İhlas Haber Ajansı (İHA) finans servisinin derlediği verilere göre, Türkiye’nin denizlerdeki millî mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., Portekiz Deniz Kuvvetleri için inşa ettiği Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi Projesi kapsamında ikinci gemi N.R.P. FERNANDO PESSOA’nın blok kızağa koyma törenini İstanbul’da ADA Tersanesi’nde düzenledi. Türkiye’nin bir Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi ülkeye ilk askerî gemi ihracatı olma özelliğini taşıyan projede iki geminin inşası eş zamanlı olarak yürütülüyor.

Sözleşmesi 17 Aralık 2024 tarihinde Lizbon’da imzalanan projede tasarım faaliyetleri tamamlanırken, ilk geminin sac kesimi Kasım 2025’te, blok kızağa konulması ise Ocak 2026’da yapıldı. İkinci geminin sac kesiminin 18 Haziran 2026’da gerçekleştirilmesinin ardından, blok kızağa koyma töreni 20 Ekim 2026 tarihinde hayata geçirildi.

Törene Yoğun Katılım Sağlandı

İstanbul’daki törene Portekiz Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nobre de Sousa, Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız, iki ülkenin deniz kuvvetlerinden temsilciler ile STM ve ADA Tersanesi yöneticileri katıldı. STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, gemilerin 2027 yılında denize indirileceğini ve 2028 yılı içinde teslim edileceğini belirtti.

Portekiz Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nobre de Sousa ise geminin operasyonel esnekliği artıracağını ve bir kuvvet çarpanı görevi üstlenerek NATO harekâtlarına desteği güçlendireceğini ifade etti.

Çok Yönlü Görev ve Teknik Kapasite

İsimlerini Portekiz’in edebiyat ve denizcilik mirasından alan gemiler, 137 metre uzunluğa, 11 bin ton deplasmana ve 18+ knot azami sürate sahip bulunuyor. 30 gün boyunca kesintisiz denizde kalabilen platformlar; akaryakıt ve kargo transferi, zırhlı araç taşıma kapasitesi, arama kurtarma ve insani yardım gibi çok yönlü görev fonksiyonlarıyla donatılıyor. Proje, iki NATO müttefiki arasındaki stratejik iş birliğinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Askerî gemi projeleri, ülkelerin savunma sanayii kapasitesini uluslararası alanda kanıtlaması ve stratejik müttefiklik ilişkilerini güçlendirmesi açısından kritik bir rol oynamaktadır. İhracat odaklı bu tür yüksek teknolojili deniz platformu teslimatları, Türkiye'nin savunma alanındaki küresel konumunu pekiştiren önemli bir dış ticaret ve diplomasi unsuru olarak öne çıkmaktadır.