İhlas Haber Ajansı (İHA) finans servisinin derlediği verilere göre, Avrupa Birliği üyesi 12 ülke, enerji arzına ilişkin kaygıları hafifletmek amacıyla G7 anlaşması doğrultusunda ocak ayı sonuna kadar stratejik rezervlerinden 42,6 milyon varil petrolü piyasaya sürmeyi taahhüt etti.

Aralarında Fransa, Almanya ve İtalya'nın yer aldığı 12 ülke tarafından yayımlanan ortak açıklamada, 20,5 milyon varili dizel olmak üzere, toplam miktarının 2027 yılı ocak ayı sonuna kadar kademeli olarak değerlendirileceği bildirildi. Belçika, Danimarka, Yunanistan, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz ve İsveç'in de katıldığı karar, G7 ülkelerinin 100 milyon varil dizel ve ham petrolün arz edileceğini duyurmasından kısa bir süre sonra alındı.

AB Komiseri Dan Jorgensen'den Açıklamalar

Enerjiden sorumlu AB Komisyonu üyesi Dan Jorgensen, Lüksemburg'da düzenlenen ortak basın toplantısında üye ülkelerin zorlu bir kış dönemiyle karşı karşıya olduğunun bilincinde olduğunu belirtti. Orta Doğu'daki gelişmelerin doğal gaz ve petrol ürünlerinde yüksek fiyatlara yol açacağını vurgulayan Jorgensen, doğrudan bir arz güvenliği sorunu beklemediklerini ancak faturasını ödemekte zorlanan vatandaşlar için durumun kritik olduğunu ifade etti.

Piyasaya sürülecek 42,6 milyon varilin birliğin yaklaşık 4 günlük tüketimine karşılık geldiğini belirten yetkililer, fiyat baskısını azaltmak için Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) ile ortak çalışmaların süreceğini kaydetti.

Rus Gazı Yasağı Vurgusu

Mevcut şartlar altında bazı kesimlerden gelen Rus doğal gazına yönelik yasağın yeniden değerlendirilmesi çağrılarına da yanıt veren Jorgensen, mevcut yasakların aynen korunduğunu vurguladı. Rusya'nın enerji tedarikini bir şantaj aracı olarak kullandığını belirten Jorgensen, geçmişteki bağımlılık hatalarını tekrarlamak istemediklerini ve Rus gazı satın almaya yeniden başlamayacaklarını dile getirdi.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Avrupa Birliği'nin enerji piyasalarındaki arz güvenliğini artırmak ve fiyat dalgalanmalarını sınırlamak amacıyla uluslararası mekanizmalarla koordineli şekilde stratejik rezervlerini devreye sokması olağan bir piyasa müdahalesidir. Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) standartlarına göre üye ülkelerin kriz durumlarında piyasayı dengelemek amacıyla stok salınımı yapma yetkisi bulunmaktadır.