İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerinin edindiği son dakika bilgilerine göre, Sarıgül ailesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 24 Ekim'de tutuklanan Cihan Tunç'un ifadesi gün yüzüne çıktı. Cihan Tunç, Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül hakkında belediye dönemi, şirket ilişkileri, yurt dışına para transferleri ve mal varlığına dair çeşitli iddialar öne sürdü.

Emir Sarıgül Hakkındaki İddialar

Soruşturmanın dikkat çeken isimlerinden olan Cihan Tunç, ifadesinde Emir Sarıgül'ü yaklaşık 25 yıldır tanıdığını belirterek, ilk ifadesinde yaşadığı şok nedeniyle bildiklerini tam olarak aktaramadığını ifade etti. Emir Sarıgül'e babasının belediye başkanlığı döneminde belediyenin 6. katında özel bir oda tahsis edildiğini öne süren Tunç, bu odada iş takibi yapıldığını ve Astoria, Cevahir AVM ile Trump Towers gibi inşaat sürecindeki yapılarla ilgili görüşmeler gerçekleştirildiğini iddia etti.

Yurt Dışına Para Aktarımı ve Şirket İlişkileri

Altınbaş ailesiyle bağlantılı olduğunu belirttiği Kredi West Faktoring şirketine değinen Tunç, Mustafa ve Emir Sarıgül'ün bu şirkete elden para yatırarak yurt dışına para çıkardıklarını öne sürdü. Ayrıca İlhami Kaymak'ın İsviçre'deki bağlantıları üzerinden göstermelik senetlerle para transferi yapıldığını düşündüğünü belirtti.

Tekne Sigortası ve Para Trafiği

Yalının satışı ve tekne devri sürecine de değinen Tunç, bir teknenin bedelsiz olarak alındığını iddia etti. Teknenin sigorta işlemlerini kendi kredi kartıyla gerçekleştirdiğini anlatan Tunç, sonrasında hesabına Orhan Yıldırım isimli şahıstan iki parça halinde toplam 2 milyon lira gönderildiğini, bu paranın bir kısmını CHP promosyon ödemeleri ve maaşlar için yönlendirdiğini söyledi.

Diğer İddialar ve Usulsüzlük Suçlamaları

İfadesinde hastanede kanser tedavisi gören Osman Aslan'ın imza yetkisine ve belediye kayıtlarının değiştirildiğine dair iddialara da yer veren Tunç, Mustafa ve Emir Sarıgül'ün belediye süreci ve sonrasında birçok usulsüzlük yaptığını öne sürdü.

Uzman Görüşü / Editöryel Değerlendirme

Yerel yönetimler ve kamu görevlileri hakkındaki idari soruşturmalar, ilgili mevzuat ve yargı süreçleri kapsamında hukuki denetime tabidir. Bu tür soruşturma dosyalarında yer alan iddialar, yargı makamlarının yapacağı incelemeler ve delil değerlendirmeleri sonucunda netlik kazanmaktadır.