İhlas Haber Ajansı (İHA) Kütahya muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, Kütahya Şehir Hastanesinde özellikle kistik fibrozis hastalığının erken teşhisinde önemli bir yere sahip olan ter testi hizmeti çocuk hastalar için sunulmaya başlandı.

Kütahya İl Sağlık Müdürlüğü ile Kütahya Şehir Hastanesi Başhekimliğinin katkılarıyla hizmete açılan bu uygulama, Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Polikliniğinde yürütülüyor. Ter testi işlemleri, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ahmet Türkeli tarafından gerçekleştiriliyor.

Kistik Fibrozis Tanısında Kritik Rol

Ter testi, terdeki klorür seviyesinin ölçülmesine dayanan ve kistik fibrozis hastalığının tespitinde kullanılan temel bir tanı yöntemi olarak öne çıkıyor. Genetik bir rahatsızlık olan kistik fibrozis, ter ve mukus salgılayan bezlerdeki hücre bozuklukları sebebiyle akciğer ve pankreas gibi organlarda yapışkan mukus birikimine neden oluyor.

Uygulama; yenidoğan tarama programında kistik fibrozis şüphesi saptanan bebeklerin yanı sıra, tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları ve büyüme geriliği gibi belirtiler gösteren çocukların değerlendirilmesinde tercih ediliyor. Bu hizmet sayesinde erken tanı olanaklarının artırılması ve çocuk hastaların bu tetkike erişiminin kolaylaştırılması amaçlanıyor.

Ter Testi İşlemi Nasıl Gerçekleştiriliyor?

Test sürecinden önceki 24 saat boyunca çocuğun cildine krem, losyon veya yağ sürülmemesi gerekiyor. İşlem için herhangi bir açlık veya özel diyet zorunluluğu bulunmuyor. İlk aşamada çocuğun ön koluna pilokarpin adı verilen terletici madde, elektrotlar yardımıyla hafif elektrik akımı verilerek uygulanıyor.

Yaklaşık 5 dakika süren bu adayın ardından bölge temizlenerek özel ter toplama bandı veya Macroduct sistemi yerleştiriliyor. Yaklaşık 25-30 dakika süren ter toplama aşamasının sonrasında elde edilen örnekteki klorür düzeyi ölçülerek teşhis sürecine katkı sağlanıyor.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Kistik fibrozis, erken evrede teşhis edilmediğinde solunum ve sindirim sistemlerinde ciddi kalıcı hasarlara yol açabilen kalıtsal bir hastalıktır. Yenidoğan tarama programları ve bu tür uzmanlık gerektiren merkezlerdeki test imkanları, tedavi sürecinin erken başlatılmasında hayati önem taşımaktadır.