====================================================
BAKAN ÖZER 'İSTEDİĞİMİZ, ÜRETİCİMİZİN ÜRÜNDEN DAHA FAZLA KATKI PAYI ALABİLMESİ'
Milli Eğitim Bakanı ve Ordu milletvekili adayı Mahmut Özer, AK Parti Altınordu İlçe Başkanlığı'ndaki temaslarının ardından Altınordu Ziraat Odası Başkanlığı'nı ziyaret etti. Üreticilerin sorunlarını dinleyen Bakan Özer, Fındık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile ilgili Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile görüştüğünü ve arazi bulunduğu anda OSB'nin onayının çıkacağını söyledi. Bakan Özer, Ticaret Bakanı Mehmet Muş ile görüştüğünü, aynı zamanda serbest bölge kurulumuyla ilgili sürecin, hem arazinin belirlenmesi hem de yönetici şirketin kurulmasıyla hızlı şekilde nihayetleneceğini de aktardı.
Bakan Özer, Ordu'nun Türkiye'de fındıkta en fazla üretim yapan il olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye'deki üretimin yüzde 32'si Ordu'muzda, aynı zamanda kayıtlı üretim yapan çiftçi sayısı da 128 bin gibi inanılmaz yüksek bir rakam. Bizim istediğimiz bunun natürel fındık olarak tüketimi değil, işlenerek, katma değeri yüksek bir ürüne dönüştürülerek üreticimizin üründen daha fazla katkı payı alabilmesini sağlamak. Onun için bizim istediğimiz şey; imalat sürecinin de Ordu'da, Ordulu çiftçilerimizin, iş insanlarımızın katkılarıyla sürecin yönetilmesi ve çok daha fazla ülke ekonomisine ve Ordu'nun ekonomisine katkı verecek ürüne dönüştürebilmek" dedi.
'ELİMİZDEN NE GELİYORSA HER ZAMAN YANINIZDAYIZ'
Oda yönetimiyle sohbet eden Bakan Özer, daha sonra Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Ordu Şubesi'nde şehit ve gazi yakınlarıyla bir araya geldi. Milli Eğitim Bakanlığı olarak her türlü katkıyı şehit ve gazi ailelerine vereceklerini ifade eden Özer, "Biz devlet olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın, biliyorsunuz en fazla hassasiyet gösterdiği şehit ailelerimizin, gazilerimizin sorunları. Bizler de elimizden ne geliyorsa, her zaman sizin yanınızdayız. Derdinize ne kadar küçük de olsa katkı verebilirsek, biz kendimizi bahtiyar hissederiz. Tekrar ben şehitleri olan tüm ailelere başsağlığı diliyorum. İnşallah bu süreç içerisinde sizlerle birlikte olacağız. Milli Eğitim Bakanlığı olarak katkı vereceğimiz neler varsa sizin ihtiyaçlarınızı çözme bağlamında her türlü katkıyı vereceğiz. Çünkü sizler bize şehitlerimizin emanetisiniz. Bu emanete ne katkı verebilirsek, onların koşullarını ne kadar iyileştirebilirsek biz kendimizi o kadar mutlu hissederiz" diye konuştu. 'CANINI GÖZÜNÜ KIRPMADAN FEDA ETMEYE HAZIR VATANDAŞLARIMIZ VAR'
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Ordu Şubesi'ni de ziyaret eden Bakan Özer, "Ben bu ülke için nerede olursa olsun, fedakar bir şekilde Türkiye'nin çıkarlarını savundukları için, bu uğurda mücadele ettikleri için gazilerimize en içten şükranlarımı sunuyorum. Devletimiz bunun için güçlü. Hem yurt içinde, hem yurt dışında bu devlet için canını gözünü kırpmadan feda etmeye hazır vatandaşlarımız var. Gerçekten bu coğrafya, bu anlamda çok farklı bir coğrafya" dedi. 'POLİSİMİZ HER ZAMAN DEVLETİNİN YANINDA'
Polis Şehitleri Ve Malul Gazileri Yardımlaşma Derneği'ni de ziyaret eden Özer, şöyle konuştu: "Bu ülke her alanda devletin bekası için, milleti çıkarları için, vatan uğruna için fedakarca çalışan askerimiz, polisimiz, vatandaşlarımızın o güçlü iradeleriyle ayakta duruyor. Polisimiz her zaman devletinin yanında, milletinin hizmetinde faaliyet gösterirken kahpe saldırılara, terör saldırılarına maruz kalıyor. Bu süreçte özellikle polislerimizle ilgili İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu, gerçekten gece gündüz demeden, o arkadaşlarımızın koşullarını iyileştirmek için her türlü çabayı sarf ediyor. İnşallah Ordu'muzda da bu ailelerimizle, şehit yakını ailelerimizle, malul polis gazilerimizin aileleriyle ilgili yapılması gereken ne varsa, her zaman onların hizmetinde olacağız. İnşallah el birliğiyle ülkemizi daha güçlü hale getirmek için elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz."
Görüntü Dökümü:
-Bakan Mahmut Özer'in ziraat odasında konuşması
- Gazi ve şehit derneklerini ziyaretinden detay görüntüler
-Bakan Mahmut Özer'in konuşması Haber/Kamera: Mustafa KIRLAK-ORDU-DHA ================================================= KILIÇDAROĞLU: ÇOK KUTUPLAŞTIK ARTIK BİRLEŞELİM
CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Millet Bulaşmaları kapsamında Balıkesir'de halka seslenerek, "Bir siyasetçinin ötesinde sade bir vatandaş olarak söylüyorum. Bir değişime ihtiyacımız var. Çok kutuplaştık artık birleşelim. Artık birlik zamanı. Kavganın değil, barışmanın zamanı. Birbirimize şöyle veya böyle sert sözler söyleme zamanı değil. Türkiye'nin içinde bulunduğu bu karamsar atmosferi aşma zamanı" dedi.
CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Balıkesir'e beraberinden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'la geldi. Balıkesir Kuvayi Milliye Meydanı'nda halka seslenen Kılıçdaroğlu, "Herkesin derdi, sıkıntısı var. 21 yıldır ülkeyi yönetiyorlar. Artık değişimin zamanı geldi. Yeni bir ruha ve anlayışa ihtiyacımız var. Bunu bir siyasetçinin ötesinde sade bir vatandaş olarak söylüyorum. Bir değişime ihtiyacımız var. Çok kutuplaştık artık birleşelim. Artık birlik zamanı. Kavganın değil barışmanın zamanı. Birbirimize şöyle veya böyle sert sözler söyleme zamanı değil. Türkiye'nin içinde bulunduğu bu karamsar atmosferi aşma zamanı" ifadelerini kullandı. '85 MİLYONUN HUZUR İÇİNDE YAŞADIĞI BİR TÜRKİYE İNŞA EDECEĞİZ'
Evlerde geçim sıkıntısı olduğunu, hayat pahalılığını ve gençlerin umutsuz olduklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Annelerin, 'Çocuğumun beslenme çantasına ne koyayım?' diye düşündüğünü biliyorum. Bir anne, 'Çocuğumun beslenme çantasına yarım ekmek koyup, arasına salça sürüyorum' diyor. Ben bu acıyı biliyorum. Bir çocuğumuz açsa 85 milyon açız demektir. Bir çocuğumuz karanlıktaysa 85 milyonumuz karanlıkta demektir. Bir çocuğumuzun evindeki fatura ödenmedi diye, kışın ortasında doğal gazı kesiliyorsa hepimiz soğuktayız demektir. Yeni bir anlayışı getireceğim söz verdim. Kimseyi ötekileştirmeden 85 milyonun huzur içinde yaşadığı bir Türkiye inşa edeceğiz. İnşa etmenin yolu sizin oylarınızdan geçiyor" diye konuştu. 'ALIN TERİNİN DEĞER BULDUĞU TABLOYU İNŞA EDECEĞİZ'
Balıkesir'in Kuvayi Milliye'nin merkezi olmasının yanı sıra tarımın, turizmin ve eğitimin de merkezi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin yeniden adalet içinde inşa edilmesini istiyor musunuz? Söz veriyorum, 6 lider bir aradayız, birlikteyiz. Hepimiz bu ülkede huzur olmasını istiyoruz. Bu bölgenin şikayetlerini de biliyorum. Normalde bu kadar zengin bir coğrafyada, Allah aşkına çiftçi zarar eder mi? Zarar etmesine izin verilir mi? Arpa, buğday, yulaf, et, canlı hayvan dışarıdan geliyor. Kardeşim yurt dışındaki çiftçiyi desteklemek yerine kendi çiftçini desteklesen daha iyi olmaz mı? Bizim insanımız kazanmaz mı? Bunların tamamı olacak. Onlar 5'li çeteler için çalıştılar. Bay Kemal vatandaşı için çalışacak. Bundan emin olun. Bizim için yandaş değil vatandaş önemli. Herkesin kazandığı herkesin ürettiği hiç kimsenin zarar etmediği, alın terinin değer bulduğu tabloyu inşa edeceğiz. Ayrımcılığı bitireceğiz göreceksiniz. Ötekileştirmeyi bitireceğiz. 85 milyon birlikte çalışacağız, birlikte alın teri dökeceğiz, Türkiye'nin büyümesi için çaba harcayacağız" ifadelerini kullandı. 'BÜTÜN KÖY OKULLARINI AÇACAĞIZ'
Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye'yi inşa edeceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, her evde huzur, bereket olacağını, insanların güldüğü, komşularıyla ilişkilerinin iyi olduğu ve sokaklarda rahatça gezecekleri bir Türkiye istediklerini belirtti. Üniversitelerde bilgi üretileceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Öğrencilerimiz mezun olacak ve işleri büyük ölçüde hazır olacak. Söz verdim. 100 bin öğretmen atamasını cumhuriyetin 100'üncü yılında yapacağız. Bütün köy okullarını açacağız. Ferhat ile Şirin'in buluştuğu gibi öğretmenle öğrenciyi buluşturacağız. Dolayısıyla, 'Köyü terk edip, çocuğunu okutmak için kente geleyim' demeyecek. Öğretmeni orada olacak. Her köyde ziraat teknisyeni veya mühendisi de olacak. Bunların ücretlerini nasıl öğretmeninkini ödüyorsa ödeyecek. Toprak analizlerini yapacak. Hangi ürünlerin ekilmesi gerektiğini söyleyecek. Havza bazlı planlama yapacağız. Çiftçi üretecek ve asla zarar etmeyecek. Hayvancılık yapıyorsa veteriner hekim orada olacak. Sağlık teknisyeni orada olacak. Üreticinin hayvanlarının aşılarını, tedavilerini yapacak. Köyde öğretmen, ziraatçi, veteriner ve imam olacak. Köyün entelektüel düzeyini de yükselteceğiz ve huzur içinde yaşayacaklar" dedi. 'EMEKLİYE ASGARİ ÜCRET KADAR PROMOSYON'
Kırsalda çalışan gençlerin ve tüm kadınların sosyal güvenlik primlerini devletin ödeyeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, kırsalda çalışan kadın emeklilik hakkına kavuşacağını, huzur içinde yaşayacağını belirtti. Emeklilere seslenen Kılıçdaroğlu, Ramazan ve Kurban Bayramları'nda emeklilere asgari ücret kadar ikramiye vereceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Önümüzde Kurban Bayramı var. Seçimden sonra Allah nasip eder geldiğimizde göreceksiniz bankaya gideceksiniz. Her emeklinin 15 bin lira parası olduğunu göreceksiniz. Bunu söyledim ya yine 'Parayı nereden bulacaksın?' diye koro halinde şikayet. Sen 5'li çeteye para bulurken emekliye bulamıyorsun. 5'li çetelere, tefecilere para var, emekliye gelince parayı nereden bulacaksın. O parayı söke söke alacağım emekliye, işçiye, üreticiye vereceğim" diye konuştu. SİYASETÇİ HALKA ÖRNEK OLMAZSA OLMAZ
Mütevazı yaşamayı bilen insanlar olduklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Sizdeniz, sizin gibiyiz. Evimiz, barkımız, mutfağımız çocuklarımız da öyle. Çocuklarımız askerlik yapsın diye bedelliye göndermedik. 'Garibanın çocuğu askerlik yapıyorsa Bay Kemal'in çocuğu da gitsin askerlik yapsın' dedik. Düşüncemiz, felsefemiz, inancımız odur. Siyasetçi halka örnek olmazsa olmaz. O nedenle ahlaklı bir siyaset, toplumu sorunlarını çözmeye kilitlenmiş bir siyaset anlayışını getirmek istiyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz ve bu mücadeleyi mutlaka kazanacağız. Sizinle birlikte kazanacağız."
'DEVLETİ SOYDULAR'
Devletin 418 milyar dolar soyulduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Parayı götürdüler. 418 milyar dolarlık soygun olmasaydı 'Bu can bu bedende kaldığı sürece papazı vermem' cümlesine rahatlıkla cevap verebilirlerdi. Ne oldu? Para yok, kasa boş papazı teslim ettiler. Güçlü olursanız meydan okuyabilirsiniz. Güçlü olursanız bu ülkenin hakkını savunursunuz. Eğer güçsüzseniz, paraları başka yerlere kaptırırsanız birilerinin telkinlerinin dışına çıkmıyorsanız sizin bu ülkeye bir faydanız yoktur. Yine kalktılar söylediler. 'Beni kızdırma senin mal varlığını araştırırım' dedi. Tek bir cümle dahi kullanılmadı. Oysa Bay Kemal, "Mal varlığımı araştırmazsanız namertsiniz' derdi. 418 milyar dolarlık bir malı götürdüler. Sanıyorlar ki bu parayı yurt dışına gönderdiler. Bay Kemal bunları bulamaz. Son kuruşuna kadar nerede olduğunu biliyorum ve o paraların tamamını bu ülkeye getireceğim. Bu paralar çetelerin, 5'li çetelerin, uyuşturucu baronlarının değil 85 milyonun alın teridir. Çalındı ama alıp geleceğim endişe etmeyin" ifadelerini kullandı. 'SÖZLÜYÜ KALDIRACAĞIM'
Hakkı hukuku ve adaleti getireceğini belirten Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, "Gencecik evlatlarımız üniversiteyi bitirip işsiz kalıyorlar. Bunların sayısı milyonları buluyor. Baba evladının yüzüne bakamıyor çünkü o da işsiz. İmkanlar sonra derece sıkıntılı. Bu tabloyu düzeltmemiz lazım. Gencecik evlatlarımızın iş güç sahibi olması lazım. Çalışıp, KPSS'ye giriyor, yüksek puan alıyor sözlüde eliyorlar. Sözlüyü kaldıracağım. KPSS'ye girip başarılı olacaksınız ve atamanız yapılacak. Torpili bitireceğiz. Dayın varsa gidiyorsun. Dayı olmayan gariban ne yapacak? Sahipsiz mi olacak? Onun sahibi Bay Kemal olacak" dedi. 'YOLGEÇEN HANINA ÇEVİRDİLER'
Türkiye'yi yol geçen hanına döndüğünü ve sınır diye bir şey kalmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "İpini koparan geliyor. Sanki bu ülkenin sınırı yok. Sınırda 'Hudut namustur' yazar ama bunlar yolgeçen hanına çevirdiler. 3 milyon 600 bin Suriyeli kardeşimiz var. En geç 2 yıl içinde tüm Suriyeli kardeşlerimizi ülkelerine uğurlayacağız. Çok açık ve net söylüyorum. 'Gönderemezsin' diyorlar. Bay Kemal gönderecek. Buradaki Suriyelilerle de görüştüm. Nasıl göndereceğimi onlara da anlattım. 'Bu şartları sağlarsanız gideriz' dediler. Türkiye yolgeçen hanı olmayacak. Türkiye güçlü, onurlu bir ülkedir. Türkiye 3 milyon 600 bin sığınmacıya baktı eyvallah ama bitti kardeşim. Yazıktır günahtır. Vatandaşımız işsiz. Onların işinin olması lazım. Asgari ücretin yarısına, günde 18 saate çalışıyor. Onlara da yazık günah. Onları memleketlerine göndereceğiz. Suriye ile barışacağız. Onların Suriye'de can ve mal güvenliklerini sağlayacağız. Ne pahasına olursa olsun hiçbir vatandaşımın başını yere eğdirmeyeceğim. Göklere ve ufka bakacağız. Baharlar gelecek ülkemize" diye konuştu. 'TÜRKİYE'NİN ONURU, ŞEREFİ VARDIR'
CHP'nin altı okundan birinin milliyetçilik olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Bizim bazen milliyetçiliğimizi sorgulamaya çalışıyorlar. Sorgulamaya kalkanların ne olduklarını anlatayım. Ordunun en büyük fabrikalarından değeri 20 milyar olan tank palet fabrikasını Katar ordusuna peşkeş çektiler. Sözüm söz, tank palet fabrikasını alıp şanlı ordumuza vereceğim. Onlar yapamıyorlar. Sözde biz değil onlar milliyetçi. Sen gideceksin 3-5 kuruş için dileneceksin, Bay Kemal dilenmez. Türkiye'nin onuru, şerefi vardır. Düne kadar hakaret ettiğin adamın ayağına gidiyorsun. Suriye'de 34 askerimiz şehit edildi. 2 gün sonra Erdoğan Putin'e gitti, kapıda bekletildi. Putin kronometreyi açtı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nı kapısında kaç dakika beklettiğini tüm dünyaya gösterdi. Sonra kapıyı açıp, 'Gel konuş' dedi. Bu mudur dünya lideri olmak? Bu mudur Türkiye'nin itibarını korumak? Şehit olan bizim askerimizi vuran Rusya. Özür dilemesi gereken Rusya. Tazminat ödemeleri, sıkıntılarımızı anlamaları lazım. Tüm bunları unuttular. Ayağa gitti, yalvardı yakardı dönüp, Türkiye'ye geldi. Bu mudur milliyetçilik? Geçmişte AK Parti ve MHP'ye oy veren vatandaşlarımıza soruyorum. Bu mudur milliyetçilik? Yeni bir sayfayı açmak zorundayız. Kadını, erkeği, yaşlısı genci birlikte olmak zorundayız. Türkiye'yi saygın bir ülke yapmalıyız. Üretmek zorundayız. Şanlıurfa'da 'Büyükşehir belediye başkanlığını bize verin tüm çiftçilere elektriği bedava vereceğiz' dedim. 'Elinden tutan mı var yap' dediler. Denizli'nin Bozkurt ilçesinde bir kadın belediye başkanımız var. Kurdu güneş panellerini elektrik elde ediyor ve çiftçiye bedava veriyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi de aynı şekilde. Bizim için önemli olan bu ülkenin çıkarlarıdır. Dışarıdan elektrik üretmek için petrol getiriyorsun, dolarla ödüyorsun. Doğal gaz alıyorsun dolarla ödüyorsun. Güney Afrika'dan kömür getirip dolarla ödüyorsun. Burası bedava kardeşim. Allah'ın güneşi bedava. Tüm çiftçilere elektriği ücretsiz vereceğiz. Artan elektriği de satacaksınız" ifadelerini kullandı. 'CUMHURBAŞKANLIĞINA BAĞLI 16 UÇAĞI SATACAĞIM'
Kılıçdaroğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Bu kardeşiniz 27,5 yıl devlette çalıştı. Bunun ağırlığı Maliye Bakanlığı'nda. Bütçe nasıl yapılır? Gelir nasıl toplanır? Tüm hayatım böyle geçti. Göreceksiniz savurganlığı bitireceğim. O savurganlıkla tüyü bitmemiş yetimin hakkının nasıl yendiğini biliyorum. Onun nasıl önleneceğini göreceksiniz. Cumhurbaşkanlığı'na bağlı 16 uçağı satacağım, yangın söndürme uçakları alacağım. Ormanımız yanarken Allah'ın yarattığı canlılar da gidiyor. Bunlarda vicdan yok. 16 uçağın var, orman yangınını söndürecek uçak bulamadılar. Orman yangınları için yeni uçak filoları oluşturacağız. THK'ya vereceğiz. THK, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu kadim bir kuruluştur. Kızılay'ı da düzelteceğiz. Çadır işlerini bırakacağız. Başındaki adamları bir tarafa atacağız. 5,6,7 yerden maaş alma dönemini bitireceğiz." 'HAZİNEYİ İYİCE BOŞALTIYORLAR'
Enflasyonun yükseldiğini ve bu kafayla hiçbir şeyin düzelmeyeceğini söyleyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, "Dolar kurları iki tane oldu. Devlet gidiyor, şimdi altın satıyor, döviz alıyor. Hazineyi iyice boşaltıyorlar. Bunun sonu nereye gidecek. Şimdiye kadar yapamadılar. Önüne geçemediler. Bundan mı önüne geçecekler. Bunların yapamadığı, yapamayacağı garanti ama bir umut var. İktidarı değiştirirseniz, en azından bunları düzeltmeye imkanı var, umudu var. Bunun için altılı masa yan yana geldik" dedi. 'DEMOKRASİ MÜCADELESİ VERİYOR
Türkiye'nin demokrasi mücadelesi verdiğini belirten İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Belki ilerleyen yıllarda başka mücadeleler, daha iyinin arayışlarını yapabiliriz ama bu seçim, o seçim değil. Oyları böldürmemeye, oyları bir arada, Millet İttifakı'na kullanmaya ve çok güzel insan, bu memleketin birleştirici gücü Kemal Kılıçdaroğlu'nu Cumhurbaşkanı yapmaya hazır mıyız? O zaman Balıkesir'de işimiz tamam" diye konuştu. 'OYLARIMIZI ZAYİ ETMEYELİM'
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan oy pusulalarında iki tercih olduğunu belirterek, "Bu tercihlerin dışındaki oylar zayi olacak diye bir endişem var. Tercihimizi net yapalım. Açık yapalım ve birinci turda bu işi bitirelim. Kararlı hareket edersek olacaktır. Siz pusulaya 'Evet' mührünü vuracaksınız, biz de Türkiye'nin yarınlarına damgamızı vuracağız inşallah" ifadelerini kullandı. CHP ve İYİ Parti Milletvekili adaylarının tanıtımının ardından miting son buldu.
DHA
Oda yönetimiyle sohbet eden Bakan Özer, daha sonra Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Ordu Şubesi'nde şehit ve gazi yakınlarıyla bir araya geldi. Milli Eğitim Bakanlığı olarak her türlü katkıyı şehit ve gazi ailelerine vereceklerini ifade eden Özer, "Biz devlet olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın, biliyorsunuz en fazla hassasiyet gösterdiği şehit ailelerimizin, gazilerimizin sorunları. Bizler de elimizden ne geliyorsa, her zaman sizin yanınızdayız. Derdinize ne kadar küçük de olsa katkı verebilirsek, biz kendimizi bahtiyar hissederiz. Tekrar ben şehitleri olan tüm ailelere başsağlığı diliyorum. İnşallah bu süreç içerisinde sizlerle birlikte olacağız. Milli Eğitim Bakanlığı olarak katkı vereceğimiz neler varsa sizin ihtiyaçlarınızı çözme bağlamında her türlü katkıyı vereceğiz. Çünkü sizler bize şehitlerimizin emanetisiniz. Bu emanete ne katkı verebilirsek, onların koşullarını ne kadar iyileştirebilirsek biz kendimizi o kadar mutlu hissederiz" diye konuştu. 'CANINI GÖZÜNÜ KIRPMADAN FEDA ETMEYE HAZIR VATANDAŞLARIMIZ VAR'
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Ordu Şubesi'ni de ziyaret eden Bakan Özer, "Ben bu ülke için nerede olursa olsun, fedakar bir şekilde Türkiye'nin çıkarlarını savundukları için, bu uğurda mücadele ettikleri için gazilerimize en içten şükranlarımı sunuyorum. Devletimiz bunun için güçlü. Hem yurt içinde, hem yurt dışında bu devlet için canını gözünü kırpmadan feda etmeye hazır vatandaşlarımız var. Gerçekten bu coğrafya, bu anlamda çok farklı bir coğrafya" dedi. 'POLİSİMİZ HER ZAMAN DEVLETİNİN YANINDA'
Polis Şehitleri Ve Malul Gazileri Yardımlaşma Derneği'ni de ziyaret eden Özer, şöyle konuştu: "Bu ülke her alanda devletin bekası için, milleti çıkarları için, vatan uğruna için fedakarca çalışan askerimiz, polisimiz, vatandaşlarımızın o güçlü iradeleriyle ayakta duruyor. Polisimiz her zaman devletinin yanında, milletinin hizmetinde faaliyet gösterirken kahpe saldırılara, terör saldırılarına maruz kalıyor. Bu süreçte özellikle polislerimizle ilgili İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu, gerçekten gece gündüz demeden, o arkadaşlarımızın koşullarını iyileştirmek için her türlü çabayı sarf ediyor. İnşallah Ordu'muzda da bu ailelerimizle, şehit yakını ailelerimizle, malul polis gazilerimizin aileleriyle ilgili yapılması gereken ne varsa, her zaman onların hizmetinde olacağız. İnşallah el birliğiyle ülkemizi daha güçlü hale getirmek için elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz."
-Bakan Mahmut Özer'in ziraat odasında konuşması
- Gazi ve şehit derneklerini ziyaretinden detay görüntüler
-Bakan Mahmut Özer'in konuşması Haber/Kamera: Mustafa KIRLAK-ORDU-DHA ================================================= KILIÇDAROĞLU: ÇOK KUTUPLAŞTIK ARTIK BİRLEŞELİM
CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Millet Bulaşmaları kapsamında Balıkesir'de halka seslenerek, "Bir siyasetçinin ötesinde sade bir vatandaş olarak söylüyorum. Bir değişime ihtiyacımız var. Çok kutuplaştık artık birleşelim. Artık birlik zamanı. Kavganın değil, barışmanın zamanı. Birbirimize şöyle veya böyle sert sözler söyleme zamanı değil. Türkiye'nin içinde bulunduğu bu karamsar atmosferi aşma zamanı" dedi.
CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Balıkesir'e beraberinden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'la geldi. Balıkesir Kuvayi Milliye Meydanı'nda halka seslenen Kılıçdaroğlu, "Herkesin derdi, sıkıntısı var. 21 yıldır ülkeyi yönetiyorlar. Artık değişimin zamanı geldi. Yeni bir ruha ve anlayışa ihtiyacımız var. Bunu bir siyasetçinin ötesinde sade bir vatandaş olarak söylüyorum. Bir değişime ihtiyacımız var. Çok kutuplaştık artık birleşelim. Artık birlik zamanı. Kavganın değil barışmanın zamanı. Birbirimize şöyle veya böyle sert sözler söyleme zamanı değil. Türkiye'nin içinde bulunduğu bu karamsar atmosferi aşma zamanı" ifadelerini kullandı. '85 MİLYONUN HUZUR İÇİNDE YAŞADIĞI BİR TÜRKİYE İNŞA EDECEĞİZ'
Evlerde geçim sıkıntısı olduğunu, hayat pahalılığını ve gençlerin umutsuz olduklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Annelerin, 'Çocuğumun beslenme çantasına ne koyayım?' diye düşündüğünü biliyorum. Bir anne, 'Çocuğumun beslenme çantasına yarım ekmek koyup, arasına salça sürüyorum' diyor. Ben bu acıyı biliyorum. Bir çocuğumuz açsa 85 milyon açız demektir. Bir çocuğumuz karanlıktaysa 85 milyonumuz karanlıkta demektir. Bir çocuğumuzun evindeki fatura ödenmedi diye, kışın ortasında doğal gazı kesiliyorsa hepimiz soğuktayız demektir. Yeni bir anlayışı getireceğim söz verdim. Kimseyi ötekileştirmeden 85 milyonun huzur içinde yaşadığı bir Türkiye inşa edeceğiz. İnşa etmenin yolu sizin oylarınızdan geçiyor" diye konuştu. 'ALIN TERİNİN DEĞER BULDUĞU TABLOYU İNŞA EDECEĞİZ'
Balıkesir'in Kuvayi Milliye'nin merkezi olmasının yanı sıra tarımın, turizmin ve eğitimin de merkezi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin yeniden adalet içinde inşa edilmesini istiyor musunuz? Söz veriyorum, 6 lider bir aradayız, birlikteyiz. Hepimiz bu ülkede huzur olmasını istiyoruz. Bu bölgenin şikayetlerini de biliyorum. Normalde bu kadar zengin bir coğrafyada, Allah aşkına çiftçi zarar eder mi? Zarar etmesine izin verilir mi? Arpa, buğday, yulaf, et, canlı hayvan dışarıdan geliyor. Kardeşim yurt dışındaki çiftçiyi desteklemek yerine kendi çiftçini desteklesen daha iyi olmaz mı? Bizim insanımız kazanmaz mı? Bunların tamamı olacak. Onlar 5'li çeteler için çalıştılar. Bay Kemal vatandaşı için çalışacak. Bundan emin olun. Bizim için yandaş değil vatandaş önemli. Herkesin kazandığı herkesin ürettiği hiç kimsenin zarar etmediği, alın terinin değer bulduğu tabloyu inşa edeceğiz. Ayrımcılığı bitireceğiz göreceksiniz. Ötekileştirmeyi bitireceğiz. 85 milyon birlikte çalışacağız, birlikte alın teri dökeceğiz, Türkiye'nin büyümesi için çaba harcayacağız" ifadelerini kullandı. 'BÜTÜN KÖY OKULLARINI AÇACAĞIZ'
Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye'yi inşa edeceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, her evde huzur, bereket olacağını, insanların güldüğü, komşularıyla ilişkilerinin iyi olduğu ve sokaklarda rahatça gezecekleri bir Türkiye istediklerini belirtti. Üniversitelerde bilgi üretileceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Öğrencilerimiz mezun olacak ve işleri büyük ölçüde hazır olacak. Söz verdim. 100 bin öğretmen atamasını cumhuriyetin 100'üncü yılında yapacağız. Bütün köy okullarını açacağız. Ferhat ile Şirin'in buluştuğu gibi öğretmenle öğrenciyi buluşturacağız. Dolayısıyla, 'Köyü terk edip, çocuğunu okutmak için kente geleyim' demeyecek. Öğretmeni orada olacak. Her köyde ziraat teknisyeni veya mühendisi de olacak. Bunların ücretlerini nasıl öğretmeninkini ödüyorsa ödeyecek. Toprak analizlerini yapacak. Hangi ürünlerin ekilmesi gerektiğini söyleyecek. Havza bazlı planlama yapacağız. Çiftçi üretecek ve asla zarar etmeyecek. Hayvancılık yapıyorsa veteriner hekim orada olacak. Sağlık teknisyeni orada olacak. Üreticinin hayvanlarının aşılarını, tedavilerini yapacak. Köyde öğretmen, ziraatçi, veteriner ve imam olacak. Köyün entelektüel düzeyini de yükselteceğiz ve huzur içinde yaşayacaklar" dedi. 'EMEKLİYE ASGARİ ÜCRET KADAR PROMOSYON'
Kırsalda çalışan gençlerin ve tüm kadınların sosyal güvenlik primlerini devletin ödeyeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, kırsalda çalışan kadın emeklilik hakkına kavuşacağını, huzur içinde yaşayacağını belirtti. Emeklilere seslenen Kılıçdaroğlu, Ramazan ve Kurban Bayramları'nda emeklilere asgari ücret kadar ikramiye vereceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Önümüzde Kurban Bayramı var. Seçimden sonra Allah nasip eder geldiğimizde göreceksiniz bankaya gideceksiniz. Her emeklinin 15 bin lira parası olduğunu göreceksiniz. Bunu söyledim ya yine 'Parayı nereden bulacaksın?' diye koro halinde şikayet. Sen 5'li çeteye para bulurken emekliye bulamıyorsun. 5'li çetelere, tefecilere para var, emekliye gelince parayı nereden bulacaksın. O parayı söke söke alacağım emekliye, işçiye, üreticiye vereceğim" diye konuştu. SİYASETÇİ HALKA ÖRNEK OLMAZSA OLMAZ
Mütevazı yaşamayı bilen insanlar olduklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Sizdeniz, sizin gibiyiz. Evimiz, barkımız, mutfağımız çocuklarımız da öyle. Çocuklarımız askerlik yapsın diye bedelliye göndermedik. 'Garibanın çocuğu askerlik yapıyorsa Bay Kemal'in çocuğu da gitsin askerlik yapsın' dedik. Düşüncemiz, felsefemiz, inancımız odur. Siyasetçi halka örnek olmazsa olmaz. O nedenle ahlaklı bir siyaset, toplumu sorunlarını çözmeye kilitlenmiş bir siyaset anlayışını getirmek istiyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz ve bu mücadeleyi mutlaka kazanacağız. Sizinle birlikte kazanacağız."
Devletin 418 milyar dolar soyulduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Parayı götürdüler. 418 milyar dolarlık soygun olmasaydı 'Bu can bu bedende kaldığı sürece papazı vermem' cümlesine rahatlıkla cevap verebilirlerdi. Ne oldu? Para yok, kasa boş papazı teslim ettiler. Güçlü olursanız meydan okuyabilirsiniz. Güçlü olursanız bu ülkenin hakkını savunursunuz. Eğer güçsüzseniz, paraları başka yerlere kaptırırsanız birilerinin telkinlerinin dışına çıkmıyorsanız sizin bu ülkeye bir faydanız yoktur. Yine kalktılar söylediler. 'Beni kızdırma senin mal varlığını araştırırım' dedi. Tek bir cümle dahi kullanılmadı. Oysa Bay Kemal, "Mal varlığımı araştırmazsanız namertsiniz' derdi. 418 milyar dolarlık bir malı götürdüler. Sanıyorlar ki bu parayı yurt dışına gönderdiler. Bay Kemal bunları bulamaz. Son kuruşuna kadar nerede olduğunu biliyorum ve o paraların tamamını bu ülkeye getireceğim. Bu paralar çetelerin, 5'li çetelerin, uyuşturucu baronlarının değil 85 milyonun alın teridir. Çalındı ama alıp geleceğim endişe etmeyin" ifadelerini kullandı. 'SÖZLÜYÜ KALDIRACAĞIM'
Hakkı hukuku ve adaleti getireceğini belirten Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, "Gencecik evlatlarımız üniversiteyi bitirip işsiz kalıyorlar. Bunların sayısı milyonları buluyor. Baba evladının yüzüne bakamıyor çünkü o da işsiz. İmkanlar sonra derece sıkıntılı. Bu tabloyu düzeltmemiz lazım. Gencecik evlatlarımızın iş güç sahibi olması lazım. Çalışıp, KPSS'ye giriyor, yüksek puan alıyor sözlüde eliyorlar. Sözlüyü kaldıracağım. KPSS'ye girip başarılı olacaksınız ve atamanız yapılacak. Torpili bitireceğiz. Dayın varsa gidiyorsun. Dayı olmayan gariban ne yapacak? Sahipsiz mi olacak? Onun sahibi Bay Kemal olacak" dedi. 'YOLGEÇEN HANINA ÇEVİRDİLER'
Türkiye'yi yol geçen hanına döndüğünü ve sınır diye bir şey kalmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "İpini koparan geliyor. Sanki bu ülkenin sınırı yok. Sınırda 'Hudut namustur' yazar ama bunlar yolgeçen hanına çevirdiler. 3 milyon 600 bin Suriyeli kardeşimiz var. En geç 2 yıl içinde tüm Suriyeli kardeşlerimizi ülkelerine uğurlayacağız. Çok açık ve net söylüyorum. 'Gönderemezsin' diyorlar. Bay Kemal gönderecek. Buradaki Suriyelilerle de görüştüm. Nasıl göndereceğimi onlara da anlattım. 'Bu şartları sağlarsanız gideriz' dediler. Türkiye yolgeçen hanı olmayacak. Türkiye güçlü, onurlu bir ülkedir. Türkiye 3 milyon 600 bin sığınmacıya baktı eyvallah ama bitti kardeşim. Yazıktır günahtır. Vatandaşımız işsiz. Onların işinin olması lazım. Asgari ücretin yarısına, günde 18 saate çalışıyor. Onlara da yazık günah. Onları memleketlerine göndereceğiz. Suriye ile barışacağız. Onların Suriye'de can ve mal güvenliklerini sağlayacağız. Ne pahasına olursa olsun hiçbir vatandaşımın başını yere eğdirmeyeceğim. Göklere ve ufka bakacağız. Baharlar gelecek ülkemize" diye konuştu. 'TÜRKİYE'NİN ONURU, ŞEREFİ VARDIR'
CHP'nin altı okundan birinin milliyetçilik olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Bizim bazen milliyetçiliğimizi sorgulamaya çalışıyorlar. Sorgulamaya kalkanların ne olduklarını anlatayım. Ordunun en büyük fabrikalarından değeri 20 milyar olan tank palet fabrikasını Katar ordusuna peşkeş çektiler. Sözüm söz, tank palet fabrikasını alıp şanlı ordumuza vereceğim. Onlar yapamıyorlar. Sözde biz değil onlar milliyetçi. Sen gideceksin 3-5 kuruş için dileneceksin, Bay Kemal dilenmez. Türkiye'nin onuru, şerefi vardır. Düne kadar hakaret ettiğin adamın ayağına gidiyorsun. Suriye'de 34 askerimiz şehit edildi. 2 gün sonra Erdoğan Putin'e gitti, kapıda bekletildi. Putin kronometreyi açtı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nı kapısında kaç dakika beklettiğini tüm dünyaya gösterdi. Sonra kapıyı açıp, 'Gel konuş' dedi. Bu mudur dünya lideri olmak? Bu mudur Türkiye'nin itibarını korumak? Şehit olan bizim askerimizi vuran Rusya. Özür dilemesi gereken Rusya. Tazminat ödemeleri, sıkıntılarımızı anlamaları lazım. Tüm bunları unuttular. Ayağa gitti, yalvardı yakardı dönüp, Türkiye'ye geldi. Bu mudur milliyetçilik? Geçmişte AK Parti ve MHP'ye oy veren vatandaşlarımıza soruyorum. Bu mudur milliyetçilik? Yeni bir sayfayı açmak zorundayız. Kadını, erkeği, yaşlısı genci birlikte olmak zorundayız. Türkiye'yi saygın bir ülke yapmalıyız. Üretmek zorundayız. Şanlıurfa'da 'Büyükşehir belediye başkanlığını bize verin tüm çiftçilere elektriği bedava vereceğiz' dedim. 'Elinden tutan mı var yap' dediler. Denizli'nin Bozkurt ilçesinde bir kadın belediye başkanımız var. Kurdu güneş panellerini elektrik elde ediyor ve çiftçiye bedava veriyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi de aynı şekilde. Bizim için önemli olan bu ülkenin çıkarlarıdır. Dışarıdan elektrik üretmek için petrol getiriyorsun, dolarla ödüyorsun. Doğal gaz alıyorsun dolarla ödüyorsun. Güney Afrika'dan kömür getirip dolarla ödüyorsun. Burası bedava kardeşim. Allah'ın güneşi bedava. Tüm çiftçilere elektriği ücretsiz vereceğiz. Artan elektriği de satacaksınız" ifadelerini kullandı. 'CUMHURBAŞKANLIĞINA BAĞLI 16 UÇAĞI SATACAĞIM'
Kılıçdaroğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Bu kardeşiniz 27,5 yıl devlette çalıştı. Bunun ağırlığı Maliye Bakanlığı'nda. Bütçe nasıl yapılır? Gelir nasıl toplanır? Tüm hayatım böyle geçti. Göreceksiniz savurganlığı bitireceğim. O savurganlıkla tüyü bitmemiş yetimin hakkının nasıl yendiğini biliyorum. Onun nasıl önleneceğini göreceksiniz. Cumhurbaşkanlığı'na bağlı 16 uçağı satacağım, yangın söndürme uçakları alacağım. Ormanımız yanarken Allah'ın yarattığı canlılar da gidiyor. Bunlarda vicdan yok. 16 uçağın var, orman yangınını söndürecek uçak bulamadılar. Orman yangınları için yeni uçak filoları oluşturacağız. THK'ya vereceğiz. THK, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu kadim bir kuruluştur. Kızılay'ı da düzelteceğiz. Çadır işlerini bırakacağız. Başındaki adamları bir tarafa atacağız. 5,6,7 yerden maaş alma dönemini bitireceğiz." 'HAZİNEYİ İYİCE BOŞALTIYORLAR'
Enflasyonun yükseldiğini ve bu kafayla hiçbir şeyin düzelmeyeceğini söyleyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, "Dolar kurları iki tane oldu. Devlet gidiyor, şimdi altın satıyor, döviz alıyor. Hazineyi iyice boşaltıyorlar. Bunun sonu nereye gidecek. Şimdiye kadar yapamadılar. Önüne geçemediler. Bundan mı önüne geçecekler. Bunların yapamadığı, yapamayacağı garanti ama bir umut var. İktidarı değiştirirseniz, en azından bunları düzeltmeye imkanı var, umudu var. Bunun için altılı masa yan yana geldik" dedi. 'DEMOKRASİ MÜCADELESİ VERİYOR
Türkiye'nin demokrasi mücadelesi verdiğini belirten İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Belki ilerleyen yıllarda başka mücadeleler, daha iyinin arayışlarını yapabiliriz ama bu seçim, o seçim değil. Oyları böldürmemeye, oyları bir arada, Millet İttifakı'na kullanmaya ve çok güzel insan, bu memleketin birleştirici gücü Kemal Kılıçdaroğlu'nu Cumhurbaşkanı yapmaya hazır mıyız? O zaman Balıkesir'de işimiz tamam" diye konuştu. 'OYLARIMIZI ZAYİ ETMEYELİM'
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan oy pusulalarında iki tercih olduğunu belirterek, "Bu tercihlerin dışındaki oylar zayi olacak diye bir endişem var. Tercihimizi net yapalım. Açık yapalım ve birinci turda bu işi bitirelim. Kararlı hareket edersek olacaktır. Siz pusulaya 'Evet' mührünü vuracaksınız, biz de Türkiye'nin yarınlarına damgamızı vuracağız inşallah" ifadelerini kullandı. CHP ve İYİ Parti Milletvekili adaylarının tanıtımının ardından miting son buldu.
DHA