İhlas Haber Ajansı (İHA) Yalova muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, Yalova ile Japonya'nın Tonami şehri arasındaki kardeşlik ilişkilerinin simgesi olan 37 yıllık Japon Barış Çanı'nın çalınmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni detaylara ulaşıldı. Olay, 14 Eylül 2026 gecesi Süleyman Bey Mahallesi Cengiz Koçal Caddesi üzerindeki parkta meydana gelmişti.

Yalova Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğünün şikâyeti üzerine emniyet güçleri geniş çaplı soruşturma başlattı. Ekipler, güvenlik kamera kayıtlarını inceleyerek şüphelilerin izini sürdü. Yapılan çalışmalarda, üç şüphelinin plakasız ve gri renkli üç tekerlekli elektrikli motosikletle olay yerine geldiği tespit edildi.

Hırsızlık Anı ve Kaçış Detayları

İddiaya göre zanlılar, gece saatlerinde parktaki alana gelerek demir doğrama makasıyla 87 kilogram ağırlığındaki çanın kulp kısmını kesti. Çanı motosikletin kasasına yükleyen şüpheliler bölgeden uzaklaştı. Güvenlik kameralarından elde edilen bulgularda, şüphelilerin kullandığı elektrikli motosikletin şarjının bitmesi üzerine çanı taşıyarak yollarına devam ettikleri anlaşıldı.

26 Bin Liraya Satıldığı İddiası

Yürütülen operasyonlar sonucunda yakalanan zanlılardan birinin ifadesi hırsızlığın akıbetini ortaya çıkardı. Şüpheli, tarihi çanın olaydan yaklaşık bir hafta sonra Bağlarbaşı Mahallesi'ndeki bir hurdacıya 26 bin TL karşılığında elden çıkarıldığını öne sürdü. Satıştan kendisine 4 bin 500 TL pay vaat edildiğini savunan zanlı, çanın manevi değerini bilmediğini ve diğer şüphelinin "Ekmek paramızı çıkaracağız" diyerek kendisini çağırdığını iddia etti.

Güvenlik güçlerinin olayla bağlantısı olduğu belirlenen diğer iki şüpheliyi yakalama çalışmaları ve 87 kilogram ağırlığındaki bronz çanın bulunması yönündeki operasyonları devam ediyor.

Uzman Görüşü / Editör Yorumu

Kamuoyunda ve yerel yönetimler arasında dostluk ilişkilerinin güçlendirilmesi amacıyla dikilen anıt eserler, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında kamu malı statüsünde korunmaktadır. Bu tür kültürel ve tarihi simgelerin çalınması ve hurda olarak elden çıkarılması vakalarında, eserlerin manevi değerinin yanı sıra tahrip edilmesi hukuki süreçlerde ağır yaptırımları beraberinde getirmektedir.