Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Eğitim meselesini biz milli varlığımızın, toplumsal direncimizin ve medeniyet davamızın tam merkezinde görüyoruz. Onun için aileyi daha da güçlendireceğiz. Öğretmenin vakarını, otoritesini ve rehberliğini daha da tahkim edeceğiz. Okullarımızı, evlatlarımızın kendini emniyette hissettiği, emeğinin karşılık bulduğu, birlikte yaşamanın adabını öğrendiği mekanlar olarak daha da kuvvetlendireceğiz" dedi.Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen 5'inci Uluslararası Montessori Zirvesi'ne katıldı. Programda konuşmasına Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarından hayatını kaybedenleri anarak başlayan Bakan Tekin, "Yaşadığımız acının üzerine öfke yığmanın, istismar dili üretmenin, kederi hoyratça hırpalamanın kimseye bir çıkış yolu açmadığını biliyoruz. Bize düşen, çocuklarımızın nasıl bir zamanın, nasıl bir çevrenin, nasıl bir ilişki ikliminin içinde büyüdüğünü daha derin bir ciddiyetle ele almaktır. Bu elim ve menfur hadise üzerinden aziz milletimizin inancına, medeniyet birikimine ve değer mirasına fatura çıkarmaya kalkışmak, çözüm arayışı değil; apaçık bir fırsatçılıktır" dedi."Biz okullarımızı birlikte yaşama şuurunun kök saldığı bir inşa alanı olarak görüyoruz"Okulda alınacak tedbirler ve Türkiye Maarif Modeli'nde atılan adımlara değinen Bakan Tekin, "Biz okullarımızı birlikte yaşama şuurunun kök saldığı bir inşa alanı olarak görüyoruz. Bu sebeple öğretmeni, aileyi, okul iklimini ve çocuklarımızın gelişim seyrini birbirinden kopuk başlıklar gibi ele almıyor; hepsini aynı maarif tasavvurunun birbirini tamamlayan unsurları olarak değerlendiriyoruz. Son dönemde güç vermeye çalıştığımız yöneliş de evlatlarımızın zihnini açan, kalbini besleyen, şahsiyetini tahkim eden daha kuşatıcı bir eğitim ufkunu adım adım yerleştirme çabasıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz de bu yönelişin en önemli kurucu sacayaklarından birini teşkil ediyor. Buradaki muradımız, evlatlarımızın bilgisini beceriyle, becerisini değerle, değerini de hayatla buluşturan bütüncül bir eğitim iklimini kökleştirmektir. Aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim nesiller hedefimiz; istidadı gözeten, öğretmeni rehberliğiyle güçlendiren, okul hayatını çocuğun karakterini, iradesini ve birlikte yaşama kültürünü besleyen asli bir imkân olarak ele alan bir anlayışa yaslanıyor. Bu bakımdan Montessori tecrübesi ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizle güç kazandırdığımız maarif yönelişi, aynı büyük hakikatin etrafında buluşuyor. Çocuklarımızın fıtratını gözeten bir eğitim anlayışından söz ediyoruz. Bu anlayışı sahada da adım adım beslemeye gayret ediyoruz. Çocuklarımızın milli ve manevi değerlerle, kuvvetli bir aidiyet duygusuyla ve ortak hafızayla büyümesini bu bakımdan son derece mühim görüyoruz" diye konuştu."Çocuklarımızın vicdanla, mesuliyet duygusuyla, mensubiyet şuuruyla ve milli hafızayla büyümesini önceledik"Çocuk ve aile yapısıyla ilgili yapılan çalışmaları dile getiren Bakan Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin erdem-değer-eylem yaklaşımını yıl boyunca okul iklimine yedirmeye çalıştık. 'Her Çocuk Bir Fidan, İlk Ders Yeşil Vatan' temasıyla başlayan çalışmalarımızı, "Bayrak Sevgisi" başlığıyla derinleştirdik. 'Maarifin Kalbinde Ramazan', 'Maarifin Kalbinde Çocuk' gibi etkinliklerle evlatlarımızın merhametle, paylaşmayla, hürmetle ve birlikte yaşama ahlakıyla daha güçlü biçimde buluşmasını sağlamaya çalıştık. Filistin ve Gazze'ye yönelik farkındalık çalışmalarından EBA ve TRT EBA'da tarihî hafızayı ve kahramanlık bilincini diri tutan içeriklere kadar uzanan geniş bir çerçevede, çocuklarımızın vicdanla, mesuliyet duygusuyla, mensubiyet şuuruyla ve millî hafızayla büyümesini önceledik. Aynı şekilde aileyi de eğitimin merkezinde tutan güçlü bir zemin oluşturmaya özel önem verdik. Velivizyon platformumuz ve aile ile ilgili yaptıklarımız, bu gayretimizin en görünür halkalarından biri oldu. Ailemle Eğitim Yolculuğum programlarıyla, Aile Okulu kurslarıyla, düzenli yayımladığımız aile eğitim bültenleriyle, Güçlü Aile Güçlü Gelecek Kongresi ve farklı temalarda gerçekleştirdiğimiz aile buluşmalarıyla anne-baba ile çocuk arasındaki bağı kuvvetlendiren daha sağlam bir destek alanı oluşturmaya çalıştık. Çünkü biz biliyoruz ki çocuğun iç dünyasında açılan ilk gedik de güçlenen ilk dayanak da çoğu zaman ailede başlıyor. Okulla ailenin aynı istikamete bakması, bu çağda her zamankinden daha hayati bir kıymet taşıyor. Zira modern çocukluğun yükü, bugün en görünür biçimde bağımlılık eğilimlerinde, dijital savrulmada, okuldan ve hayattan geri çekilmede kendini hissettiriyor. Biz de bu tablo karşısında bağımlılıkla mücadeleyi çocuklarımızın esenliği, karakter gelişimi ve okul aidiyetiyle birlikte ele aldık" diye konuştu."Eğitimi, bu milletin insan cevherini koruyan büyük bir inşa faaliyeti olarak gördük"Konuşmasına devam eden Bakan Tekin, "Bazı çevreler eğitimden söz ederken meseleyi hala dar ideolojik kalıpların içine hapsetmeye çalışıyor. Biz o sığ çerçeveyi kabul etmedik. Eğitimi, bu milletin insan cevherini koruyan, büyüten ve yarına taşıyan büyük bir inşa faaliyeti olarak gördük. Bu milletin çocukları bizim gözümüzde emanetin en kıymetli halkasıdır. Bu milletin maarifi de köksüz denemelere açık bir alan değil, medeniyet birikimimizin, tarih şuurumuzun, millî hafızamızın ve insan tasavvurumuzun taşıyıcı zeminidir. Bu ülkenin evlatlarını kendi inancından, tarihinden, bayrağından, kültüründen ve vicdanından kopararak bir gelecek kurulamayacağını en başından beri söyledik, bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz" dedi."Okullarımızı, evlatlarımızın kendini emniyette hissettiği, mekanlar olarak daha da kuvvetlendireceğiz"Dünyadaki bölgesel savaşlardan Türkiye Yüzyılı hedeflerini ifade eden Bakan Tekin, "Çok çetin bir coğrafyada yaşıyoruz. Yakın çevremizde savaşın, yıkımın, göçün, şiddetin ve savrulmanın insan hayatını nasıl örselediğini her gün görüyoruz. Gazze'de çocukluğun nasıl kuşatma altında kaldığını, bölgenin farklı havzalarında ailenin, okulun ve toplumsal huzurun nasıl yara aldığını müşahede ediyoruz. Böyle bir coğrafyada çocuklarını koruyabilen milletler ayakta kalıyor. Ailesini canlı tutabilen toplumlar yürüyüşünü sürdürüyor. Okullarını bilgiyle birlikte ahlakın, aidiyetin ve şahsiyetin mayalandığı mekanlara dönüştürebilen ülkeler yarına daha güçlü hazırlanıyor. Bu sebeple eğitim meselesini biz millî varlığımızın, toplumsal direncimizin ve medeniyet davamızın tam merkezinde görüyoruz. Onun için aileyi daha da güçlendireceğiz. Öğretmenin vakarını, otoritesini ve rehberliğini daha da tahkim edeceğiz. Okullarımızı, evlatlarımızın kendini emniyette hissettiği, emeğinin karşılık bulduğu, birlikte yaşamanın adabını öğrendiği mekanlar olarak daha da kuvvetlendireceğiz. Dijital çağın savurucu etkileri karşısında çocuklarımızın iç direncini daha da büyüteceğiz. Merhameti, hürmeti, paylaşmayı, dayanışmayı ve vatandaşlık şuurunu eğitim hayatımızın canlı unsurları arasında taşımayı sürdüreceğiz. Hiçbir tereddüde mahal vermeden ve herhangi bir gevşekliğe kapılmadan maarif çağı olarak tecelli edeceğine inandığımız Türkiye Yüzyılı idealine kararlılıkla hizmet etmeye devam edeceğiz" dedi.
İHA
İHA



