Van Ticaret ve Sanayi Odası heyeti, Ermenistan Sanayiciler ve İşadamları Birliği'nin daveti üzerine gittikleri Erivan'da 'Ermenistan-Türkiye İş Konferansı'na katıldı.İki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi, sınır ötesi bağlantıların güçlendirilmesi ve yeni iş birliklerinin tesis edilmesi amacıyla gerçekleştirilen programda, karşılıklı ticaret ve yatırım imkanları ele alındı. Konferansta konuşan Avrupa Birliği Ermenistan Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Vassilis Maragos, Türkiye ve Ermenistan'dan iş insanlarının bir araya gelmesinin 2 ülke arasındaki ilişkilerin geleceği açısından önemli olduğunu belirterek, bu yakınlaşmanın kalıcı ticari ve iktisadi ortaklıklara dönüşmesini diledi. Büyükelçi Margos; "Avrupa Birliği olarak Türkiye ve Ermenistan arasındaki ticari ve ekonomik gelişmeleri desteklemeye devam edeceğiz. Türkiye ve Ermenistan'dan iş insanları bugün burada tarih yazıyor. Bu yakınlaşmanın ticari ve iktisadi ortaklıklara dönüşmesini diliyorum. Avrupa Birliği olarak iki ülke arasındaki ticari gelişmelere destek vermeye çalışacağız. Van'dan Erivan'a gelen iş dünyası temsilcilerinin 2 ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesine önemli katkı sağlayacaktır. Bizlerde bu iletişimi yakından takip edeceğiz" dedi.Ermenistan Sanayiciler ve İşadamları Birliği Başkanı Arsen Ghazaryan ise Vanlı iş insanlarını Erivan'da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Başkan Ghazaryan, "Bugün Vanlı iş insanlarını Erivan'da ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu iletişimin ileride büyük iktisadi ilişkilere dönüşeceğine inanıyoruz. Türkiye-Ermenistan sınırlarının yakın zamanda açılacağına yönelik inancımızı koruyoruz. Bugün gerçekleştirilecek B2B görüşmeleri iki ülke iş dünyasının gelecekteki ilişkilerine önemli bir zemin hazırlayacaktır. Van Ticaret ve Sanayi Odası heyetinin geniş katılımla Erivan'da bulunması bizim açımızdan son derece kıymetlidir. İletişimimizin artmasını ümit ediyoruz" diye konuştu.
Konferansta Ermenice selamlamada bulunan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva; "Bugün Van Ticaret ve Sanayi Odası heyeti olarak; binlerce yıllık ortak bir tarihin, kadim bir coğrafyanın ve sarsılmaz komşuluk hukukunun kalbi olan Erivan'da bulunmaktan, siz değerli dostlarımızla aynı masayı paylaşmaktan büyük bir onur ve heyecan duyuyorum. Bizleri bu denli sıcak, samimi ve yüksek bir misafirperverlikle karşıladığınız için yönetim kurulumuz, meclisimiz, tüm organlarımız ve Van iş dünyası adına hepinize şükranlarımı sunuyorum. Sözlerime Tuşpa'dan Erebuni'ye uzanan tarihi ve sosyo-kültürel bağlarımız ile başlamak isterim. Bugün Erivan'ın caddelerinde yürürken, o Pembe Taş binaların mimari zarafetini seyrederken; Van Kalesi'nin, yani antik Tuşpa'nın surlarındaki Urartu taş işçiliğini ve ortak mimari aklı hissetmemek mümkün değildir. M.Ö. 782 yılında Kral I. Argişti tarafından kurulan Erebuni Kalesi ile Van Kalesi arasındaki o binlerce yıllık tarihi akrabalık, bizlere dönemsel siyasi kırılmaların çok ötesinde sarsılmaz bir kültürel miras bırakmıştır. Bizler sadece ortak bir coğrafyayı değil; mutfağımızdaki Van Ketesi ile Gata'yı, sofralarımızdaki otlu peyniri, tandırımızdaki lavaşı ve demlenen kahvemizin, çayımızın kokusunu paylaşıyoruz. Hatta her yıl eylül ayında Van Gölü'nün kalbindeki Akdamar Surp Haç Kilisesi'nde yükselen dualar ve inanç ritüelleri, iki toplum arasındaki insani bağların ne kadar diri, ne kadar köklü ve sarsılmaz olduğunu bizlere tescillemektedir. Sınır kapılarının kapalı olduğu, resmi kanalların zaman zaman tıkandığı en zor dönemlerde dahi bu coğrafyadaki iletişim damarlarını açık tutan, iki toplum; sivil ve ticari diplomasinin köprülerini kuran çok özel aktörler olmuşlardır" ifadelerini kullandı.Ermenistan Sanayiciler ve İş İnsanları Birliği, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı, Hrant Dink Vakfı ve Avrasya Ortaklık Vakfı'na teşekkür eden Takva, "Her iki tarafın devlet büyüklerinin yanında bu dörtlü sivil ve iktisadi akıl olmasaydı, bugün bizler Erivan'da bu kadar güçlü ve umut dolu iletişim köprüsünü kuramazdık. Sözlerime iktisadi hakikatler, lojistik maliyet devrimi ve Avrasya Ekonomik Birliği fırsatları ile devam etmek istiyorum. Türkiye ile Ermenistan arasında liderler ve özel temsilciler düzeyinde yürütülen normalleşme adımlarını, doğrudan hava kargo taşımacılığının başlamasını, gümrük belgelerinde doğrudan menşe beyanı kolaylığını ve sınır kapılarındaki teknik altyapı çalışmalarını büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. Van TSO olarak vurgulamak istiyoruz ki; diplomasinin açtığı yolu kalıcı kılacak, o kulvarlarda istihdamı ve refahı büyütecek olan asıl güç ticaretin kendisidir. Artur Gazaryan'ın Van TSO ziyaretinde bahsettiği 'Ticaretin Milliyeti Olmaz!' felsefesine can-ı gönülden katılıyor ve destekliyoruz. Van, coğrafi konumu itibarıyla Türkiye'nin Ermenistan'a ve bu pazar üzerinden Avrasya Ekonomik Birliği'ne açılan en yakın, en rekabetçi üretim ve lojistik üssüdür. Rasyonel verilere baktığımızda muazzam bir fırsat penceremiz de var. Sınır kapılarımızın (Alican ve Margara) ticarete açılması senaryosunda, Van ile Erivan arasındaki karayolu mesafesi sadece 290 ila 300 kilometreye, yani 3-4 saatlik bir sürüş mesafesine inmektedir. Gürcistan veya İran üzerinden yapılan ve günlerce süren dolaylı transit taşımacılığın getirdiği görünmez re-export maliyetleri ortadan kalkacaktır. Van Organize Sanayi Bölgesi'nin üretim gücü; Ermenistan'ın yüksek talep gösterdiği inşaat malzemeleri, yapı kimyasalları, plastik boru/ambalaj, kaliteli mobilya, hazır giyim ve gıda işleme sektörleriyle birebir örtüşmektedir. Aynı şekilde, Ermenistan'ın güçlü olduğu demir-çelik hammaddesi, metalürji ve tekstil yarı mamulleri de Van üzerinden Türkiye sanayisine doğrudan girdi sağlayacaktır. Bu durum bir rekabet değil, iki komşu sanayinin birbirini tamamlamasıdır. Bizler buraya sadece tüccar olarak gelmedik. Bizler, Vanlı üreticiler ile UMBA üyesi firmaların ortaklıklar kurmasını; Ermenistan'ın sunduğu Serbest Ekonomik Bölgelerde (Alliance, Meghri FEZ) minimum yüzde 30 yerel katma değer elde ederek 'Made in Armenia' etiketiyle Rusya, Belarus ve Kazakistan gibi 180 milyonluk AEB pazarına sıfır gümrükle açılmasını istiyoruz. Tüm bu süreç ve literatüre altın harflerle yazılması gereken bu tarihi adımların neticesinde Van TSO olarak bizlerin de önerileri ve kurumsal taahhütleri bulunmaktadır" dedi.Van Ticaret ve Sanayi Odası olarak somut iş birliği ve vizyon ürettiklerini vurgulayan Takva, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Bu doğrultuda Erivan'dan tüm dünyaya iki önemli stratejik teklifimizi ve kurumsal duruşumuzu doğrudan paylaşıyoruz. Normalleşme sürecinin getireceği vize, gümrük koordinasyonu ve ticari evrak trafiğinin yerinden ve hızla yönetilebilmesi adına Van'da bir diplomatik temsilcilik kurulmasını stratejik bir ihtiyaç olarak görüyoruz. Van TSO olarak, bu bürokratik süreci hızlandırmak amacıyla kendi modern hizmet binamız bünyesinde kurulacak bir diplomatik temsilciliğe/konsolosluğa yer tahsisi yapmaya hazır olduğumuzu kurumsal bir taahhüt olarak sunuyoruz. Bir diğer somut adım olarak; Akdamar Adası'nın o sarsılmaz dini, kültürel ve insani sembolizmini arkamıza alarak Van'da 'Türk-Ermeni Kültür ve Ticaret Diplomasisi Zirvesi' düzenlemeyi öneriyoruz. Bu zirvede iş insanlarımızı B2B masalarında bir araya getirelim; tarihi mirasımızın restorasyonu için AB ve uluslararası fonları harekete geçirecek ortak projeleri mühürleyelim. Sınırların kapatılması sadece araçların geçişini değil, zihinlerdeki iletişim kanallarını da kısıtlar. Biz bugün Erivan'da o görünmez duvarları yıkmak, önyargıları üretimin, alım-satımın ve ortak yatırımın sıcaklığıyla eritmek için bulunuyoruz. Ankara ve Erivan nezdinde atılan normalleşme adımlarına en büyük desteğini, bugün burada B2B masalarında el sıkışacak olan iş insanları verecektir. Sözlerimi bitirirken; bu tarihi buluşmayı organize eden başta UMBA Başkanı Arsen Ghazaryan ve değerli yönetimine, sürece katkı sunan tüm sivil toplum kuruluşlarımıza ve bizleri bağrına basan Ermenistan iş dünyasına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bizler, 'Yurtta Barış, Dünyada Barış' ilkesi ile hem binlerce yıl boyunca kardeşçe yaşadığımız Ermeni dostlarımız ile birlikte hem de tüm dünya ile barış, refah ve hoşgörüyü paylaşmayı hedeflemekteyiz. İnanıyorum ki bugün Erivan'da serpilen bu tohumlar, yarın tüm Güney Kafkasya hinterlandında ve daha sonra tüm dünyada büyük bir ekonomik refaha, dostluğa ve kalıcı küresel barışa dönüşecektir."
İHA
İHA