İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Heval Can Bilek, sonbahar ve kış aylarına girmemizle birlikte üst solunum yolu enfeksiyonlarının daha sık yaşandığını belirterek, bu durumun toplu alan yaşamının artması ve kapalı mekanlarda vakit geçirilmesiyle bağlantılı olduğunu söyledi.

Grip ve Soğuk Algınlığı Ayrımı

Grip gibi basit soğuk algınlığının birbirinden ayırt edilmesinin önemine değinen Doç. Dr. Bilek, hastalığın ani başlaması, yüksek ateş ve belirgin kas-eklem ağrılarının grip ihtimalini arttırdığını kaydetti. Diyabet, KOAH, böbrek ve karaciğer yetmezliği bulunanlar, kanser tedavisi görenler, organ nakli hastaları, küçük çocuklar ve gebelerin risk grubunda olduğunu anlattı.

Antibiyotik Direncine Dikkat

RSV ve COVID-19 gibi solunum yolu enfeksiyonlarının yanı sıra özellikle çocuklarda bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishalle seyreden mide-bağırsak enfeksiyonlarının da görülebildiğini ifade eden Bilek, bu hastalıkların büyük bölümünün viral etkenlerden kaynaklandığını belirtti. Viral hastalıklarda antibiyotiklerin etkisinin olmadığını vurgulayan uzman, gereksiz antibiyotik kullanımının antibiyotik direncine neden olduğuna dikkat çekti.

Mevsimsel Tablo Ve Korunma Yolları

Yeni bir salgın endişesine ilişkin de değerlendirmede bulunan Bilek, mevcut enfeksiyon tablosunun mevsimsel beklentilerle uyumlu olduğunu ve olağan dışı bir hasta artışı bulunmadığını ifade etti. Risk grubundaki kişilerin grip aşısını ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Bilek, erken başvurunun da hastalığın ağır seyretmesini önlemede önemli olduğunu dile getirdi.

Korunmada hijyenin önemine dikkat çeken Bilek, dışarıdan eve gelindiğinde ellerin yıkanması gerektiğini, hastayken evde dinlenmenin ve zorunlu hallerde maske takmanın bulaşı önlemede kritik olduğunu sözlerine ekledi.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Sonbahar ve kış geçişlerinde görülen mevsimsel solunum yolu enfeksiyonları, kapalı alanlarda geçirilen sürenin artmasıyla birlikte toplumsal hareketliliğin bir sonucu olarak her yıl benzer periyotlarda artış göstermektedir. Sağlık otoriteleri, risk gruplarında yer alan vatandaşların yıllık aşılarını zamanında yaptırmasının ve temel hijyen kurallarına riayet etmesinin kamu sağlığının korunmasında kritik bir rol oynadığını hatırlatmaktadır.