Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davasında sanıklar mütalaaya karşı savunma yaptı. Duruşmada savunma yapan Aziz İhsan Aktaş "Suçsuzluğumu sadece savunmalarımla değil, dilekçeler ve delillerle de ortaya koydum. İnanıyorum ki Türk milleti adına hüküm kuran mahkemeniz, yolsuzlukların ortaya çıkarılması adına yararlanmış olduğum etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde verdiğim ifademin aleyhime kullanılmasına izin vermeyecek, dosyada bulunmayan bir suçu varsaymayacak, ispatlanmamış iddiaları hükme dönüştürmeyecek, hukuku varsayımlara feda etmeyecektir" dedi.Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 7'si tutuklu 200 sanık 14 Mayıs günü cumhuriyet savcısı tarafından açıklanan mütalaaya karşı savunma yaptı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan yeni duruşma salonunda görülen duruşmada tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu."Ben suçsuzluğumu sadece savunmalarımla değil dilekçeler ve delillerle de ortaya koydum"
Duruşmada savunma yapan etkin pişmanlıktan faydalanan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, "İddia makamının mütalaasında cezalandırılmam yönünde ileri sürdüğü ispat ve değerlendirmeleri kabul etmiyorum. Tarafıma yöneltilen suçlamalara ilişkin daha önce yapmış olduğum ayrıntılı savunmalarımı tekrar ediyorum. Yargılamasını yaptığınız dosya kapsamında, adımla alınan bir örgüt iddiasına ve devamında 63 eyleme dayalı ayrıntılı, kapsamlı bir dosya olup sizlerin huzurunda yargılanmanın ilk gününden bu tarafa ayrıntılı savunmalarımı sözlü olarak yaptım. Yargılanmanın tüm aşamalarında sunduğum savunmalar, dosyaya kazandırdığım deliller, gerek diğer sanıklara, gerekse gizli tanıklar dahil tüm tanıklara yönelttiğim sorular ve bu sorulara verilen cevaplar birlikte değerlendirildiğinde tarafıma yöneltilen isnatların somut, kesin, her türlü şüpheden uzak ve mahkumiyete esas alınabilecek nitelikte delillerle eklenmediğini, aksine soyut varsayım ve subjektif değerlendirmelerden ibaret olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Ben bir ticaret erbabı, işini profesyonelce yapmaya çalışan bir iş adamıyım. Artık konuşması gereken ben değil hukuktur, mahkemenizdir, Türk adaletidir. Adalete olan güvencim tamdır. Ben suçsuzluğumu sadece savunmalarımla değil, dosyaya sunduğum dilekçeler ve delillerle de ortaya koydum" dedi."Artık söz taraflarda değil, Türk yargısındadır"Aziz İhsan Aktaş savunmasının devamında "HTS analiz raporlarını da sunarak mağduriyetimi ispatladım. Bu dosyada artık söylenecek söz değil, verilecek karar kalmıştır. Artık söz biz sanıklarda değil, adalettedir. Artık söz taraflarda değil, Türk yargısındadır. İnanıyorum ki Türk milleti adına hüküm kuran mahkemeniz, yolsuzlukların ortaya çıkarılması adına yararlanmış olduğum etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde verdiğim ifademin aleyhime kullanılmasına izin vermeyecek, dosyada bulunmayan bir suçu varsaymayacak, ispatlanmamış iddiaları hükme dönüştürmeyecek, hukuku varsayımlara feda etmeyecektir. Tarafıma isnat edilen tüm suçlardan beraatımı, adıma kayıtlı şirketlerin tarafıma iadesini, başta kayyum uygulaması olmak üzere her türlü mal varlığımın üzerinden tedbirlerin kaldırılmasını arz ederim" ifadelerini kullandı.Tutuksuz sanık Baki Nugay ise "Ben hangi eylemi veya işlemi yaptım da bu koskoca iddianın muhatabı oldum? Benim iddia edilen şirketlerle bir bağımın olup olmaması veya bu işin içerisinde adı geçen şirketlerle bir bağlantımın olup olmaması hiç ilgilendirmiyor beni. Ben sadece şemadaki boşluğu dolduruyorum. Bir de gizli tanık Yaprak'ın beyanı var. Bu kadar kolay mı bu işler? Bu suçlamaları yöneltmek için birisi gelecek, bir gizli bir tanık iftira atacak ve biz bu süreci yaşayacağız. Benim bu işlerde bir dahlimin olmadığını mütalaanın kendisi söylüyor. Yüce mahkemenizin adaletine ve vicdanına olan inancımla hakkımdaki bu mesnetsiz iddiaların reddedilerek, atılı suçlardan beraatime karar verilmesini talep ederim" dedi.Duruşma sanık avukatlarının savunması ile sürüyor.Mütalaadan
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada 14 Mayıs günü açıklanan mütalaada Aziz İhsan Aktaş'ın kurmuş olduğu sistem ile kamu kurumlarından pek çok ihale aldığı kaydedildi. Sanıkların alınan savunmalarında örgüt olmadıklarını beyan etse de örgütün varlığının kabul edildiği mütalaada açıklandı. Suç örgütünün en çok ihale alan kurumunun Beşiktaş Belediyesi olduğu da mütalaada belirtildi. Aziz İhsan Aktaş'ın belediye başkanları ile yakın ilişkiler kurduğu, ihale alma yönetimi olarak kurduğu sistemin rüşvet çerçevesinde olduğu da mütalaada ifade edildi. Mütalaada, sanıklar Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep edildi. Mütalaada, etkin pişmanlıktan faydalanan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 29 kez 'ihaleye fesat karıştırma' 19 kez 'özel belgede sahtecilik', 4 kez 'resmi belgede sahtecilik', 3 kez 'rüşvet' ve 3 kez 'edimin ifasına fesat karıştırmak' suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edildi. Tutuksuz sanık Baki Nugay'ın ise 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 30 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 19 kez 'özel belgede sahtecilik', 4 kez 'resmi belgede sahtecilik', 7 kez 'rüşvet', 3 kez 'edimin ifasına fesat karıştırmak' ve 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi talep edildi. Görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez 'ihaleye fesat karıştırma', 17 kez 'özel belgede sahtecilik', 2 kez 'resmi belgede sahtecilik', 1 kez 'nitelikli dolandırıcılık', 2 kez 'rüşvet', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme' suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi mütalaada talep edildi. Tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Utku Caner Çaykara'nın 'ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması' suçundan beraati, 'rüşvet' suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in rüşvet' suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in ise 2 kez 'ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma' suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
İHA
İHA