İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Irak’ın başkenti Bağdat’ta gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 52. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’nın açılışında önemli açıklamalarda bulundu. Bölgesel istikrara yönelik değerlendirmeler yapan Fidan, üye ülkelere iş birliği çağrısında bulundu.

İsrail’in Politikaları Ve Kudüs Vurgusu

Konuşmasında İsrail’in saldırılarına değinen Bakan Fidan, “İsrail’in yayılmacı politikaları ve saldırıları Orta Doğu’daki en büyük güvenlik tehdidini oluşturuyor. Bu politikalara karşı ortak irade ortaya koymalı ve uluslararası aktörlerle yakın koordinasyon içinde hareket etmeliyiz” ifadelerini kullandı. Kudüs’ün statüsünün korunması gerektiğinin altını çizen Fidan, büyükelçiliklerini bu şehre taşıyan ülkelere karşı kararlı adımlar atılması çağrısında bulundu.

Filistin Ve Bölgesel Egemenlik

Adil ve kalıcı barışın ancak iki devletli çözüm temelinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olacağını belirten Fidan, Gazze Şeridi’ndeki insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasının hayati önem taşıdığını kaydetti. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini vurgulayan Fidan, Lübnan’ın egemenliğine saygı gösterilmesini ve İsrail’in ülkenin güneyinden tamamen çekilmesini istedi. Toplantının ardından Bakan Fidan, Konsey Başkanlığı görevini Irak’a devretti.

Deniz Güvenliği Ve Bölgesel İstikrar

Deniz ulaşımına da değinen Dışişleri Bakanı, Hürmüz Boğazı ile Babülmendep Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunmasının elzem olduğunu dile getirdi. Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırılarını kınayan Fidan, Suudi Arabistan ile dayanışma içinde olduklarını vurguladı.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), üye ülkeler arasındaki İslami dayanışmayı güçlendirmek ve küresel düzeyde hakları savunmak amacıyla faaliyet gösteren uluslararası bir teşkilattır. Konsey toplantıları, Orta Doğu ve İslam dünyasındaki güncel krizlerin ele alınması ve ortak diplomatik stratejilerin belirlenmesi açısından kritik bir platform niteliği taşımaktadır.