İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, banka kanalıyla ödünç verdiği parayı WhatsApp üzerinden geri isteyen bir alacaklının başlattığı icra takibi yargı sürecine taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), mesajla bildirim yapılamayacağı gerekçesiyle davayı reddederken, Yargıtay kararı bozdu ve yeni bir emsal niteliği oluşturdu. Yüksek Mahkeme, ödünç verilen paranın geri istenmesinde iade günü veya bildirim süresi kararlaştırılmamışsa, takipten önce alacaklının istemde bulunmasının ve ilk istemden altı haftanın geçmesinin şart olduğuna hükmetti.

Davacı, arkadaşına peyderpey ve banka kanalıyla borç para gönderdi. WhatsApp uygulaması üzerinden 'Paramı ver' diyerek alacağını talep eden alacaklı, bu talepten 6 hafta sonra İcra Müdürlüğü'ne başvurarak yasal takip başlattı. Borçlu ise takibe itiraz ederek borcu reddetti ve davacıya elden yaklaşık 900 bin TL borç verdiğini, gönderilen paraların bu borcun ödemesi olduğunu, ayrıca takip öncesinde süre verilmediğini savundu. Asliye Hukuk Mahkemesi, mesaj içeriklerinden paranın borç olarak gönderildiğinin anlaşıldığını belirterek davayı kısmen kabul etti ve takibin devamına karar verdi.

İstinaf ve Yargıtay Süreci

Kararın istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi, takipten önce usulüne uygun ihtar veya bildirim yapılmadığını, borcun ödeme emri tebliğinden itibaren 6 hafta sonra muaccel olacağını vurgulayarak hukuki yarar yokluğundan davanın reddine hükmetti. Davacı avukatının temyizi üzerine devreye giren Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, mesajlar ve banka dekontlarının birlikte değerlendirildiğinde paranın ödünç verildiğinin kanıtlandığını hatırlattı.

Yargıtay kararında, taraflarca kabul edilen WhatsApp yazışmalarına göre davacının parayı ilk kez 08.10.2021 tarihinde istediği, bu tarih ile 28.09.2022 tarihli icra takibi arasında altı haftalık sürenin fazlasıyla dolduğu belirtildi. Bölge Adliye Mahkemesi'nin eksik inceleme yaptığına dikkati çeken Yüksek Mahkeme, kararı davacı yararına bozerken emsal nitelikteki bu uygulamanın yazılı ihtarın yanı sıra taraflarca kabul edilen dijital yazışmalarla da geçerli olabileceğini tescilledi.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre ödünç sözleşmelerinde iade süresinin açıkça belirlenmediği durumlarda alacaklının belirli bir ihbar süresi tanıması hukuki bir zorunluluktur. Yargıtay'ın bu kararı, dijital iletişim araçları üzerinden yapılan yazışmaların hukuki delil niteliği taşıdığını ve belirli şartlar altında resmi ihtar yerine geçebileceğini göstermesi bakımından önem arz etmektedir.