İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, İstanbul’da uzun yıllar yayıncılık sektöründe beyaz yakalı olarak çalışan İbrahim Ergül, baba mesleği olan balcılığa geri dönüş yaptı. 300 kovanıyla mevsim şartlarına göre Erzurum, Muş, Muğla ve Samsun gibi illeri gezen Ergül, arıcılığın büyük bir özveri ve emek gerektirdiğini vurguladı.

Gezgin Arıcılığın Zorlukları ve Göçebe Yaşam

Babasının 48 yıldır bu mesleği sürdürdüğünü belirten Ergül, kovanların kış aylarında Milas veya Antalya'da konakladığını, nisan ayında Muş ya da Bafra'ya, haziranda Erzurum yaylalarına taşındığını kaydetti. Hayatlarının çadırda geçtiğini ifade eden Ergül, arıların çalışmasında ısı, nem ve rüzgârın belirleyici olduğunu dile getirdi.

Gerçek Balın Özellikleri ve Analiz Gerekliliği

Halk arasında balın kalitesiyle ilgili bilinen yanlışlara değinen İbrahim Ergül, donan bala şüpheyle yaklaşılmaması gerektiğini belirtti. Kristalleşmenin balın doğal bir süreci olduğunu vurgulayan Ergül, "Bala bir bakışta kimse sahte ya da gerçek diyemez. Suda dağılırsa veya ateşte yanarsa sahtedir sözü ilmi değil. Balın kalitesi ancak analizle ortaya çıkar" dedi.

Mevzuat Şartları Kaliteyi Etkiliyor

Türkiye’de belgesi olmayan arıcıların balı doğrudan paketleyip satamadığını hatırlatan Ergül, gıda işletmesi ve hijyen şartları nedeniyle balın kilometrelerce uzaktaki tesislere taşındığını ifade etti. Bu sürecin balın sertleşmesine ve ısıya maruz kalmasına yol açarak kaliteyi düşürdüğünü sözlerine ekledi.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Gezgin arıcılık, Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerindeki zengin flora çeşitliliğinden yararlanmak amacıyla uygulanan geleneksel bir üretim modelidir. Arıcılık faaliyetleri, bitkisel üretimde tozlaşmayı sağladığı için ekosistem dengesi açısından kritik bir önem taşımaktadır.