İhlas Haber Ajansı (İHA) İstanbul muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, Mimar Sinan Mahallesi'nde yaklaşık 60 yıldır çözülemeyen 726 parsel sorunu hakkında mahalle sakinleriyle buluştu. Binlerce vatandaşı etkileyen mülkiyet ve kentsel dönüşüm belirsizliğini ortadan kaldırmak için yürütülen çalışmaları aktaran Bingöl, sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.

Bölgede 1962 yılında başlayan kadastro tespitine itiraz davası, vatandaşların evlerini onarmasını ve kentsel dönüşüm süreçlerine katılmasını engelliyordu. Seçim döneminde verdiği sözleri hatırlatan Başkan Bingöl, söz konusu alanın 11 Mayıs 2023 tarihinde 350 bin 600 metrekarelik kısmının rezerv yapı alanı ilan edildiğini, bölgede nazım imar planı ile uygulama imar planının yer aldığını kaydetti.

Bakanlık ile Ortak Çalışma Yürütülüyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile temasların sürdüğünü belirten Bingöl, fiilî kullanıma yönelik ölçümlerin bittiğini ve hak sahiplerine ait bilgi ile belgelerin toplanması aşamasına geçildiğini dile getirdi.

Kasım ayının ortasına kadar fiili kullanım parselasyon çalışmalarını bitirmeyi hedeflediklerini belirten Bingöl, verilerin bakanlığa sunulmasının ardından acele kamulaştırma ve hak sahiplerine satış gibi adımların atılabileceğini ifade etti. Belediye olarak idari ve teknik sorumlulukları eksiksiz üstleneceklerini belirtti.

Şeffaf Süreç Vurgusu Yapıldı

Meselelerin sadece teknik bir imar konusundan ibaret olmadığını ifade eden Bingöl, vatandaşların evlerini onarmak ve geleceklerini planlamak istediğini belirterek sürece dair açık ve şeffaf olacaklarını kaydetti. Toplantı, mahalle sakinlerinin sorularının yanıtlanmasıyla tamamlandı.

Uzman Görüşü / Editör Yorumu

Türkiye'de mülkiyet ve kadastro uyuşmazlıkları, uzun yıllar boyunca kentsel dönüşüm süreçlerini ve mülk sahiplerinin imar haklarını doğrudan etkileyen hukuki meseleler arasında yer almaktadır. Rezerv yapı alanı ilan edilen bölgelerde ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimlerin iş birliği, mahalle bazlı kronikleşmiş yapısal sorunların çözümünde kritik bir aşama oluşturmaktadır.