İhlas Haber Ajansı (İHA) İstanbul muhabirlerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, doktor kontrolünden kaçındığı için sağlık sorunlarını uzun süre evde atlatan 70 yaşındaki Müşerref Gençcan, mide bulantısı ve kusma şikâyetlerinin artması üzerine Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan ilk tetkiklerde hastanın kan şekerinin 400’lü seviyelerde seyrettiği, son aylardaki şekere işaret eden HbA1c değerinin yüzde 13,6 olduğu anlaşıldı. Enfeksiyon değerlerinin yüksek çıkmasına rağmen net bir odak bulunamaması üzerine detaylı araştırmalar yapıldı ve hastanın midesinde ciddi bir delinme olduğu saptandı.

Ameliyatla Sağlığına Kavuştu

Ameliyat sonrasında sürecin detaylarını paylaşan hastanın çocuklarına haber vererek hastaneye geldiğini belirten Müşerref Gençcan, durumunun bu kadar ciddi olduğunu sonradan öğrendiğini ve şu an çok iyi olduğunu ifade etti. Operasyonu gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ramazan Acıroğlu, mide içeriğinin karın boşluğuna yayıldığını, karaciğerin bir bölümünün de bu durumdan etkilendiğini belirterek sıvının temizlendiğini ve delik bölgenin onarıldığını kaydetti. Acıroğlu, hastanın bir haftalık yoğun bakım sürecinin ardından iyileşme gösterdiğini bildirdi.

Diyabete Bağlı Sinir Hasarı Ağrıyı Maskeledi

İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Muhammet Bilici, uzun süreli kontrolsüz şekerin sinir sistemini etkileyerek diyabetik nöropatiye yol açabileceğini vurguladı. Normal şartlarda mide delinmesinin çok şiddetli karın ağrısı yapması gerektiğini ancak hastada bu belirtinin görülmediğini aktaran Bilici, sinir hasarının ağrı duyusunu azalttığını değerlendirdiklerini dile getirdi. Uzmanlar, olası bir ülser veya benzeri bir durumun kesin nedeninin taburculuk sonrasında yapılacak endoskopi ile netleşeceğini belirtti.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Tıp literatüründe kontrolsüz diyabetin ilerleyen evrelerinde periferik ve otonom sinir sisteminde hasarlar görülebilmektedir. Bu durum, iç organlardan beyne iletilen ağrı sinyallerinin zayıflamasına ya da tamamen kaybolmasına neden olarak akut batın gibi acil cerrahi gerektiren tablolarda bile tipik klinik bulguların maskelenmesine yol açabilmektedir. Erken teşhis ve müdahale edilmediği takdirde hayati tehlike oluşturan bu tür vakalar, kronik hastalıkların düzenli takibinin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.