Tedavilerin etkinliğinde yalnızca hastalığın türünün değil, bireylerin genetik yapısının da belirleyici olduğunu dile getiren Şengelen, kişiselleştirilmiş tıp anlayışının hastanın kendine özgü özelliklerini dikkate almayı amaçladığını ifade etti.
Kanser Tedavisinde Tümörün Moleküler Yapısı Önem Kazanıyor
Moleküler biyoloji alanındaki yenilikler hastalıkların incelenmesini kolaylaştırırken, özellikle yeni nesil DNA dizileme teknolojileri tedavi kararlarına katkı sağlıyor. Kanser tedavisinde tümörün genetik özellikleri artık değerlendirmeye dahil ediliyor. Akciğer kanserindeki belirli EGFR mutasyonları veya meme kanserindeki HER2 düzeyleri, hedefe yönelik tedavilerin belirlenmesinde rol oynuyor.
Bilimsel araştırmalara değinen Şengelen, Nature Medicine dergisinde yayımlanan ve 400 hastanın katıldığı çalışmanın sonuçlarını paylaştı. Tümörlerinin moleküler özelliklerine göre tedavi edilen hastalarda yanıt oranı yüzde 17,5 olarak ölçülürken, standart tedavide bu oran yüzde 10'da kaldı. Ancak uzmanlar, verilerin önemli bir rehber olduğunu ancak her hasta için aynı yararı garanti etmediğini belirtti.
Genetik Testler İlaç Yan Etkilerini Azaltabiliyor
Farmakogenetik alanındaki gelişmeler daha güvenli ilaç kullanımına katkı sunuyor. The Lancet dergisinde yayımlanan geniş katılımlı bir araştırmada, gen analizine dayalı ilaç düzenlemelerinin önemli yan etki olasılığını yaklaşık yüzde 30 oranında azalttığı saptandı.
Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme
Kişiselleştirilmiş tıp, klasik tıp yaklaşımlarından farklı olarak bireylerin genetik, çevresel ve yaşam tarzı özelliklerini dikkate alarak hastalıkların önlenmesi, teşhisi ve tedavisinde özelleştirilmiş stratejiler sunmayı hedefler. Günümüzde özellikle onkoloji ve farmakogenetik alanlarında hızla gelişen bu yaklaşım, modern sağlık hizmetlerinin geleceği olarak değerlendirilmektedir.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.
Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz kaydedilmektedir.