• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Haberler
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Asayiş
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Magazin
  • Spor
  • Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Genel Çevre
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. TCMB: '' Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyir sürüyor''
Ekonomi
Yayınlanma: 18 Haziran 2026 - 14:40
Güncelleme: 18 Haziran 2026 - 14:42

TCMB: '' Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyir sürüyor''

Merkez Bankası PPK özetinde, ''Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyir sürmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir'' denildi.

Ekonomi
18 Haziran 2026 - 14:40
Güncelleme: 18 Haziran 2026 - 14:42
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Merkez Bankası PPK özetinde, ''Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyir sürmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir'' denildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Haizran ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Özette şu ifadelere yer verildi:

''Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyir sürmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir.

Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle, başta Orta Doğu ve Afrika ülkeleri olmak üzere birçok ekonomide 2026 yılı için büyüme öngörüleri aşağı yönde güncellenmeye devam edilmiştir. Diğer taraftan, 2027 yılında baz etkilerinin de devreye girmesi ile büyüme oranlarının toparlanması beklenmektedir. Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye'nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin yıllık bazda bir önceki PPK dönemine göre 2026 yılı için bir miktar aşağı, 2027 yılı için ise bir miktar yukarı yönde revize edilerek sırasıyla yüzde 1,7 ve yüzde 2,5 oranında artacağı tahmin edilmektedir.

Emtia fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırmıştır. Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır. Politika faizi fiyatlamaları gelişmiş ülkelerde faiz artırım yönündeki beklentilerin güçlendiğine işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarına yönelen sermaye akımlarında oynak bir seyir gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır.

Parasal ve finansal koşullar

Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 24 Nisan - 5 Haziran döneminde yüzde 2,1 seviyesine düşmüştür. Bu gerilemede ihtiyaç ve konut kredilerindeki yavaşlama etkili olmuştur. Türk lirası (TL) ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 2,4, kur etkisinden arındırılmış yabancı para ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması ise yüzde 0,4 seviyesine düşmüştür.

TL mevduat faiz oranları, 24 Nisan ile biten haftaya kıyasla 70 baz puan artarak, 5 Haziran ile biten haftada yüzde 47,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faiz oranları (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 76 baz puan artışla yüzde 50,5 seviyesinde oluşmuştur. İhtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faiz oranları 189 baz puan artarak yüzde 64,1; konut kredisi faiz oranları 206 baz puan artarak yüzde 39,3; oynak bir seyir izleyen taşıt kredisi faiz oranları ise 643 baz puan artarak yüzde 45,9 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), kredi büyümesi gelişmelerini dikkate alarak sıkı parasal duruşu desteklemek ve makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla 23 Mayıs tarihinde zorunlu karşılık uygulamasında değişiklikler yapmıştır. Buna göre, sekiz haftalık dönemler itibari ile uygulanan büyüme sınırları; tüketicilere kullandırılan ihtiyaç kredileri ile taşıt kredilerinde yüzde 4'ten yüzde 3'e, tüketicilere tahsis edilen kredili mevduat hesabı limitlerinde yüzde 2'den yüzde 1'e, KOBİ'lere kullandırılan Türk lirası kredilerde yüzde 5'ten yüzde 4,5'a, KOBİ dışı işletmelere kullandırılan Türk lirası kredilerde yüzde 3'ten 2'ye indirilmiştir.

TCMB brüt uluslararası rezervleri, 24 Nisan'dan bu yana 11,6 milyar ABD doları azalarak 5 Haziran itibarıyla 159,4 milyar ABD dolarına gerilemiştir. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 21 Nisan'dan bu yana sınırlı bir yükselişle 10 Haziran itibarıyla 241 baz puan seviyesine gelmiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 10 Haziran itibarıyla 21 Nisan'a kıyasla yüzde 7,4 seviyesine gerilerken, 12 ay vadeli kur oynaklığı ise sınırlı bir düşüşle yüzde 20,9 seviyesine gerilemiştir. Önceki PPK toplantı haftasından 5 Haziran'a kadar Devlet İç Borçlanma Senetleri piyasasından 0,7 milyar ABD doları çıkış, hisse senedi piyasasından ise 1,2 milyar ABD doları çıkış olmak üzere toplam 1,9 milyar ABD doları net portföy çıkışı gerçekleşmiştir.

Talep ve üretim

Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla (GSYH), 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık ve çeyreklik bazda sırasıyla yüzde 2,5 ve yüzde 0,1 oranlarında artmıştır. Üretim yönünden değerlendirildiğinde, birinci çeyrekte yıllık büyümenin temel belirleyicisi hizmetler sektörü olmuştur. Bitkisel üretimdeki don ve kuraklık olayları kaynaklı gerilemenin etkisiyle tarım katma değerinde 2025 yılının genelinde gerçekleşen yıllık bazdaki düşüş bu yılın birinci çeyreğinde yerini artışa bırakmıştır. Aynı dönemde, sanayi katma değeri yıllık bazda gerilemiş, inşaat katma değeri ve net vergi kalemlerinde ise büyüme yavaşlamıştır. Harcama yöntemiyle incelendiğinde, özel tüketim ve toplam yatırımların yıllık büyümeye pozitif katkısının bir önceki çeyreğe kıyasla bir miktar gerilediği görülmüştür. Çeyreklik bazda ise özel tüketim büyümeye oldukça sınırlı bir katkı verirken toplam yatırımların katkısı negatif olmuştur. Mal ve hizmetlerin hem ihracatında hem de ithalatında düşüş gerçekleşirken, net ihracatın çeyreklik büyümeye negatif katkısı azalarak devam etmiştir. Özetle, ilk çeyreğe ait veriler iktisadi faaliyetin yavaşlamaya devam ettiğini göstermiştir.

Mart ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 2,6 oranında, çeyreklik bazda ise yüzde 5,4 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende satışların aylık ve çeyreklik artışı, sırasıyla yüzde 0,9 ve yüzde 3,1 olarak daha düşük olmuştur. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, aylık bazda yüzde 1,9, çeyreklik bazda ise yüzde 1,8 oranında artış göstermiştir. Hizmet üretim endeksinde mart ayında, aylık bazda yüzde 0,5, çeyreklik bazda ise yüzde 1,6 oranında artış olmuştur. Kartla yapılan harcamalar mayıs ayı itibarıyla ikinci çeyrekte önceki çeyreğe kıyasla daha zayıf seyretmektedir. Beyaz eşya satışları nisan ayında artmıştır. Otomobil satışları ise mayıs ayı itibarıyla yılın ikinci çeyreğinde, bir önceki çeyrekteki gerilemesini sürdürmüştür. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, mayıs itibarıyla yılın ikinci çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerinde bir miktar artışa, geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde ise gerilemeye işaret etmiştir. Tüketim harcamalarına ilişkin firma görüşmelerinden edinilen tespitler de yurt içi satışlardaki ılımlı seyrin yılın ikinci çeyreğinde devam ettiğini göstermektedir. Özetle, ikinci çeyreğe ilişkin öncü veriler iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir.

Mart ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 0,8 oranında, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 1,1 oranında azalmıştır. Çeyreklik bazda sanayi üretimi, ilk çeyrekte yataya yakın seyretmiştir. Bu dönemde, inşaat bağlantılı sektörlerde üretim, ana endeksin aksine gerilemiştir. Bu gelişmenin temelinde, deprem konutlarının 2025 yılında teslim edilmesi hedefiyle uyumlu olarak, özellikle geçtiğimiz yılın ikinci yarısında daha kuvvetli seyreden inşaat bağlantılı sektörlerdeki üretimin yılın ilk çeyreğinde kısmen normalleşmesi yatmaktadır. Ana eğilimi izlemek amacıyla tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler dışlandığında, sanayi üretimi çeyreklik bazda sınırlı bir gerileme kaydetmiştir. Bu çerçevede, sanayi üretiminin ana eğilimi halen zayıf seyretmektedir. İmalat sanayine yönelik anket göstergeleri, mart-nisan döneminde savaş kaynaklı etkilerle geleceğe yönelik üretim beklentilerinde bozulma ima etmiştir. Mayıs ayı iktisadi yönelim anketi verileri ise üretim beklentilerinde kısmi toparlanmaya işaret etmektedir. Çeyreklik olarak ise mayıs ayı itibarıyla üretim beklentileri bir önceki çeyreğe göre düşüş göstermiştir. Diğer taraftan kapasite kullanım oranı mayıs ayı itibarıyla ikinci çeyrekte yataya yakın seyretmiştir. Oynaklık sergileyen petrol sektörü dışlandığında ise kapasite kullanımında sınırlı artış gözlenmektedir. İnşaat üretim endeksi, yılın ilk çeyreğinde, çeyreklik bazda yüzde 2,7 oranında azalış, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 4,1 oranında artış kaydetmiştir.

Nisan ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,2 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiş ve bir önceki çeyrek ortalamasına kıyasla yüzde 0,4 oranında azalmıştır. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 0,3 puan düşmüştür. İstihdamda ve katılım oranındaki gerilemelerin birbirini büyük ölçüde dengelemesiyle işsizlik oranı çeyreklik olarak yüzde 8,2 seviyesinde yatay seyretmiştir. Anket göstergeleri, imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret etmektedir.

Mart ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 9,7 milyar ABD doları açık vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 4,8 milyar ABD doları artarak 39,7 milyar ABD doları olmuştur. Seyahat gelirleri aylık bazda 2,9 milyar ABD doları, 12 aylık birikimli olarak 60,4 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. Hizmetler dengesi fazlası ise 63,1 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek güçlü seyrini sürdürmüştür.

Mayıs ayında, mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat ve ithalat artış kaydetmiştir. İhracattaki aylık artış, çalışma günü sayısında Kurban Bayramı ve bununla bağlantılı idari izin kaynaklı azalışa ve savaşın devam eden etkilerine rağmen güçlü olmuştur. İhracatta son dönemde gözlenen görece güçlü görünümde, jeopolitik gelişmelerin ve artan lojistik maliyetlerinin talebi arızi olarak Türkiye'ye kaydırmasının da rol oynadığı değerlendirilmektedir. Bu gelişmeler doğrultusunda, 12 aylık birikimli dış ticaret açığı bir önceki aya göre gerilemiştir. Mayıs ayında altın ithalatı bir miktar azalmış, 12 aylık birikimli altın ithalatı 21,1 milyar ABD doları olmuştur. Mevcut veriler ışığında, 12 aylık birikimli cari açığın nisan ve mayıs aylarında azalacağı öngörülmektedir. Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin yılın ikinci yarısında sürebileceği, söz konusu etkilerin boyutunun ise gelişmelerin süresine ve şiddetine göre farklılaşacağı değerlendirilmektedir. Nisan-mayıs döneminde mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı bir önceki çeyreğe göre sınırlı olarak gerilemiştir. Mayıs ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ile haziran ayı için yüksek frekanslı öncü veriler beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta ve ithalatta artışa, dış ticaret açığında ise yılın ilk çeyreğine kıyasla sınırlı bir gerilemeye işaret etmektedir.

Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı mart ayında yüzde 151,5 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 213,6 olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu değerlendirilmiştir.

Enflasyon gelişmeleri ve beklentiler

Tüketici fiyatları mayıs ayında yüzde 1,71 oranında artmış, yıllık enflasyon 0,24 puan yükselişle yüzde 32,61 seviyesinde gerçekleşmiştir. Mayıs ayında tüketici fiyatlarının seyrinde ulaştırma hizmetleri, giyim ve işlenmiş gıda fiyatları öne çıkmıştır. Bu doğrultuda, yıllık enflasyon hizmet, temel mal ve gıda gruplarında artarken, diğer ana gruplarda gerilemiştir. B endeksinin (işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içecekler ve tütün ile altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı 0,79 puan artışla yüzde 31,30'a yükselirken, C endeksinin (enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içecekler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı 0,61 puan artışla yüzde 30,44 olmuştur.

Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, enerji, gıda ve alkolsüz içecekler ile alkol-tütün-altın gruplarının katkıları bir önceki aya kıyasla sırasıyla 0,29, 0,12 ve 0,03 puan azalırken; hizmet ve temel mallar gruplarının katkıları sırasıyla 0,40 ve 0,28 puan artmıştır.

Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla zayıflamıştır. Mevsimsel etkilerden arındırıldığında bir önceki aya benzer seyrettiği izlenen aylık hizmet enflasyonunda, ulaştırma hizmetleri fiyatları öne çıkmıştır. Akaryakıt fiyatlarındaki gelişmelerin yansımalarıyla son üç aylık dönemde ulaştırma hizmetlerinde kaydedilen birikimli fiyat artışı yüzde 18,9'a ulaşmıştır. Temel mal enflasyonunda giyim ve ayakkabı alt grubundaki yükselişin etkisi hissedilirken, diğer alt gruplarda aylık enflasyon nispeten ılımlı seyretmiştir. Gıda fiyatlarında mayıs ayında gözlenen düşüşte sebze ürünleri öncülüğünde işlenmemiş gıda alt grubu etkili olmuştur. Sebze fiyatları olumsuz arz koşullarının etkisiyle yılın ilk aylarında ulaşmış olduğu yüksek seviyelerden gerilemeye başlamıştır. Diğer taraftan işlenmiş gıdada aylık enflasyon bir önceki aya kıyasla yavaşlasa da süt ve süt ürünleri öncülüğünde yüksek seyretmeye devam etmiştir. Mayıs ayında enerji fiyatları sınırlı oranda düşmüş, bu gelişmede uluslararası petrol fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle akaryakıt fiyatları belirleyici olmuştur.

Yılın ilk aylarındaki yükselişinin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle nisan ayında artan enflasyonun ana eğilimi, mayıs ayında bir miktar gerilemiştir. Mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon B ve C endeksinde bir önceki aya kıyasla düşüş göstermiştir. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan hizmette görece yatay seyrederken temel mallar ve işlenmiş gıdada zayıflamıştır. TCMB bünyesinde takip edilen göstergeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, enflasyonun ana eğiliminin, yaşanan jeopolitik şokun etkisiyle nisan ayında kaydetmiş olduğu artış sonrasında, mayıs ayında gerilediği takip edilmiştir. Göstergeler üç aylık ortalamalar bazında ise belirgin bir değişim göstermemiştir.

Mayıs ayı itibarıyla üç aylık ortalamalar bazında mevsim etkilerinden arındırılmış enflasyon bir önceki aya kıyasla hizmet sektöründe sınırlı oranda gerilerken temel mallarda bir miktar yükselmiştir.

Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmakta ve hizmet enflasyonu mallara göre yüksek seyretmektedir. Mayıs ayı itibarıyla yıllık bazda mal enflasyonu yüzde 28, hizmet enflasyonu ise yüzde 41 civarında seyretmektedir. Alt gruplar bazında incelendiğinde, yıllık enflasyon ulaştırmada daha belirgin olmak üzere ulaştırma ve haberleşme gruplarında yükselirken, lokanta ve otel grubunda yataya yakın seyretmiş, kira ve diğer hizmetlerde ise gerilemiştir. Mayıs ayında ulaştırma hizmetlerinde fiyat artışı akaryakıt fiyat gelişmelerinin yansımasına ek olarak bayramın etkisiyle yüzde 5,61 oranı ile güçlü seyrini korumuştur. Bu grupta, havayolu ile yolcu taşımacılığı fiyatları yüzde 15,22'lik artış ile öne çıkmaya devam etmiş, şehirlerarası otobüs fiyatlarında yüzde 5,46'lık artış görülmüştür. Bu dönemde, haberleşme hizmetlerinde aylık enflasyon yüzde 1,69 ile görece yatay seyretse de yıllık enflasyonundaki yükseliş eğilimi sürmüştür. Diğer taraftan, kira grubunda aylık fiyat artışı yüzde 2,15 olurken, yıllık enflasyon 1,39 puan azalışla yüzde 49,77'ye gerilemiştir. Mayıs ayında, lokanta-otel enflasyonu yüzde 1,87 ile önceki aya kıyasla yavaşlarken, diğer hizmetlerde aylık fiyat artışı yüzde 1,14 ile görece ılımlı seyretmiştir.

Yurt içi üretici fiyatları mayıs ayında yüzde 2,75 oranında artmış, yıllık üretici enflasyonu 0,34 puan yükselerek yüzde 28,93 olmuştur. Üretici fiyatları üzerinde küresel emtia fiyatlarındaki artışların etkileri gözlenmeye devam etmektedir. Bu dönemde, enerji fiyatları yaşanan küresel şokun etkisiyle yüzde 6,60 ile yüksek bir oranda artmayı sürdürmüştür. Böylelikle, son üç aylık dönemde yurt içi enerji üretici fiyatlarındaki birikimli artış yüzde 17 oranına ulaşmıştır. Mayıs ayında ara malı fiyatları yüzde 2,94 oranında artarken, sermaye malları ile dayanıklı ve dayanıksız tüketim mallarında fiyat artışları görece daha düşük olmuştur. Sektörel bazda incelendiğinde ise doğal gaz, ham petrol, kauçuk-plastik, kimyasal ürünler gibi jeopolitik gelişmelerin etkilerinin belirgin olduğu alt gruplarda fiyat artışları yüksek seyretmiştir. Eşel mobil mekanizması tüketici fiyat artışlarını sınırlarken, vergi dışı derlenen üretici fiyatlarının küresel gelişmelerden daha fazla etkilendiği not edilmelidir.

Mayıs ayında uluslararası emtia fiyatları hız kesmekle birlikte yükselmeye devam etmiştir. Bu dönemde ham petrol fiyatları gerilerken, endüstriyel metal ve tarımsal emtia fiyatlarında artış sürmüştür. Haziran ayının ilk on günü itibarıyla ise metallerdeki artış eğilimine karşın, enerji ve tarımsal emtialarda yaşanan düşüşlerin etkisiyle emtia ana endeksi gerileme kaydetmiştir. Mart ve nisan aylarında jeopolitik gelişmelerin etkisiyle belirgin şekilde yükselen Brent ham petrol fiyatları izleyen dönemde gerilemiştir. Mayıs ayında ortalama 107,5 ABD doları seviyesinde olan Brent ham petrol fiyatları haziran ayının ilk on günü itibarıyla ortalama 97,9 ABD doları seviyesine gerilemiştir. Ham petrol fiyatlarındaki yüksek oynaklık ise sürmektedir. TTF doğal gaz fiyatları mart ayında Brent ham petrole benzer biçimde önemli bir artış kaydettikten sonra nisan ayında bir miktar gerilemiş, mayıs ayından itibaren ise tekrar artış kaydetmiştir. Altın fiyatlarında düşüş eğilimi sürmektedir. Şubat-nisan döneminde artış gösteren FAO gıda fiyatları endeksi, mayıs ayında yağ ve süt ürünleri fiyatları öncülüğünde sınırlı bir oranda gerilemiştir. Son dönem yaşanan jeopolitik gelişmelere ilişkin belirsizlikler başta enerji ve hammadde akışında kesintilere neden olarak, üretim maliyetlerini artırmakta ve küresel ölçekte enflasyonist baskı oluşturma riski taşımaktadır.

Bu görünüm altında, Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi kademeli yükselişini sürdürerek arz yönlü baskıların güçlendiğine işaret etmektedir. Yaşanan jeopolitik gelişmelerle Hürmüz Boğazı kaynaklı riskler varlığını korumakta, küresel navlun maliyetleri olumsuz seyretmektedir. Küresel ve Çin'e yönelik konteyner endekslerinde mart ayından itibaren kaydedilen yükselişler haziran ayının ilk on günü itibarıyla da korunurken, kuru yük endekslerinde mart ayından bu yana devam eden artışlar bu dönemde yerini kısmi bir gerilemeye bırakmıştır. Öte yandan, döviz kuru sepeti haziran ayının ilk on günü itibarıyla ılımlı seyrini sürdürerek, maliyet baskılarını kısmen sınırlamıştır. Mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat sanayi PMI verileri mayıs ayında girdi ve fiyat endekslerinde zayıflama gösterirken teslim sürelerinde de kısmi bir düzelmeye işaret etmiştir. TCMB saha gözlemleri de jeopolitik gelişmelerin tedarik süreçleri üzerindeki olumsuz etkisinin sınırlı kaldığını ima etmektedir.

Mayıs ayında piyasa katılımcılarının enflasyon beklentilerinde yükseliş gözlenmiştir. Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 1,4 puan yükselerek yüzde 28,9 seviyesinde; 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi 1,0 puan artışla yüzde 21,1 düzeyinde gerçekleşmiştir. On iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,4 puan yukarı yönlü güncelleme ile yüzde 23,8 olurken, yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,4 puan artışla yüzde 18,4 oranında ölçülmüştür. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 11,9 düzeyinde yatay seyretmiştir. Reel sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, mayıs ayında 0,6 puan azalarak yüzde 33,1 seviyesinde ölçülmüştür. Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 2,1 puan düşüşle yüzde 49,5 seviyesine gerilemiştir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.

Öncü veriler, enflasyonun ana eğilimindeki düşüşün haziran ayında da sürdüğüne işaret etmektedir. Göstergeler mevsimsel etkilerden arındırıldığında, aylık hizmet enflasyonunun yavaşlayacağını, temel mallar enflasyonunun ise görece yatay bir seyir izleyeceğini ima etmektedir. İşlenmemiş gıda fiyatlarında sebze fiyatları kaynaklı düşüş gözlenirken, işlenmiş gıda fiyatlarının artış oranında yavaşlama öngörülmektedir. Haziran ayında yurt içi enerji fiyatlarının görece yatay bir seyir izleyeceği tahmin edilmektedir. Söz konusu gelişmede, elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki artışa karşın, uluslararası Brent petrol fiyatlarındaki gerilemeye istinaden akaryakıt fiyatlarındaki düşüş etkili olmaktadır. Hizmet grubunda, yakın dönemde yüksek artışlar kaydeden ulaştırma hizmetlerinin akaryakıt fiyatlarındaki son dönem gerilemeler ve ortadan kalkan bayram kaynaklı etkiler ile birlikte haziran ayında ılımlı seyredeceği, kiralarda ise yavaşlama eğiliminin süreceği öngörülmektedir. Temel mal grubunda, son iki ayda yeni sezona geçişin kuvvetli etkilerinin izlendiği giyim ve ayakkabı tarafında indirim sezonuna geçiş ayı olan haziranda fiyatların düşük bir artış göstermesi öngörülmektedir. Dayanıklı tüketim mallarında aylık enflasyonun ılımlı seyretmesi beklenmektedir. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir.

Para politikası

Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37'de sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40'ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5'te sabit tutmuştur.

Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır.

Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir.

Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır. ''


İHA
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Merkez Bankası'nın toplam rezervleri azaldı
Merkez Bankası'nın toplam rezervleri azaldı
Kars'a KÖYDES kapsamında 184 Milyon 969 bin TL ödenek
Kars'a KÖYDES kapsamında 184 Milyon 969 bin TL ödenek
TÜİOSB'de altyapı çalışmaları yüzde 95 seviyesine ulaştı
TÜİOSB'de altyapı çalışmaları yüzde 95 seviyesine ulaştı
Balıkesir Üniversitesi 600 dekar alanda hasata başladı
Balıkesir Üniversitesi 600 dekar alanda hasata başladı
Son Haberler
Evde bakım hizmeti alan babalara, Babalar Günü sürprizi
Evde bakım hizmeti alan babalara, Babalar Günü sürprizi
Manisa'nın iklim riskleri masaya yatırıldı
Manisa'nın iklim riskleri masaya yatırıldı
Kula'da tarihi yapı kalıntısının bulunduğu alan sit alanı olarak tescillendi
Kula'da tarihi yapı kalıntısının bulunduğu alan sit alanı olarak...
Diyarbakır'da uygulamalı ipek böcekçiliği eğitimi sertifika taktim töreni düzenlendi
Diyarbakır'da uygulamalı ipek böcekçiliği eğitimi sertifika...
Kayınbiraderi tarafından bıçaklanan kişi ağır yaralandı
Kayınbiraderi tarafından bıçaklanan kişi ağır yaralandı
Türkiye'nin ilk MS kongresi İstanbul'da gerçekleştirildi
Türkiye'nin ilk MS kongresi İstanbul'da gerçekleştirildi

Ana Sayfa
Haberler
Ekonomi
Siyaset
Dünya
Asayiş
Sağlık
Yaşam
Magazin
Spor
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Bilim ve Teknoloji
  • Çevre
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Magazin
  • Sağlık
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Nethaber.com.tr "AA - İHA - DHA" ajansları abonesidir. Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz. Copyright © 2018-2022 Nethaber.com.tr Tüm Hakları Saklıdır.

Marka Flower Çiçekçi