Kütahya'da 17. yüzyıldan günümüze ulaşan tel kırma ve tel sarma sanatı, geleneksel motiflerin modern tasarımlarla buluşturulması sayesinde yaşamaya devam ediyor. Yaklaşık 30 yıldır nakış sanatıyla ilgilenen usta öğretici Suna Akar Ağır öncülüğünde sürdürülen çalışmalarla, yüzyıllık el sanatı hem günlük yaşama uyarlanıyor hem de gelecek nesillere aktarılıyor.Geleneksel Türk el sanatlarının önemli örneklerinden biri olan tel kırma ve tel sarma sanatı, geçmişten bugüne uzanan kültürel mirası yaşatırken, günümüzde farklı kullanım alanlarıyla yeniden ilgi görüyor. Usta öğretici Suna Akar Ağır, yaklaşık üç asırlık geçmişe sahip bu sanatı çağın ihtiyaçlarına uygun tasarımlarla buluşturduklarını söyledi.Tel kırma sanatının ortaya çıkışına ilişkin bilgi veren Suna Akar Ağır, bu sanatın ilk olarak kadınların başörtülerinin uçmasını önlemek amacıyla geliştirildiğini belirterek, "Tel kırma 17. yüzyılda hayatımıza giren bir sanattır. Başörtülerinin kenarlarına hem ağırlık oluşturması hem de estetik görünmesi amacıyla desenler ve motifler işlenirdi. Zamanla gelişerek farklı alanlarda kullanılmaya başlandı. Günümüzde ise günlük yaşamda kullanılabilecek birçok ürüne uygulanabiliyor" dedi.
Son yıllarda tel kırma ve tel sarma sanatının kullanım alanlarının önemli ölçüde genişlediğini ifade eden Ağır, özellikle son 4-5 yılda abiye çantalar, duvaklar, tepsiler, yaka aksesuarları ve çeşitli dekoratif ürünlerde bu sanatın tercih edildiğini belirtti. Kına gecelerinde kullanılan kırmızı duvaklar ile gelin taçlarının da tel kırma tekniğiyle süslendiğini kaydeden Ağır, geleneksel sanatın modern tasarımlarla daha geniş kitlelere ulaştığını dile getirdi.Çalışmalarında geleneksel Türk motiflerini yaşatmaya özen gösterdiklerini vurgulayan Suna Akar Ağır, geometrik desenlerin yanı sıra çiçek, dal, yaprak, ağaç ve kuş figürlerini de eserlerinde kullandıklarını söyledi. Gençlerin daha çok geometrik desenlere ilgi gösterdiğini ifade eden Ağır, yağlık ve peşkirlerde kullanılan eski motifleri de günümüze taşımaya çalıştıklarını belirtti.Tel kırma sanatının zaman içerisinde kullanım amacının değiştiğine dikkat çeken Ağır, geçmişte başörtülerinde kullanılan işlemelerin bugün salon takımlarından çantalara, duvaklardan taçlara kadar pek çok üründe yer aldığını söyledi.Tel kırma ve tel sarma sanatının yalnızca bir el işi olmadığını, aynı zamanda yüzyıllardır yaşatılan önemli bir kültürel miras olduğunu ifade eden Suna Akar Ağır, bu değeri gelecek nesillere aktarmak için üretim ve eğitim çalışmalarını sürdürdüklerini sözlerine ekledi.
İHA
İHA