İhlas Haber Ajansı (İHA) kaynaklarından alınan bilgilere göre, Gazze Şeridi'nin farklı noktalarına düzenlenen İsrail saldırılarında aralarında 5'i polis memuru 8 Filistinli hayatını kaybetti. Bölgede 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail ordusunun operasyonları aralıksız sürüyor.

Gazze Kentinde Siviller Hedef Alındı

Filistinli sağlık kaynaklarının aktardığına göre, Gazze kentinin batısındaki Al-Thawra Caddesi'nde sivillerin bulunduğu bir nokta İsrail güçleri tarafından bombalandı. Gerçekleşen bu saldırıda bir çocuğun da aralarında bulunduğu 3 sivil yaşamını yitirdi. Diğer yandan, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinin batısında yer alan El-Mawasi bölgesinde Filistinli polisleri hedef alan bir hava saldırısı düzenlendi. Bu saldırıda 5 polis memuru hayatını kaybederken, yaralanan kişiler Nasır Hastanesi'ne sevk edildi ve bazı yaralıların sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.

Filistin İçişleri Bakanlığından Kınama Ve Çağrı

Filistin İçişleri ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı, görevleri esnasında hayatını kaybeden polis memurları için bir taziye mesajı yayımladı. Yaşanan saldırıları ateşkes anlaşmasının açık bir ihlali olarak değerlendiren bakanlık, uluslararası topluma İsrail'e baskı yapılması ve saldırıların sonlandırılması yönünde çağrıda bulundu. Bakanlık açıklamasında, polis teşkilatının temel amacının kamu güvenliğini sağlamak ve vatandaşları korumak olduğu vurgulandı.

Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 10 Ekim 2025 tarihinde ilan edilen ateşkesin ardından gerçekleşen İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı bin 580'e yükselirken, 5 bin 711 kişi yaralandı. Çatışmaların başladığı 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana ise toplam 74 bin 594 sivil yaşamını yitirdi, 175 bin 834 sivil ise yaralandı.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

İsrail ile Filistin arasındaki çatışmalar, uluslararası hukukun ve varılan ateşkes mutabakatlarının sahadaki uygulanabilirliği konusundaki tartışmaları artırmaktadır. Bölgedeki insani kriz, uluslararası kurumların müdahale mekanizmalarını ve diplomatik girişimlerin etkinliğini yeniden gündeme getirmektedir.