=================================================
KARADENİZ'DE KOROZYON RİSKİNE 'YAYGINLAŞTIRILMIŞ DÖNÜŞÜM' ÖNERİSİ
RECEP Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Ustabaş, Gürcistan merkezli depremleri hatırlatıp, Doğu Karadeniz'deki korozyon riskine dikkat çekti. Rize'de korozyondan etkilenen 25 bin metrekare alan üzerindeki binaların kentsel dönüşüme alındığını belirten Ustabaş, bu dönüşümün riskli bölgelerde yaygınlaştırılmasını istedi. Ustabaş, "Rize'de en büyük sıkıntı, donatılardaki korozyon. Donatı, korozyona uğradığında hacmi artıyor ve betonu çatlatıyor" dedi.
Kahramanmaraş merkezli depremler ile 12 Şubat'ta Gürcistan'da meydana gelen depremler, Doğu Karadeniz'deki şehirlerde de hissedildi. Depremlerin ardından sel ve heyelanın sıklıkla yaşandığı Rize'de yumuşak zemin, dolgu sahası ve heyelan riskli arazilerde inşa edilen yapıların güvenilirliği gündeme geldi. Rize'de 1960'lı yıllarda büyük taşlarla doldurup, arasına kum ve balçık gibi malzemelerle dolgu yapılan 350 bin metrekarelik alanda, korozyondan etkilenen 25 bin metrekare alan üzerindeki binaların kentsel dönüşüme alındığını hatırlatan uzmanlar, bu dönüşümün tüm Doğu Karadeniz'de yaygınlaştırılmasını istedi.
'GÜRCİSTAN'DA DEPREMLER OLDU, RİZE'DE SALLANDIK'
RTEÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Ustabaş, Gürcistan'da meydana gelen depremlerin Rize'de hissedildiğini hatırlatarak "Aslında depremi yaşıyoruz. Gürcistan'daki bir fay hattında sürekli 3.0- 3.5 büyüklüklerinde depremler oldu. Rize'de sallandık, Rizeliye bu mesajlar geliyor. Rize, bir deprem bölgesinde ve deprem olma olasılığı var. Bizim bu yapılarımızı doğru şekilde yapma zorunluluğumuz var. Buraya 2001'de geldiğimde taşıma gücünün çok düşük olduğu yerlerde binalar yapılmıştı. Bu binaların zamanla yattığı söyleniyordu. Şu an orada yeni binalar yapıldı. Bunlar, Rize açısından iyi çalışmalar. Yürütülen kentsel dönüşümler çok iyi. Bu dönüşüm, yaygınlaştırılsın istiyoruz" dedi. 'KOROZYONA UĞRADIĞINDA BETONU ÇATLATIYOR'
Kentteki yapıların en önemli sorununun bodrum ve zemin katlarında neme bağlı olarak gelişen korozyon olduğunu belirten Doç. Dr. Ustabaş, "Karadeniz'de deniz kumunun klorür miktarı düşük. Ancak kullanıldığı zaman standartların altında klor olsa bile nem hareketleri, beton kalitesindeki düşüklüğe bağlı çok hızlı paslanmasına neden oluyor. Rize'de en büyük sıkıntı, özellikle bodrum ve zemin katlarında karşılaştığımız en büyük sorun; donatılardaki korozyon. Donatı, korozyona uğradığında hacmi artıyor ve betonu çatlatıyor" diye konuştu. Görüntü Dökümü
-------------------------
- Şehirdeki binalardan görüntüler
- Belediye blokları kentsel dönüşüm arşiv
- Yapıda kulanılan demir ve betonlardan detaylar
- Doç. Dr. İlker Ustabaş Röp. HABER:Mehmet Can PEÇE KAMERA: RİZE- DHA =================================================
KONUT SAHİPLERİ, AYIPLI BİNALARIN BEDELİNİ ALABİLECEK
BURSA Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Dr. Çiğdem Mine Yılmaz, yeni alınan konutların 5 yıl garantili olduğunu belirterek, "Ayıp hileyle gizlenmişse veya ağır kusuru varsa bu 5 yıllık sürenin dışında daha uzun süreli zaman aşımı süreleri de var" dedi. Kahramanmaraş ve Hatay'da yaşanan depremlerin yaraları sarılmaya çalışılırken, BUÜ Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Dr. Çiğdem Mine Yılmaz, 'Tüketicinin Korunmasına Yönelik Kanun'a göre, hasarlı veya ağır hasarlı çıkarak hukuken ayıplı sayılan binalarda, konut sahibinin 5 yıl içinde sorumlu olan müteahhitle konut satıcısının, 'avantajlı vade ve faiz' gibi cazip tekliflerle kendilerini yönlendirdiği anlaşmalı finans şirketlerinden hak talep edebileceğini söyledi.
Yılmaz, konuyla ilgili açıklamasında, "Tüketicinin korunmasına yönelik kanuna göre, bir konutu kredi yoluyla alan, konut finansman kuruluşu dediğimiz kredi kullanılacak kuruluştan, finansal kiralama şirketlerinden konut satın almış kişiler, konutun ayıplı çıkması halinde; yani binanın, kolonunda hata, yapımda eksiklik, ağır kusur olması durumunda, biz bunlara ayıplı diyoruz. İşte bu durumlarda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 12'nci maddesine göre, tüketici 5 yıl içinde satın aldığı kişiye ve konut finansman kuruluşlarına karşı ayıbın giderilmesinden doğan haklarının kullanılmasını isteyebiliyor" diye konuştu. 'MADDİ ZARARIN TAZMİNİ İÇİN 20 YILLIK SÜRE'
Binadaki kusurların gizlenmesi veya gözle görülmeyecek bölgelerde olması halinde, konut sahibinin müteahhitle finansal kuruluşundan maddi zararının tanzimi için 20 yıl içinde hak talep edebileceğine dikkat çeken Yılmaz, "Ayıp hileyle gizlenmişse veya ağır kusuru varsa bu 5 yılın dışında, daha uzun süreli zaman aşımı süreleri de var. Taşınmaz satışı dışında, halk arasında 'kat karşılığı sözleşme' dediğimiz eser sözleşmesiyle binayı yaptırdığımızda, gözle görülür bir ayıp ortaya çıktığında, burada 5 yıllık süre var. Ancak bu 5 yılın dışında maddi zararımızın tazmini için de 20 yıllık süremiz var. Tüketicinin Korunmasına Yönelik Kanun'da ve Borçlar Kanunu'nda, konut sahibi ve alıcıyı koruyan maddelerin yanında, bir yandan da Medeni Kanun 865'inci maddemizde hasarlı binalara ilişkin alacaklı kuruluşun alabileceği tedbirlerden bahsediliyor. Binanın depremde yıkılma riski taşıdığı durumlarda alacaklı kuruluş da güçlendirme talebinde bulunabilir. Bunu mahkeme aracılığıyla veya kendi yöntemleriyle yaparak uzun vadede iki taraf için de uygun bir çözüm olacaktır" dedi.
Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Avukat Sıtkı Yılmaz ise ayıplı binanın yıkılması durumunda tüketicinin bütün zararının karşılanmasını talep edebileceğini belirterek, "Ayıplı bir bina söz konusuysa tüketici bulunduğu yerde mahkemeye başvurarak hem bina bedelinin iadesi hem de o konutundaki malzemelerinin zararının tazmini kapsamında talepte bulunabilir" diye konuştu.
DHA
RECEP Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Ustabaş, Gürcistan merkezli depremleri hatırlatıp, Doğu Karadeniz'deki korozyon riskine dikkat çekti. Rize'de korozyondan etkilenen 25 bin metrekare alan üzerindeki binaların kentsel dönüşüme alındığını belirten Ustabaş, bu dönüşümün riskli bölgelerde yaygınlaştırılmasını istedi. Ustabaş, "Rize'de en büyük sıkıntı, donatılardaki korozyon. Donatı, korozyona uğradığında hacmi artıyor ve betonu çatlatıyor" dedi.
RTEÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Ustabaş, Gürcistan'da meydana gelen depremlerin Rize'de hissedildiğini hatırlatarak "Aslında depremi yaşıyoruz. Gürcistan'daki bir fay hattında sürekli 3.0- 3.5 büyüklüklerinde depremler oldu. Rize'de sallandık, Rizeliye bu mesajlar geliyor. Rize, bir deprem bölgesinde ve deprem olma olasılığı var. Bizim bu yapılarımızı doğru şekilde yapma zorunluluğumuz var. Buraya 2001'de geldiğimde taşıma gücünün çok düşük olduğu yerlerde binalar yapılmıştı. Bu binaların zamanla yattığı söyleniyordu. Şu an orada yeni binalar yapıldı. Bunlar, Rize açısından iyi çalışmalar. Yürütülen kentsel dönüşümler çok iyi. Bu dönüşüm, yaygınlaştırılsın istiyoruz" dedi. 'KOROZYONA UĞRADIĞINDA BETONU ÇATLATIYOR'
Kentteki yapıların en önemli sorununun bodrum ve zemin katlarında neme bağlı olarak gelişen korozyon olduğunu belirten Doç. Dr. Ustabaş, "Karadeniz'de deniz kumunun klorür miktarı düşük. Ancak kullanıldığı zaman standartların altında klor olsa bile nem hareketleri, beton kalitesindeki düşüklüğe bağlı çok hızlı paslanmasına neden oluyor. Rize'de en büyük sıkıntı, özellikle bodrum ve zemin katlarında karşılaştığımız en büyük sorun; donatılardaki korozyon. Donatı, korozyona uğradığında hacmi artıyor ve betonu çatlatıyor" diye konuştu. Görüntü Dökümü
-------------------------
- Şehirdeki binalardan görüntüler
- Belediye blokları kentsel dönüşüm arşiv
- Yapıda kulanılan demir ve betonlardan detaylar
- Doç. Dr. İlker Ustabaş Röp. HABER:Mehmet Can PEÇE KAMERA: RİZE- DHA =================================================
BURSA Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Dr. Çiğdem Mine Yılmaz, yeni alınan konutların 5 yıl garantili olduğunu belirterek, "Ayıp hileyle gizlenmişse veya ağır kusuru varsa bu 5 yıllık sürenin dışında daha uzun süreli zaman aşımı süreleri de var" dedi. Kahramanmaraş ve Hatay'da yaşanan depremlerin yaraları sarılmaya çalışılırken, BUÜ Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Dr. Çiğdem Mine Yılmaz, 'Tüketicinin Korunmasına Yönelik Kanun'a göre, hasarlı veya ağır hasarlı çıkarak hukuken ayıplı sayılan binalarda, konut sahibinin 5 yıl içinde sorumlu olan müteahhitle konut satıcısının, 'avantajlı vade ve faiz' gibi cazip tekliflerle kendilerini yönlendirdiği anlaşmalı finans şirketlerinden hak talep edebileceğini söyledi.
Yılmaz, konuyla ilgili açıklamasında, "Tüketicinin korunmasına yönelik kanuna göre, bir konutu kredi yoluyla alan, konut finansman kuruluşu dediğimiz kredi kullanılacak kuruluştan, finansal kiralama şirketlerinden konut satın almış kişiler, konutun ayıplı çıkması halinde; yani binanın, kolonunda hata, yapımda eksiklik, ağır kusur olması durumunda, biz bunlara ayıplı diyoruz. İşte bu durumlarda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 12'nci maddesine göre, tüketici 5 yıl içinde satın aldığı kişiye ve konut finansman kuruluşlarına karşı ayıbın giderilmesinden doğan haklarının kullanılmasını isteyebiliyor" diye konuştu. 'MADDİ ZARARIN TAZMİNİ İÇİN 20 YILLIK SÜRE'
Binadaki kusurların gizlenmesi veya gözle görülmeyecek bölgelerde olması halinde, konut sahibinin müteahhitle finansal kuruluşundan maddi zararının tanzimi için 20 yıl içinde hak talep edebileceğine dikkat çeken Yılmaz, "Ayıp hileyle gizlenmişse veya ağır kusuru varsa bu 5 yılın dışında, daha uzun süreli zaman aşımı süreleri de var. Taşınmaz satışı dışında, halk arasında 'kat karşılığı sözleşme' dediğimiz eser sözleşmesiyle binayı yaptırdığımızda, gözle görülür bir ayıp ortaya çıktığında, burada 5 yıllık süre var. Ancak bu 5 yılın dışında maddi zararımızın tazmini için de 20 yıllık süremiz var. Tüketicinin Korunmasına Yönelik Kanun'da ve Borçlar Kanunu'nda, konut sahibi ve alıcıyı koruyan maddelerin yanında, bir yandan da Medeni Kanun 865'inci maddemizde hasarlı binalara ilişkin alacaklı kuruluşun alabileceği tedbirlerden bahsediliyor. Binanın depremde yıkılma riski taşıdığı durumlarda alacaklı kuruluş da güçlendirme talebinde bulunabilir. Bunu mahkeme aracılığıyla veya kendi yöntemleriyle yaparak uzun vadede iki taraf için de uygun bir çözüm olacaktır" dedi.
Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Avukat Sıtkı Yılmaz ise ayıplı binanın yıkılması durumunda tüketicinin bütün zararının karşılanmasını talep edebileceğini belirterek, "Ayıplı bir bina söz konusuysa tüketici bulunduğu yerde mahkemeye başvurarak hem bina bedelinin iadesi hem de o konutundaki malzemelerinin zararının tazmini kapsamında talepte bulunabilir" diye konuştu.
DHA