İhlas Haber Ajansı (İHA) finans servisinin derlediği verilere göre, Türkiye’de demografik yapı hızla değişirken yalnız yaşayan yaşlı nüfustaki artış önemli klinik ve sosyal riskleri beraberinde getiriyor. TÜİK Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre, tek başına yaşayan yaşlıların yüzde 14.3’ünün aynı ilde ikamet eden çocuğu bulunmuyor.
Yalnızlık ve Sosyal İzolasyon Arasındaki Fark
Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, bu tablonun sadece lojistik bir sorun olmadığını, doğrudan nörobilişsel ve ruhsal sağlığı etkileyen klinik bir tablo olduğunu belirtti. Fiziksel olarak tek başına yaşamak ile sosyal izolasyonun farklı kavramlar olduğunu vurgulayan Yaşar, sosyal bağlantı eksikliğinin kronik hastalık yönetimini zorlaştırdığını ifade etti.
Demans Riskini Yüzde 50 Artırıyor
Sosyal etkileşim eksikliğinin beyin nöral ağlarının yeterince uyarılmamasına neden olduğunu söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, kronik yalnızlığın yaşlılarda demans gelişme riskini yaklaşık yüzde 50 oranında artırdığını kaydetti. Ayrıca yaşlılık depresyonunun inatçı uyku bozuklukları ve iştahsızlık gibi maskelenmiş belirtilerle kendini gösterebileceği uyarısında bulundu.
Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme
TÜİK verileri ve uzman değerlendirmeleri, yaşlanan nüfusun getirdiği sosyal ve sağlık politikalarının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Modern toplum yapısında yaşlı bireylerin sosyal hayata entegrasyonu, hem koruyucu sağlık hizmetleri hem de kamu politikaları açısından kritik bir başlık oluşturmaktadır.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.
Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz kaydedilmektedir.