Türkiye sermaye piyasalarında eylül ayında ortaya çıkan ve yatırım fonları üzerinden yürütülen geniş kapsamlı kriz, tasfiye süreçleri ve adli soruşturmalarla gündemdeki yerini koruyor. Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül'de yedi portföy yönetim şirketine ait toplam 131 fonda alım satım işlemlerini durdurmasının ardından başlatılan tasfiye süreci, piyasalardaki dengeleri yeniden şekillendiriyor.
Yaşanan likidite sorunları ve bazı portföy yönetim şirketlerinin yatırımcıların para çekme taleplerini karşılamakta temerrüde düşmesiyle patlak veren süreç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmalarla derinleşti. SPK verilerine göre tasfiye kapsamına alınan 131 fonda tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 kişi olarak kayıtlara geçerken, sürecin mali ve hukuki boyutları titizlikle inceleniyor.
PİYASALARDA LİKİDİTE VE YOĞUNLAŞMA RİSKİ
Süreç boyunca uzmanlar, özellikle belirli serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları aracılığıyla fiili dolaşım oranı düşük bazı hisselerde oluşan olağan dışı fiyat hareketlerine dikkat çekti. Şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle bağdaşmayan bu yapay artışlar, piyasalarda sert satış dalgalarını ve denetim mekanizmalarının etkinliğine yönelik tartışmaları beraberinde getirdi.
Düzenleyici kurumlar, tasfiye işlemlerinin daha düzenli yürütülebilmesi adına tedbirleri artırırken, yatırımcıların haklarının korunması ve tasfiye takviminin netleştirilmesi için Ziraat Bankası ve ilgili kurumların yetkilendirildiği bildirildi. Adli makamlarca yürütülen soruşturmalar kapsamında ise çok sayıda şüpheli hakkında adli kontrol ve mal varlığı tedbiri uygulanmaya devam ediyor.
Kaynak: medyascope.tv
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.
Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz kaydedilmektedir.