İhlas Haber Ajansı (İHA) finans servisinin derlediği verilere göre, Türkiye genelinde tüketilen muzun önemli bir kısmının karşılandığı Manavgat'ta tarımsal üretim kapasitesi her geçen gün artıyor. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) ve Manavgat Muz Birliği Başkanı Önem Gök, Türkiye’de üretilen muzun yaklaşık yüzde 20’sinin Manavgat’ta yetiştirildiğini bildirdi.

MATSO hizmet binasında Muz Birliği Yönetim Kurulu üyeleriyle bir araya gelen Başkan Önem Gök, artan üretim maliyetleri, ithalat baskısı ve su kaynaklarının verimli kullanımı gibi sektörel başlıkları değerlendirdi. Manavgat’ın örtü altı tarım yatırımlarıyla ülkenin lider üretim merkezlerinden biri haline geldiğini vurgulayan Gök, 2025 yılında 168 bin tonluk rekolte elde ettiklerini kaydetti.

Üretimde Yeni Rekor Hedefi

Yapılan açıklamaya göre, 2025 yılındaki 168 bin tonluk üretimle Türkiye'nin toplam muz üretiminin yüzde 20'si Manavgat'tan sağlandı. Başkan Gök, ülkedeki her 5 muzdan 1'inin ilçede yetiştiğine dikkat çekerek, 2026 yılında bu rakamı 170 bin tonun üzerine çıkarmayı amaçladıklarını ifade etti. Muz tarımının istihdamdan lojistiğe kadar geniş bir ekonomik halkaya katkı sunduğu belirtildi.

İthalat Baskısı Ve Girdi Maliyetleri

Muz ithalatındaki artışın yerli üreticiyi zorladığını belirten Gök, Türkiye’nin kendine yeterlilik oranının yüzde 80,7 olmasına karşın 2025 yılında ithalatın 213 bin tonu aştığını aktardı. Yerli üreticinin emeğini korumak adına piyasa denetimlerinin artırılması ve enerji, gübre ile sulama gibi girdi maliyetlerini hafifletecek tedbirlerin alınması gerektiği vurgulandı.

Su Kaynaklarının Korunması

Tarımsal üretimde suyun stratejik önemine değinen Gök, modern seracılık uygulamaları ve kontrollü sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Doğal kaynakların sürdürülebilirliğinin gözetilmesi gerektiğinin altı çizildi.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Türkiye'de örtü altı muz üretimi, son yıllarda yapılan yatırımlar ve modern tarım teknikleri sayesinde iç piyasanın talebini karşılama oranını artırmaktadır. Ancak artan enerji ve gübre maliyetleri ile ithal ürün rekabeti, üreticilerin sürdürülebilirlik açısından desteklenmesini zorunlu kılmaktadır.