürün portföyü sunulan bu noktalarda kafe ve yeme-içme alanları ile günlük taze fırın ürünleri de yer alıyor.

Gıda Güvenliği ve Pestisit Analizleri

Taze meyve ve sebzede gıda güvenliğini artırmak amacıyla hayata geçirilen pestisit analizi uygulaması yeni ürün gruplarıyla genişletildi. Yasal mevzuata ek olarak tedarik platformlarındaki laboratuvarlarda yapılan analizlere üçüncü çeyrekte üzüm, lahana çeşitleri ve kırmızı soğan da eklendi. Müşteriler, ürünler üzerindeki QR kodlar vasıtasıyla bu analiz sonuçlarına doğrudan erişebiliyor.

Sadakat programı Win ile mağazalarda ve Cepte Şok üzerinden yapılan alışverişlerde müşterilere avantajlar sağlanırken, yıl boyunca düzenlenen kampanyalarla tüketici bütçelerine destek olunuyor.

Büyümemizi Müşteri Deneyimiyle Destekliyoruz

Finansal sonuçlara ilişkin değerlendirme yapan Şok Marketler CEO’su Uğur Demirel, güçlü operasyonel yapı ve müşteri odaklı çalışmalarla büyümeyi sürdürdüklerini belirtti. Demirel, yeni konsept dönüşümüne hız kesmeden devam ettiklerini ve önümüzdeki süreçte de altyapı yatırımlarını sürdüreceklerini ifade etti.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Perakende sektörü, makroekonomik dalgalanmalar ve tüketici alışkanlıklarındaki değişimler doğrultusunda operasyonel verimlilik ile dijitalleşme yatırımlarına odaklanmaktadır. Kamuyu Aydınlatma Platformu'na bildirilen dönemsel finansal sonuçlar, şirketlerin büyüme stratejileri ile tedarik zinciri süreçlerinin sürdürülebilirliğini izlemek açısından temel bir gösterge niteliği taşımaktadır.