'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasında tutuklu sanık İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce, "30 yıllık kamu görevimde özellikle yöneticilik yaptığım 17 yılda, doğal olarak çok sayıda soruşturma, suç duyurusu, ön inceleme ve teftiş geçirdim. Bunlar çok normaldir. Bugüne kadar tertemiz kaldım. Kamuyu zarara uğrattığımız iddiasıyla sorguya çekildiğim tüm hususlarda, her düzeyde aklandım" dedi.'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının 51. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülmeye devam edildi.Duruşmada tutuklu sanık İPA Başkanı Buğra Gökce savunma yaptı. Gökce hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, önceki dönemlerde İBB uhdesinde genel sekreter yardımcısı olarak görev yaptığı, iştirak şirketlerde açık hava reklam mecraları, etkinlik ve organizasyon konularındaki bir kısım hukuksuz ihalelerde görev aldığı belirtilmişti. Gökce'nin Murat Ongun'a bağlı olarak hareket ettiği ve örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu iddianamede ifade edilmişti.
"Kaderde bu sandalyeye oturmak varmış diyerek baş tacı ettim"Gökce savunmasında, "30 yıllık kamu görevim boyunca onlarca kez soruşturulmuş, 30 ayrı Sayıştay denetimi geçirmiş, yüzlerce kez savunma yapmış birisi olarak yasal koşulları oluşmadan tutuklanmak ve 15 ay katıksız hapsedildikten sonra, haksızlığa ve hukuksuzluğa uğramış olmanın verdiği öfke ile 'kaderde bu sandalyeye oturmak varmış' diyerek baş tacı ettim. Bu yıl itibariyle tam 30. yılım kamuda. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde kenti ve çevreyi koruyan, kentsel değerleri, kimliği ve kent haklarını gözeten, halktan yana olan ve kamu hukukunu önceleyen bir görev bilinciyle onurla görev yaptım. Göreve gelindiğinde İstanbul'da neredeyse herkesin olan kıyılarımız ticari işletmeler tarafından işgal edilmiştir. Bu mekanları da kararlı ve cesur bir mücadeleyle kamuya kazandıran, işgallerden arındıran ekip bu salondadır. Bu iddianame benim suyuma toz bulaştıramaz. Neredeyse görev yaptığım süre kadar suçla isnat ediliyorum" dedi."Kamuyu zarara uğrattığımız iddiasıyla sorguya çekildiğim tüm hususlarda aklandım"Gökce savunmasının devamında, "Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakülteleri'nin Şehir ve Bölge Planlama Bölümlerinde 2004 ve 2014 yılları arasında öğretim görevlisi olarak çalıştım, derslere davet edildim, fakültelerin hocalığını da yaptım. Ben belediyede ne kadar görev varsa, işçilikten genel sekreterliğe kadar her koltukta oturdum. Toplam 30 yıllık kamu görevimde özellikle yöneticilik yaptığım 17 yılda, doğal olarak çok sayıda soruşturma, suç duyurusu, ön inceleme ve teftiş geçirdim. Bunlar çok normaldir. Ancak ben bugüne kadar tertemiz kaldım. Üstümde hiçbir leke yoktur. Kamuyu zarara uğrattığımız iddiasıyla sorguya çekildiğim tüm hususlarda, her düzeyde aklandım. Şu anda karşınızda ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık ve örgüte üye olma suçlarının sanığı olarak bulunmaktayım. Hayatımın son 15 ayını ben buraya gömdüm. İddianamede rüşvete dair herhangi bir kanıt ya da iddia bulunamayınca herhalde dediler ki bu kamu görevlisi olarak bir şeylere imza atmıştır. Bu imzalar nedeniyle bir şey üretelim. Ben bu attığım rutin imzalarla karşınızdayım. İhaleye fesat karıştırma suçunu işlemiş görünüyorum, attığım rutin imzalarla" diye konuştu."Davaya konu ihaleler yasal mevzuata uygun bir şekilde yürütülmüştür"Tutuklu sanık Gökce, "Sayıştay tarafından rutin denetimlerde idareye en ufak bir kamu zararına ilişkin tespit yapılmamış. Belediyemizin yaptığı kiralama yerlerini üstlenen iki iştirakimiz de vergilendirmeye rağmen kar etmiş. Kamuyu zarar uğratmak yana, bir yana şirketler verimli, etkin çalıştırılmış. Davaya konu edilen tüm ihaleler, yasal mevzuata tamamen uygun bir şekilde yürütülmüştür. İhale komisyonlarının işleyişine hiçbir müdahalem olmamış, süreç yasal prosedür gereği encümene sevk edilmiştir. Encümen ise belediye iştirakinin sunduğu muhammen bedelin üzerinde gelen teklifi, hiçbir yasal itiraz olmaksızın onaylamıştır. İhaleyi kazanan tarafın güvenilir, mali açıdan güçlü bir belediye iştiraki olması, ihale işlemlerine karşı hiçbir yasal şikayet veya itirazın bulunmaması ve ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde gerçekleşmesi karşısında, bir genel sekreter yardımcısı olarak bu kararı kesinleştirmem rutin bir idari görevdir. İddianamede bu imzaların atılmasını engelleyecek tek bir somut gerekçe, yasal engel veya dayanak gösterilememiştir" ifadelerine yer verdi.
Gökce'nin avukatlarının savunmasının ardından duruşma yarına ertelendi.
İHA
İHA