İhlas Haber Ajansı (İHA) Tokat muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, restorasyon çalışmaları tamamlanan 541 yıllık Gülbahar Hatun Camii, cuma namazı öncesinde düzenlenen programla yeniden ibadete açıldı.

Sultan II. Bayezid tarafından annesi Gülbahar Hatun adına 1485 yılında inşa ettirilen tarihi ibadethanede, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar sona erdi. Gerçekleştirilen açılış programına Tokat Valisi Abdullah Köklü, Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkilileri, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katılım gösterdi.

Vakıf Eserlerinin Geleceğe Aktarılması

Törende bir konuşma gerçekleştiren Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, ecdat yadigarı eserlerin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının büyük bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Tarihi yapının yeniden cemaatiyle buluşmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Aksu, yapının kıyamete kadar hizmet vermeye devam edeceğini ifade etti. Aksu ayrıca, geçmişte yıkılan Hatuniye Medresesi'nin ihyası için çalışmaların sürdüğünü ve külliyenin imaret bölümünün aşevi olarak faaliyete geçtiğini kaydetti.

Protokolden Birlik ve Beraberlik Vurgusu

Tokat Valisi Abdullah Köklü, Anadolu'nun köklü eserlerinden biri olan külliyenin yeniden hizmete sunulmasından duyduğu mutluluğu paylaştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde Türkiye genelinde pek çok vakıf eserinin ayağa kaldırıldığını belirten Köklü, külliyedeki diğer bölümlerin de gelecek yıl tamamlanmasını temenni etti. Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu ise kentin tarih, kültür ve hoşgörü şehri olduğunu belirterek, restorasyon sürecine katkı sunan tüm kurum ve yöneticilere teşekkürlerini iletti.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Vakıflar Genel Müdürlüğü, mülkiyetindeki tarihi ve kültürel taşınmazların korunması, restorasyonu ve yeniden kamu kullanımına kazandırılması amacıyla Türkiye genelinde kapsamlı projeler yürütmektedir. Osmanlı döneminden kalan külliye ve cami gibi yapılar, vakfiyelerine uygun olarak ihya edilerek hem mimari mirasın yaşatılmasına hem de sosyal hayata katkı sağlanmasına aracı olmaktadır.