Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli (OVP) Programı'nı ilişkin, "Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir" dedi.Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program'a ilişkin değerlendirmede bulundu."Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir"
ASO Başkanı Ardıç, Orta Vadeli Program'ın Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek, sanayinin önceliklerinin OVP'ye yansıtılmasını son derece değerli bulduklarını belirtti. Ardıç, sözlerini şöyle sürdürdü:"OVP'nin hazırlık sürecinde, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında gerçekleştirilen istişare toplantısına katılarak reel sektörümüzün beklentilerini, sanayicilerimizin sahada karşılaştığı sorunları ve çözüm önerilerimizi aktarma imkanı bulduk. İş dünyamızın görüşlerinin hazırlık sürecinde dikkate alınmasını ve sanayimizin önceliklerinin OVP'ye yansımasını son derece değerli buluyoruz. İstişareye verdiği önem ve reel sektörle kurduğu yapıcı diyalog için Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz'a teşekkür ediyorum. Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir. Bu bakımdan büyümenin program dönemi boyunca kademeli olarak yüzde 3,3'ten yüzde 5'e yükselmesinin hedeflenmesini ve bu patikanın imalat sanayimizin üretim ve ihracat kapasitesini güçlendirecek politikalarla desteklenmesini son derece kıymetli buluyoruz.""Programın kapsadığı alanlar, sanayicilerimizin sahadaki öncelik ve ihtiyaçlarıyla da büyük ölçüde örtüşmektedir"Sanayinin küresel rekabet gücünün artırılması açısından OVP'nin büyük önem taşıdığını belirten Ardıç, "Programda sürdürülebilir büyümenin; beşeri ve fiziki altyapının geliştirilmesi, yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve sanayide yüksek katma değerli dönüşümün desteklenmesi temelinde ele alınması önemlidir. Bu bütüncül yaklaşım, ülkemizin büyüme modelini daha üretken, teknoloji yoğun ve ihracat odaklı güçlü bir yapıya taşıma iradesini yansıtmaktadır. OVP'nin en önemli yeniliklerinden birini oluşturan İmalat Sanayii Güçlendirme Programı'nı, üretim kapasitemizin korunması, verimlilik ve teknoloji düzeyimizin yükseltilmesi ve sanayimizin küresel rekabet gücünü artırılması açısından son derece önemli buluyoruz. Finansman, enerji, nitelikli iş gücü, yeşil ve dijital dönüşüm, ihracat ve kamu alımlarını kapsayan bu bütüncül yaklaşımın, sanayimizin ölçek kazanmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Programın kapsadığı alanlar, sanayicilerimizin sahadaki öncelik ve ihtiyaçlarıyla da büyük ölçüde örtüşmektedir" şeklinde konuştu."Enflasyonla mücadele sürecinde ihracatçılarımızın rekabet gücünün korunup güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır"Ardıç, fiyat ve finansal istikrarın kalıcı hale gelmesinin ekonominin arz kapasitesinin güçlendirilmesine bağlı olduğunu vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi:
"Program dönemi sonunda enflasyonun yüzde 9'a, cari açığın millî gelire oranının yüzde 1,6'ya ve bütçe açığının yüzde 2,8'e indirilmesinin hedeflenmesi makroekonomik istikrar açısından önemlidir. Fiyat ve finansal istikrarın kalıcı hale gelmesi, ekonominin arz kapasitesinin artırılmasıyla mümkündür. Bu nedenle enflasyonla mücadele sürecinde sanayi yatırımlarının, işletme sermayesinin ve ihracatçılarımızın rekabet gücünün korunup güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Dış ticarette rekabetçilik kapsamında sanayide dönüşüm, pazara erişim, ticaret diplomasisi, ihracat finansmanı ve tedarik zinciri dayanıklılığının birlikte ele alınmasını da olumlu karşılıyoruz. İhracat artışı mevcut firmalarımızın daha fazla satış yapmasıyla sınırlı kalmamalı; ihracatçı firma sayısı artmalı, ihracat tabana yayılmalı ve yüksek katma değerli ürünlerin payı yükselmelidir. Savunma sanayii, sağlık endüstrileri ve diğer stratejik sektörlerde kritik teknolojilerin yerli kapasitesinin geliştirilmesi hedefini, ekonomik güvenliğimiz açısından son derece önemli buluyoruz. Bu yaklaşımın, savunma sanayii ve ileri teknoloji alanlarında güçlü bir üretim ve mühendislik birikime sahip Ankara sanayisi için yeni yatırım ve ihracat imkanları sunacağına inanıyoruz.""Tek haneli enflasyon hedeflerine ulaşmanın yolu, küresel rekabet gücünü artırmasından geçmektedir"Ankara Sanayi Odası olarak program hedeflerinin somut uygulamalara dönüştürülmesi sürecinde ilgili kurumlarla iş birliği içinde katkı sunmaya hazır olduklarını söyleyen Ardıç, "OVP'nin ortaya koyduğu 2029 yılında yüzde 5 büyüme, 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı ve tek haneli enflasyon hedeflerine ulaşmanın yolu, sanayinin yatırım yapabilmesinden, mevcut üretim kapasitesini korumasından ve küresel rekabet gücünü artırmasından geçmektedir. Programın uygulama döneminde finansman, enerji, işgücü ve yatırım ortamına ilişkin adımların eş zamanlı ve kararlı biçimde hayata geçirilmesi önem arz etmektedir. OVP'nin başarısı; açıklanan hedeflerin sanayi yatırımlarına, üretim kapasitesine, verimlilik artışına, teknolojik dönüşüme ve ihracata ne ölçüde yansıdığıyla değerlendirilecektir. Ankara Sanayi Odası olarak, programın hedeflerinin somut uygulama araçlarına dönüştürülmesi sürecinde ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde katkı sunmaya hazırız" diye konuştu.
İHA
İHA