İhlas Haber Ajansı (İHA) kaynaklarından alınan bilgilere göre, Polonya Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Swieczkowski ve Yardımcısı Bartlomiej Sochanski’nin açığa alınmasının ardından başkent Varşova’da gerginlik tırmandı. Anayasa Mahkemesi binası önünde protestolar devam ederken, Yargıtay Başkanı Zbigniew Kapinski ile birlikte binaya gelen Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki yerel saatle sabaha karşı 05.00 sıralarında kritik bir açıklama yaptı. Nawrocki, Polonya Cumhuriyeti’nde kamu düzeninin bozulduğunu ve devletin anayasal bir organının zor kullanılarak ele geçirildiğini ifade etti.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi'nden Sert Tepki


Yargıtay Birinci Başkanı Zbigniew Kapinski ile istişarelerde bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, mahkemede yetkiyi gasp etmeye çalışan kişilerin eylemlerinin yasal kabul edilmediğini vurguladı. Nawrocki, hukuki düzenin acilen yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirterek, hükümet tarafından gönderilen polis güçlerinin Anayasa Mahkemesi yerleşkesinden ayrılması çağrısında bulundu. Açığa alınan Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı Bartlomiej Sochanski’nin yasal görevini sürdürdüğünü kaydeden Nawrocki, iç güvenliğe yönelik tehditler nedeniyle siyasi durumun istikrara kavuşturulması amacıyla bugün parlamentodaki siyasi güçlerin temsilcileriyle acil istişare toplantısı gerçekleştirileceğini duyurdu. Açıklamanın ardından Nawrocki'nin binadan ayrıldığı bildirildi.

Görevden Alınan Başkan Swieczkowski'den Darbe Açıklaması


Açığa alınan Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Swieczkowski de sabaha karşı mahkeme önünde yaptığı açıklamada yaşananların kabul edilemez olduğunu belirtti. Anayasa Mahkemesi’nin hükümet korumaları eşliğinde binaya giren kişilerden oluşmadığını ifade eden Swieczkowski, hukuka uygun atanan hâkimlerin görevde olduğunu savunarak duruma tepki gösterdi.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme


Polonya Anayasası, yargı bağımsızlığının korunmasını ve anayasal kurumların işleyişini güvence altına alan sıkı kurallar içermektedir. Ülkedeki yüksek yargı organları ile yürütme erki arasında yaşanan bu tür yetki ve atama anlaşmazlıkları, geçmişte de ulusal ve uluslararası düzeyde hukuki ve siyasi tartışmalara yol açmıştır.