İhlas Haber Ajansı (İHA) kaynaklarından alınan bilgilere göre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, katıldığı bir programda Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri ve müzakere sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in gündeme getirdiği 7 güven artırıcı önlemde henüz somut bir ilerleme sağlanamadığını belirten Erhürman, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis’in bu konular sonuçlandırılmadan masaya 19 yeni öneriyle geldiğini ifade etti.

Maraş ve Müzakere Süreci

GKRY lideri Hristodulidis’in Kapalı Maraş’ın BM yönetimine bırakılması ve Mağusa Limanı’nın AB gözetiminde doğrudan ticarete açılması yönündeki önerisinin yeni olmadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erhürman, benzer bir teklifin 2006 yılında da gündeme getirildiğini belirtti. Mağusa Limanı’nın halihazırda açık olduğunu, ancak AB gözetiminin doğrudan ticaret anlamına gelmeyeceğini vurguladı. Kapalı Maraş’ın ise kapsamlı çözüm sürecinin bir parçası olduğunu ve BM ile yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Dönüşümlü Başkanlık Şartı

New York’taki üçlü görüşmelerin neden yapılamadığına da değinen Erhürman, BM aracılığıyla Rum tarafına anlaşma ihtimali olan somut konular için hazırlıklı olduğunu ilettiğini ancak olumlu yanıt alamadığını aktardı. Hristodulidis’in dönüşümlü başkanlığı ilkesel olarak ve başka şartlara bağlamadan kabul etmesi durumunda BM Genel Sekreteri huzurundaki üçlü görüşmeye katılabileceğini yineleyen Erhürman, "Dönüşümlü başkanlığı şartsız kabul etsin, hemen gelirim" dedi. Siyasi eşitliğin pazarlık konusu yapılamayacağının altını çizen Erhürman, yalnızca fotoğraf vermek için yapılan göstermelik toplantılara karşı olduğunu ve çözüm odaklı bir süreç istediklerini sözlerine ekledi.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Kıbrıs müzakereleri, tarafların siyasi eşitlik, egemenlik ve güvenlik başlıklarındaki temel anlaşmazlıkları nedeniyle onlarca yıldır uluslararası diplomasi gündeminde yer almaktadır. BM parametrelerinde iki kesimli ve iki toplumlu federasyon modeli uzun süre müzakere edilmiş, ancak son yıllarda tarafların statü ve egemenlik hakları konusundaki yaklaşımlarında belirgin farklılıklar ortaya çıkmıştır.