Kocaeli'de emekli makine teknisyeni 48 yaşındaki Ender Samsa, merhum babasından miras kalan 12 metrekarelik kömürlükten bozma atölyede geçmişi geleceğe taşıyor. Bakır ve pirinç işleyerek unutulmaya yüz tutmuş tarihi karpit lambalarını yeniden gün yüzüne çıkaran Samsa, el emeği göz nuru eserleriyle hem yurt içinden hem de yurt dışından ilgi görüyor.Derince ilçesinde ikamet eden evli ve 2 çocuk babası Ender Samsa'nın emekli makine mühendisi olan babası Gültekin Samsa, evlerinin kömürlüğünü 20 yıl önce tamirhaneye çevirdi. Babasının vefatının ardından atölyeyi genişleterek yeni ekipmanlar ekleyen Samsa, 4 yıl önce emekli olmasının ardından mesaisinin tamamını bu 12 metrekarelik alana harcamaya başladı.Samsa, atölyesinde pirinç ve bakır işleyerek antika restorasyonu yapmanın yanı sıra, sanayide dahi bulunamayan nadir parçaları üretiyor. Yurt içi ve yurt dışından müşteri kitlesi bulunan Samsa'nın el emeği ürünleri arasında en fazla dikkati çekenlerin başında ise 1800'lü yıllarda aydınlatma amacıyla kullanılan karpit lambaları geliyor.
Ham pirinç ve pirinç borular işlenerek tamamen el emeğiyle ortaya çıkarılan bu lambalar, kalsiyum karbür (karpit) taşı ile suyun reaksiyona girmesiyle ışık saçıyor. Su ve taşın birleşmesi sonucu açığa çıkan asetilen gazının yüksek ısı ve basınç üretmesi nedeniyle özel bir mühendislik çalışması da yürüten Samsa, lambanın tanklarını 82 bar basınca dayanabilecek sağlamlıkta tasarlayarak bu düzeneği aslına uygun ve güvenli şekilde günümüze taşıyor."Geçmişini bilmeyen insan gelecekte başarılı olamaz"Ender Samsa, yaptığı açıklamada, gençlik döneminde babasının kendisini atölyede yetiştirdiğini ve metal bilgisinin ondan miras kaldığını söyledi. Bu tecrübeyi antika tutkusuyla birleştirdiğini belirten Samsa, "Geçmişteki değerli objeleri gelecek nesillere gösterelim istedim çünkü geçmişini bilmeyen insan gelecekte başarılı olamaz. O yüzden atölyemizde hem eski kullanılmış olan eşyaların restorasyonunu hem de tamirini yapıyoruz" dedi."Bunu başarmadan ölmeyeceğim inşallah"Atölyeyi kurmaktaki en büyük amacının çocuklarına rol model olmak olduğunu vurgulayan Samsa, Türk insanının neler yapabileceğini göstermek istediğini ifade ederek, "Yüzyıllardır hep yabancı milletlerin ürettiği eşyaları kullandık. En fazla yapabildiğimiz, o ürünleri kullanmaya devam edebilmek için onlara parça yapmak, yedek parça üretmek ya da tamir etmek oldu. Neden bizim ürettiğimiz bir ürünü dünya tanımasın? Türk insanının istediği zaman neler yapabileceğini dünyaya göstermek istiyorum ve bunu başaracağıma inanıyorum. Bunu başarmadan ölmeyeceğim. Bu konuda iddialıyım" diye konuştu."Atalarımızın çektiği zorlukları yeni nesillere öğretmek istedim"
Samsa, 1800'lerin ikinci yarısında kullanılmaya başlanan ve 1940'larda elektriğe yenik düşen karpit lambasının madenlerde, ilk arabalarda ve bisikletlerde kullanıldığını hatırlatarak, şunları kaydetti:"Maden sektöründe, o dönemki ilk arabalarda ve ilk bisikletlerde rüzgara karşı da dirençli olduğu için aydınlatma amacıyla kullanılmış. Aynı zamanda asetilen gazı kaynak sektöründe kullanıldığı için çok güçlü bir gazdır. Alev miktarını ayarlayarak basit lehim ve kaynak işlerini de yapabilirsiniz. Benden başka yapan yok diye biliyorum. Antika tutkumuz var. Bu sebeple ben de karpit lambaları yapmaya başladım çünkü eski ürünlerin hepsi tamamen insana yönelik yapılmış. Arıza yapmıyor. İki sene sonra eskiyip atmak zorunda kalmıyorsun. Yıllarca kullanabileceğin tasarımda ve sağlamlıkta ürünler yapmışlar. Biz bugün bu atölyede bu geleneği sürdürmeye çalışıyoruz. Örnek veriyorum, şarjlı bir ürünü bir saat kullanıyorsun, sonra sana verdiği elektriği senden geri alıyor çünkü tekrar şarj etmen gerekiyor. Kalsiyum karbür taşı zaten doğada cevher olarak fazlaca bulunuyor. Suyu da Allah vermiş. Neden kullanmayalım? Birinci Dünya Savaşı ve Çanakkale cephelerinde atalarımız bu lambalardan fazlaca istifade etmişler. Biz onlarla övünen bir nesiliz. Övünmekte haklıyız ama onların çektiği zorlukları da bizden sonra gelecek nesillere öğretebilmek için bu lambayı yapmak istedik."Özel tasarım tanklar 82 bar basınca dayanıklıKarpit lambasının yapımında ham pirinç ve pirinç boru kullandığını, ürünlerin belli testlerden geçtiğini aktaran Samsa, basınca dayanıklılığın büyük önem taşıdığına dikkati çekti. Samsa, asetilen gazının açığa çıkarken yüksek basınç ve ısı ürettiğini belirterek, "Buna dayanıklı bir tank olması gerekiyor. Biz tankımızın hacmini hesapladık. Buraya konulan taşın üretebileceği basıncı hesapladık ve bunun yaklaşık 3-4 katına dayanabilecek bir tank tasarlayarak yaptık. Şu görmüş olduğunuz basit tank 82 bar basınca dayanıklı. Bu ürünlere talep de var" diye konuştu."Bu ürünleri dünyaya tanıtmak istiyorum"Ender Samsa, hedefinin sadece tamiratla sınırlı kalmadığını da vurgulayarak, el emeği ürünlerini dünya çapında tanıtmak istediğinin altını çizdi. Mevcut çalışma alanının küçüklüğüne dikkati çeken Samsa, "Aslında gençlerimizi özendirebilmek için bu tip ilgi çekici ürünlerin yapılması gerekiyor. İlgilerini bu yöne odaklayabilirsek, bu sanatı benden sonra yapabilecek hevesli arkadaşlar yetiştirmek istiyorum" değerlendirmesinde bulundu.Evlerinin küçük bir bölümünü oluşturan 12 metrekarelik atölyede çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Samsa, bu kısıtlı alanda ortaya çıkardıkları ürünlere ilişkin şu bilgileri paylaştı:"Tamamen el yapımı pirinçten çakmak yaptım. Kullanıcısı olduğum için kendime pirinç pipo yaptım ve bu da meraklıların gerçekten çok hoşuna gitti. Değerli eşyalar için darbelere ve suya karşı dayanıklı saklama kabı ürettim. Karpit lambasının yanı sıra çok daha başka projelerimiz de var. Ürünlerinin restorasyonu için sıra bekleyen arkadaşlarımızı kırmamak adına onları biraz erteliyorum. Çizimleri, hesapları hazır. İnşallah karpit lambasından sonra sırayla onları da yapmaya başlayacağım. Ayrıca piyasada bulunmayan ya da yapılamayan parçaları da yapıyorum.""Amacım, arkamızda üretmeye meraklı bir nesil bırakmak"
Özel siparişler üzerine de çalıştığını dile getiren Samsa, yakın zamanda 1,5 metrelik maket bir gemiye tamamen el işçiliğiyle pirinç çapa ürettiğini söyledi. Bu tarz zorlu parçaların üretiminin vakit aldığını ancak ortaya çıkan sonuca değdiğini belirten Samsa, "Dediğim gibi amacımız gençleri biraz özendirmek, arkamızda üretmeye meraklı bir nesil bırakmak. Bunu ne kadar başaracağız bilmiyorum" ifadelerini kullandı."Rol modelim babamdı"Atölyenin kuruluş hikayesinden ve babasının kendi üzerindeki etkisinden de bahseden Samsa, sözlerini şöyle tamamladı:"Rahmetli babam da emekli makine mühendisiydi. Çok meraklıydı. Biz bu eve ilk yerleştiğimizde, 20 sene önce burası kömürlüktü. Buraya kendine göre bir şekil verdi. Sürekli buradaydı. Evimize tamirci geldiğini hatırlamıyorum. Benim rol modelim oydu, hep onu örnek aldım kendime. Son 3-4 senedir de burayı biraz daha geliştirerek, antika restorasyonunda kullanılan basit makineler ve diğer eksikleri tamamlayarak onun yadigarını yaşatmaya çalışıyorum. Belki benden sonra da oğlum yaşatacak."
İHA
İHA