=======================================
BAKAN SOYLU: KİMSE BİRTAKIM RÜYALAR GÖRMESİN
TÜRK Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 178'inci yıl dönümü nedeniyle düzenlenen törende konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Kimse birtakım rüyalar görmesin. Kimse güneyimizde bir terör devleti kurmak için içeride birtakım iş birliği yapan, terör örgütü PKK'yı, onun siyasi destekçilerini masum göstermeye çalışan anlayışların üzerine yatacağımızı zannetmesin. Bizim terörle mücadelemiz; bir tek ferdimiz kalana kadar devam edecektir" dedi.
Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü'nde düzenlenen tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Burada konuşma yapan İl Emniyet Müdür Vekili Ömer Urhal, polislerin özlük haklarının iyileştirilmesine destek veren İçişleri Bakanı Soylu'ya teşekkür etti.
Urhal'ın ardından kürsüye gelen Bakan Soylu, Türk Polis Teşkilatı'nın zorluklarla ve zor zamanlarla büyümüş bir teşkilat olduğunu ve kurulduğu günden bu yana milletine hizmet ettiğini söyledi. Türk Polis Teşkilatı'nın Batı'daki meslektaşları gibi sadece adi, hırsız kovalayan bir teşkilat olmadığını ifade eden Soylu, "Küresel uyuşturucu şebekelerinden kaçak göç organizasyonlarına, uluslararası bahis çetelerinden siber suçlara kadar 21'inci yüzyıla ait pek çok melanet görmüştür. Ve bu teşkilat, dünyanın, afetselliği en yüksek olan ülkesinde, 6 Şubat'ta asrın afetini görmüştür. Ülkemizdeki afetselliğin artışını gördük, 2020 yılında Polis Arama Kurtarma (PAK) birimini, JAK'tan sonra PAK'ı kurduk. Bu arkadaşlarımız, 6 Şubat'ta yaşadığımız asrın afetinde 1151 vatandaşımızı enkaz altından sağ olarak kurtardı" dedi. '15 TEMMUZ'DAN ÖNCE SİBER SUÇLAR BÖLÜMÜNÜ ZAYIFLATMAK İSTEDİLER'
Türk Polis Teşkilatı'nın 178 yıl boyunca karşılaştığı hiçbir sıkıntı ve zorlukta acziyet içerisinde olmadığını kaydeden Soylu, şunları söyledi:
"Zorluklarla biriktirdiği tecrübesi ve aziz milletimizin verdiği desteğin gücüyle, duasıyla bütün yokluklarını kapatmış, görevini layıkıyla yerine getirmiştir. Karşılaştığımız her yeni güvenlik başlığına ait yeni adımlar attık. Siber suçlar birimimizi kurduk ve güçlendirdik. Çok iyi hatırlıyorum, 15 Temmuz'dan önce kolluk güçlerimizin siber suçlar bölümünü zayıflatmak için elli türlü tezgahın içerisinde olan FETÖ, maalesef bu alanda da Türk devlet kapasitesinin içini boşaltmaya çalışmıştı. Ve onu sorunlarla uğraşamayacak, baş edemeyecek bir hale getirmek, onu milletimize öyle gösterebilmek, özellikle güvenlik güçlerimizi hem acziyet içerisinde hem de kapasitesini genişlememiş bir şekilde göstermek FETÖ'nün, FETÖ'nün ipleri elinde olan Amerika'nın ve onun tezgahçılarının belki de en büyük stratejileriydi. Orada büyük bir takviye yaptık, hala o takviyeden rahatsız olduklarını elbette görüyoruz. Attığımız her adımda elbette ki karşımıza dikilenler oldu. Zehirli dilleri ile bizi yıpratmak isteyenler, yalanları ve iftiralarıyla yolumuzdan döndürmek isteyenler oldu. Fakat hamdolsun teşkilat ve bu teşkilatın evlatları bu milleti asla mahcup etmedi, asla yarı yolda bırakmadı." 'TÜRK POLİS TEŞKİLATI, TARİHİNİN EN BAŞARILI GÜNLERİNİ YAŞIYOR'
Asrın afetinde Türk polisinin nasıl görev yaptığını, arama-kurtarmadan afet bölgesinin güvenliğine, trafik akışından yardım çalışmalarına kadar nasıl gayret gösterdiğine herkesin şahit olduğunu, depremzede olmasına, yakınlarını, mesai arkadaşlarını kaybetmelerine rağmen vazifelerini bir an olsun ihmal etmediğini belirten Bakan Soylu, "Terörle mücadeleden uyuşturucuyla mücadeleye kadar, kaçak göçle mücadeleden hırsızla, uğursuzla mücadeleye kadar organize suç şebekelerinin milletimizin huzurunu bozmasını engel olabilmek için onlarla mücadeleden trafiğe kadar Türk Polis Teşkilatı, burada huzurunuzda gururla, onurla söylüyorum ki tarihinin en başarılı günlerini yaşamaktadır. Sadece ülkemizin içerisinde değil; ülkemizin dışarısında da birçok ülkede de birçok ülkenin sınır güvenliğinde, birçok ülkenin yol güvenliğinde, birçok ülkenin spor müsabakaları güvenliğinde başarıyla görev yapan, aklına, emeğine, tecrübesine müracaat edilen, 100'ün üzerindeki ülkeye kendi bilgisini, birikimini, tecrübesini ders olarak anlatan Türk Polis Teşkilatı ile bugün gurur duyuyoruz" diye konuştu. 'BUGÜN, 15 TEMMUZ'DAN DAHA GÜÇLÜYÜZ'
Türk polisinin bugüne kadar kendilerine verilen her görevi başarıyla yerine getirdiğini anlatan Soylu, şöyle devam etti: "FETÖ, 15 Temmuz'u yaptığı zaman, kardeşlerimizi şehit ettiğinde, bu milletin üzerine helikopterlerle, uçaklarla saldırdığında zannetti ki; bu ülkeyi teslim alıpi efendilerine teslim edecekler. 15 Temmuz'dan bugün daha güçlüyüz. 15 Temmuz darbesini yapmak isteyenlerin, o darbeyi gerçekleştirmek isteyenlerin içeride ve dışarıda bu darbenin sahiplerinin bugün daha fazla korkulu rüyasıyız. Bugün terör örgütünün Türkiye içerisinde tasfiye etmenin, ülkemizin her noktasında hiçbir saat mefhumu gözetmeksizin, insanlarımızın huzur içerisinde yaşamasının teminatı elbette ki Türk Polis Teşkilatı, jandarma teşkilatı, kahraman Mehmetçiğimiz, istihbaratımız ve bu ülkenin güvenlik güçleridir. Türk Polis Teşkilatı, hiçbir şeyden çekinmemiştir. Ne Gezi olaylarında, ne 17-15 Aralık'ta, ne 6-8 Ekim olaylarında, ne 15 Temmuz'da ne şehadeti göze alarak girdiği hiçbir terör operasyonunda, ne uyuşturucuyla mücadelede, ne organize suçlarla mücadelede hiçbir şeyden çekinmemiştir." 'MÜCADELEMİZ, BİR TEK FERDİMİZ KALANA KADAR DEVAM EDECEKTİR'
Konuşmasında terörle mücadelede kararlılık mesajı da veren Bakan Soylu, şunları söyledi:
"Kimse birtakım rüyalar görmesin. Kimse güneyimizde bir terör devleti kurmak için içeride birtakım iş birliği yapan, terör örgütü PKK'yı, onun siyasi destekçilerini masum göstermeye çalışan anlayışların üzerine yatacağımızı zannetmesin. Bizim terörle mücadelemiz; bir tek ferdimiz kalana kadar devam edecektir. Bu ülkenin bayrağına olan sadakatimiz, her hafta ğazartesi, her hafta cuma günü ilkokulundan ortaokula, liseye kadar okuduğumuz İstiklal Marşı'mıza olan sadakatimiz, bu ülkede şehitlerimize, onların ailelerine olan sadakatimiz, gazilerimize olan sadakatimiz, bu ülkenin bayrağına olan sadakatimiz, okunan ezanlara olan sadakatimiz, bu ülkenin birliğine olan sadakatimiz hiçbir şartta ama hiçbir şartta değişmeyecektir. Kim hangi oyunu kurarsa kursun, kim hangi tezgahı kurarsa kursun, bu ülkenin birliğine, beraberliğine, bu ülkenin büyümesine, kalkınmasına, etrafımızdaki ülkelere huzur vermemize elbette ki engel olamayacaktır. Türk Polis Teşkilatı'nı sadece üniformalarıyla görenlere söylemek istiyorum. Üniformaları vardı ve şereflidir ama onun altında bu ülkenin şerefli tarihi yatmaktadır. Onun altında yüce kalpleri, yüce gönüllülükler, bu ülke için her saniye, her salise atan o kalpleri yatmaktadır."
Görüntü dökümü
-----------------
- Bakan Süleyman Soylu'nun gelişi
- Tören alanında polislerden detay
- Soylu, polislerin arasında
- Soylu'dan detay
- Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması
- Süleyman Soylu'nun konuşması
- Soylu'nun polislerin gününü kutlaması Haber-Kamera: Ömer KOÇ- KAHRAMANMARAŞ-DHA) ================================================ 'ENKAZDA SARPER'İ EZMEMEK İÇİN ANNESİ 48 SAAT ELLERİNİN ÜZERİNDE SABRETMİŞ' ANTALYA'nın Serik ilçesinde görevliyken deprem sonrası Hatay'a gönderilen acil tıp teknisyeni Osman Kaçar, depremin 50'nci saatinde Kamuran Sarper Can'ı (14) enkazdan kurtardıklarını anlattı. Osman Kaçar, "Annesi, 48 saat çocuğunu ezmemek için ellerinin üzerinde sabretmiş. Sarper'in üzerine yük verse ezilme tehlikesi vardı" dedi. Serik Sağlık Müdürlüğü'nde görevli acil tıp teknisyeni Osman Kaçar, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye sevk edildi. Hatay'da enkazdan çıkarılan yaralıların ambulansla hastanelere sevk edilmesinde çalışan Osman Kaçar, gördükleri ve yaşadıklarından çok etkilendiğini söyledi. 'HİÇ KONTAK KAPATMADAN HASTA SEVK ETTİK'
Osman Kaçar, "Depremin olduğu ilk gün saat 05.30 gibi ekip arkadaşlarım beni aradı. Deprem bölgesine gitmek için hemen hazırlandık. O gün birinci ekip sabah gitti, biz de akşama doğru bölgeye hareket ettik. Gece bölgede Hatay Sahra Hastanesi'ne vardığımızda orada çok fazla yaralı vardı. Yaralıların bir an önce çevre illerdeki hastanelere aktarılması gerekiyordu. Yaklaşık 2 gün hiç kontak kapatmadan Hatay sahra hastanesinden aldığımız hastaları Adana, Mersin ve Dörtyol'a sevk ettik. En çok ikinci deprem bizleri tedirgin etmişti. Çok sallanıyordu. Görevimiz kurtarılan hastaları çevre illere aktarmaktı. Aklımıza bir şey getirmeden görevimizi yapmaya çalıştık" dedi. 'EN ÇOK KÖFTEYİ SEVDİĞİNİ SÖYLEDİ'
Çok duygusal anlar yaşadıklarını anlatan Osman Kaçar, "Göçüklerin altında duyduğumuz çocuklar vardı. Caddelerde bizden yardım isteyen insanlar vardı. Çok geniş bir alandı. Sağlık Bakanlığı ekipleri çok iyi çalıştı ama kurtarma çalışmaları uzun sürüyordu. Dikkat gerektiriyordu. Biz de çok duygusallaştık. Kamuran Sarper Can adlı kardeşimizi yaklaşık 50 saat sonra kurtarmıştık. Deprem anında beton parçasıyla Sarper yere düşmüş. Onun üzerine de annesi düşmüş. Annesi 48 saat çocuğunu ezmemek için ellerinin üzerinde sabretmiş. Sarper'in üzerine yük verse ezilme tehlikesi vardı. Beni en çok etkileyen hikayelerden biri o oldu. Kurtardık. Şu anda Ankara'da tedavi oluyor. Görüşüyoruz. Durumu gayet iyi. Sarper'i aldığımızda ayaklarını hissetmiyordu. Hatay'dan Adana'ya kadar konuşarak gittik. Kendisi Antalya'yı biliyordu. En çok köfteyi sevdiğini söyledi. Ben kendisine söz verdim. 'Sen Antalya'ya gel. İstediğin kadar, yiyebildiğin kadar köfte ısmarlayacağım' dedim. 'Kesinlikle geleceğim' dedi. Ben kendisini köfteciye götüreceğim. Haftada bir görüşüyoruz" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
---------------------
- Osman Kaçar röportaj
- Detay görüntüler
- Kurtardığı gencin fotoğrafı HABER- KAMERA: Namık Kemal KILINÇ/SERİK (Antalya),
DHA
Urhal'ın ardından kürsüye gelen Bakan Soylu, Türk Polis Teşkilatı'nın zorluklarla ve zor zamanlarla büyümüş bir teşkilat olduğunu ve kurulduğu günden bu yana milletine hizmet ettiğini söyledi. Türk Polis Teşkilatı'nın Batı'daki meslektaşları gibi sadece adi, hırsız kovalayan bir teşkilat olmadığını ifade eden Soylu, "Küresel uyuşturucu şebekelerinden kaçak göç organizasyonlarına, uluslararası bahis çetelerinden siber suçlara kadar 21'inci yüzyıla ait pek çok melanet görmüştür. Ve bu teşkilat, dünyanın, afetselliği en yüksek olan ülkesinde, 6 Şubat'ta asrın afetini görmüştür. Ülkemizdeki afetselliğin artışını gördük, 2020 yılında Polis Arama Kurtarma (PAK) birimini, JAK'tan sonra PAK'ı kurduk. Bu arkadaşlarımız, 6 Şubat'ta yaşadığımız asrın afetinde 1151 vatandaşımızı enkaz altından sağ olarak kurtardı" dedi. '15 TEMMUZ'DAN ÖNCE SİBER SUÇLAR BÖLÜMÜNÜ ZAYIFLATMAK İSTEDİLER'
Türk Polis Teşkilatı'nın 178 yıl boyunca karşılaştığı hiçbir sıkıntı ve zorlukta acziyet içerisinde olmadığını kaydeden Soylu, şunları söyledi:
"Zorluklarla biriktirdiği tecrübesi ve aziz milletimizin verdiği desteğin gücüyle, duasıyla bütün yokluklarını kapatmış, görevini layıkıyla yerine getirmiştir. Karşılaştığımız her yeni güvenlik başlığına ait yeni adımlar attık. Siber suçlar birimimizi kurduk ve güçlendirdik. Çok iyi hatırlıyorum, 15 Temmuz'dan önce kolluk güçlerimizin siber suçlar bölümünü zayıflatmak için elli türlü tezgahın içerisinde olan FETÖ, maalesef bu alanda da Türk devlet kapasitesinin içini boşaltmaya çalışmıştı. Ve onu sorunlarla uğraşamayacak, baş edemeyecek bir hale getirmek, onu milletimize öyle gösterebilmek, özellikle güvenlik güçlerimizi hem acziyet içerisinde hem de kapasitesini genişlememiş bir şekilde göstermek FETÖ'nün, FETÖ'nün ipleri elinde olan Amerika'nın ve onun tezgahçılarının belki de en büyük stratejileriydi. Orada büyük bir takviye yaptık, hala o takviyeden rahatsız olduklarını elbette görüyoruz. Attığımız her adımda elbette ki karşımıza dikilenler oldu. Zehirli dilleri ile bizi yıpratmak isteyenler, yalanları ve iftiralarıyla yolumuzdan döndürmek isteyenler oldu. Fakat hamdolsun teşkilat ve bu teşkilatın evlatları bu milleti asla mahcup etmedi, asla yarı yolda bırakmadı." 'TÜRK POLİS TEŞKİLATI, TARİHİNİN EN BAŞARILI GÜNLERİNİ YAŞIYOR'
Asrın afetinde Türk polisinin nasıl görev yaptığını, arama-kurtarmadan afet bölgesinin güvenliğine, trafik akışından yardım çalışmalarına kadar nasıl gayret gösterdiğine herkesin şahit olduğunu, depremzede olmasına, yakınlarını, mesai arkadaşlarını kaybetmelerine rağmen vazifelerini bir an olsun ihmal etmediğini belirten Bakan Soylu, "Terörle mücadeleden uyuşturucuyla mücadeleye kadar, kaçak göçle mücadeleden hırsızla, uğursuzla mücadeleye kadar organize suç şebekelerinin milletimizin huzurunu bozmasını engel olabilmek için onlarla mücadeleden trafiğe kadar Türk Polis Teşkilatı, burada huzurunuzda gururla, onurla söylüyorum ki tarihinin en başarılı günlerini yaşamaktadır. Sadece ülkemizin içerisinde değil; ülkemizin dışarısında da birçok ülkede de birçok ülkenin sınır güvenliğinde, birçok ülkenin yol güvenliğinde, birçok ülkenin spor müsabakaları güvenliğinde başarıyla görev yapan, aklına, emeğine, tecrübesine müracaat edilen, 100'ün üzerindeki ülkeye kendi bilgisini, birikimini, tecrübesini ders olarak anlatan Türk Polis Teşkilatı ile bugün gurur duyuyoruz" diye konuştu. 'BUGÜN, 15 TEMMUZ'DAN DAHA GÜÇLÜYÜZ'
Türk polisinin bugüne kadar kendilerine verilen her görevi başarıyla yerine getirdiğini anlatan Soylu, şöyle devam etti: "FETÖ, 15 Temmuz'u yaptığı zaman, kardeşlerimizi şehit ettiğinde, bu milletin üzerine helikopterlerle, uçaklarla saldırdığında zannetti ki; bu ülkeyi teslim alıpi efendilerine teslim edecekler. 15 Temmuz'dan bugün daha güçlüyüz. 15 Temmuz darbesini yapmak isteyenlerin, o darbeyi gerçekleştirmek isteyenlerin içeride ve dışarıda bu darbenin sahiplerinin bugün daha fazla korkulu rüyasıyız. Bugün terör örgütünün Türkiye içerisinde tasfiye etmenin, ülkemizin her noktasında hiçbir saat mefhumu gözetmeksizin, insanlarımızın huzur içerisinde yaşamasının teminatı elbette ki Türk Polis Teşkilatı, jandarma teşkilatı, kahraman Mehmetçiğimiz, istihbaratımız ve bu ülkenin güvenlik güçleridir. Türk Polis Teşkilatı, hiçbir şeyden çekinmemiştir. Ne Gezi olaylarında, ne 17-15 Aralık'ta, ne 6-8 Ekim olaylarında, ne 15 Temmuz'da ne şehadeti göze alarak girdiği hiçbir terör operasyonunda, ne uyuşturucuyla mücadelede, ne organize suçlarla mücadelede hiçbir şeyden çekinmemiştir." 'MÜCADELEMİZ, BİR TEK FERDİMİZ KALANA KADAR DEVAM EDECEKTİR'
Konuşmasında terörle mücadelede kararlılık mesajı da veren Bakan Soylu, şunları söyledi:
-----------------
- Bakan Süleyman Soylu'nun gelişi
- Tören alanında polislerden detay
- Soylu, polislerin arasında
- Soylu'dan detay
- Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması
- Süleyman Soylu'nun konuşması
- Soylu'nun polislerin gününü kutlaması Haber-Kamera: Ömer KOÇ- KAHRAMANMARAŞ-DHA) ================================================ 'ENKAZDA SARPER'İ EZMEMEK İÇİN ANNESİ 48 SAAT ELLERİNİN ÜZERİNDE SABRETMİŞ' ANTALYA'nın Serik ilçesinde görevliyken deprem sonrası Hatay'a gönderilen acil tıp teknisyeni Osman Kaçar, depremin 50'nci saatinde Kamuran Sarper Can'ı (14) enkazdan kurtardıklarını anlattı. Osman Kaçar, "Annesi, 48 saat çocuğunu ezmemek için ellerinin üzerinde sabretmiş. Sarper'in üzerine yük verse ezilme tehlikesi vardı" dedi. Serik Sağlık Müdürlüğü'nde görevli acil tıp teknisyeni Osman Kaçar, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye sevk edildi. Hatay'da enkazdan çıkarılan yaralıların ambulansla hastanelere sevk edilmesinde çalışan Osman Kaçar, gördükleri ve yaşadıklarından çok etkilendiğini söyledi. 'HİÇ KONTAK KAPATMADAN HASTA SEVK ETTİK'
Osman Kaçar, "Depremin olduğu ilk gün saat 05.30 gibi ekip arkadaşlarım beni aradı. Deprem bölgesine gitmek için hemen hazırlandık. O gün birinci ekip sabah gitti, biz de akşama doğru bölgeye hareket ettik. Gece bölgede Hatay Sahra Hastanesi'ne vardığımızda orada çok fazla yaralı vardı. Yaralıların bir an önce çevre illerdeki hastanelere aktarılması gerekiyordu. Yaklaşık 2 gün hiç kontak kapatmadan Hatay sahra hastanesinden aldığımız hastaları Adana, Mersin ve Dörtyol'a sevk ettik. En çok ikinci deprem bizleri tedirgin etmişti. Çok sallanıyordu. Görevimiz kurtarılan hastaları çevre illere aktarmaktı. Aklımıza bir şey getirmeden görevimizi yapmaya çalıştık" dedi. 'EN ÇOK KÖFTEYİ SEVDİĞİNİ SÖYLEDİ'
Çok duygusal anlar yaşadıklarını anlatan Osman Kaçar, "Göçüklerin altında duyduğumuz çocuklar vardı. Caddelerde bizden yardım isteyen insanlar vardı. Çok geniş bir alandı. Sağlık Bakanlığı ekipleri çok iyi çalıştı ama kurtarma çalışmaları uzun sürüyordu. Dikkat gerektiriyordu. Biz de çok duygusallaştık. Kamuran Sarper Can adlı kardeşimizi yaklaşık 50 saat sonra kurtarmıştık. Deprem anında beton parçasıyla Sarper yere düşmüş. Onun üzerine de annesi düşmüş. Annesi 48 saat çocuğunu ezmemek için ellerinin üzerinde sabretmiş. Sarper'in üzerine yük verse ezilme tehlikesi vardı. Beni en çok etkileyen hikayelerden biri o oldu. Kurtardık. Şu anda Ankara'da tedavi oluyor. Görüşüyoruz. Durumu gayet iyi. Sarper'i aldığımızda ayaklarını hissetmiyordu. Hatay'dan Adana'ya kadar konuşarak gittik. Kendisi Antalya'yı biliyordu. En çok köfteyi sevdiğini söyledi. Ben kendisine söz verdim. 'Sen Antalya'ya gel. İstediğin kadar, yiyebildiğin kadar köfte ısmarlayacağım' dedim. 'Kesinlikle geleceğim' dedi. Ben kendisini köfteciye götüreceğim. Haftada bir görüşüyoruz" diye konuştu.
---------------------
- Osman Kaçar röportaj
- Detay görüntüler
- Kurtardığı gencin fotoğrafı HABER- KAMERA: Namık Kemal KILINÇ/SERİK (Antalya),
DHA