Fatih'te geçen yıl iki esnaf grubu arasında çıkan ve bir kişinin öldüğü, biri polis 6 kişinin yaralandığı silahlı çatışmaya ilişkin 26 sanığın yargılanmasına başlandı.İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, 4 tutuklu sanık, bazı müştekiler ve taraf avukatları katılırken, bazı tutuklu sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Mahmut Korkular, tutuklu sanıklardan Polat Öztürk ve Kerim Öztürk ile husumetli olduklarını söyledi.Öztürk ailesini önceden tanımadığını belirten Korkular, "Polat Öztürk'ün işlettiği dükkanın önceki sahibi Ömer Demir'di. Ömer Demir ve Polat Öztürk’ün Ayhan Öztürk’le arasında dükkanın tapusunun teslim edilmemesi hususuyla alakalı mahkemelik bir durum vardı. Ömer Demir’in lehine tanıklık yapınca bunlar bize düşmanlık beslediler. Böylece aramızda husumet başladı. Hatta Polat Öztürk, köyümüze kadar gelip bizi tehdit etmişti." diye konuştu.
Olayın yaşandığı gün iş yerini açmaya gittiğinde, olay yerinde çok sayıda tanımadığı insan olduğunu anlatan Korkular, kardeşinin bu durumu 112'ye bildirdiğini kaydetti.Korkular, husumetli oldukları tarafın bir önceki gece hazırlık yaptığını öne sürerek "Kolu kırık olan bir kişi ‘Biz buraya ölmeye geldik.’ diye bağırdı. Daha sonra arbede yaşandı, silah sesleri gelmeye başladı içeriden. Memur bey de yaralandı. Ben vurulan polis memuruna ceketimi çıkararak tampon yaptım. 112’yi arayıp haber verdim. Olayın başından sonuna kadar oradaydım." dedi.Diğer tutuklu müşteki sanık Kerim Öztürk ise savunmasında Amerika'da okuduğunu ve iş yeri sahibi olduğunu belirtti.Husumetli oldukları Korkular ailesinin 5 yıl içinde kendilerine 20 defa saldırdığını iddia eden Öztürk, iki yıldır dükkanını açamadığını, geçmiş saldırılara dair görüntülerin kamera kayıtlarında mevcut olduğunu söyledi.Öztürk, dükkanını temizlemek için tutuksuz sanık Ömer A'dan yardım istediğini ifade ederek, "Ömer’in temizliğe yardım etmesi için getirdiği kişilerin hepsi ile orada tanıştım. Silahları ya da sabıkaları var mı yok mu bilmiyorum. Can güvenliğim için verilen ruhsatlı tabancamı yere düşürmemek için rafa koymalarını istedim, daha sonra alıp çekmeceye koydum." diye konuştu.Sabaha doğru karşı tarafın toplanmaya başladığını aktaran Öztürk, ağabeyinin dükkanlarında bulunan panik butonuna bastığını, bunun üzerine polisin geldiğini belirtti.
Öztürk, husumetli oldukları tarafın 30-40 kişi olduğunu kaydederek, şöyle devam etti: "Bir polis memuru dükkana girerek, dışarı çıkmamamızı, çıkarsak bizi koruyamayacaklarını söyledi. Sonra karşı taraftan Hacı diye biri içeri girerek, ‘Dükkanı bize satmazsanız eğer 3 sizden, 3 bizden ölür.' dedi. Daha sonra dışarı çıktı. Biz hiçbir zaman dükkandan dışarı çıkmadık. Daha sonra sert bir cisim attılar, cam kırıldı. Arkasından bize silah sıkılmaya başlandı. Bunlar planlayarak, tasarlayarak bizi öldürmeye çalıştılar. Önce bunlar ateş ettiler. Mermiler fazla gelince korktum, polisin yetersiz olduğunu anladım, ben de ruhsatlı silahımla hedef gözetmeksizin ateş ettim." Özel Harekat polislerinin gelmesiyle teslim olduğunu belirten Öztürk, suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek, beraatini talep etti.Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, 12 tutuklu sanığın tahliyesine ve haklarında yurt dışına çıkış yasağı konulmasına hükmetti.Sanıklardan 5'inin tutukluluk halinin devamına karar veren heyet, duruşmaya gelmeyen 3 tanık ve 3 mağdur hakkında zorla getirme emri çıkardı.Heyet, dava dosyasındaki görüntülerin bilirkişiye gönderilerek zaman sıralamasına göre ilk atışın kimden geldiği, atışın dışarıdan mı içeriden mi yapıldığı, kimlerin silahla ateş ettiği, görüntülerde pompalı tüfek veya av tüfeğinin olup olmadığı varsa kimin elinde olduğunun tespitinin yapılıp, rapor düzenlenmesinin istenmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.
AA
AA